Türkiye büyük millet meclisinin ilk vekilleri hangi şartlar altında çalışıyordu

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Türkiye büyük millet meclisinin ilk vekilleri hangi şartlar altında çalışıyordu ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Galus
    Özel Üye





    Cevap: TBMM'nin ilk vekilleri hangi şartlar altında, nasıl çalısıyordu


    TBMM Başkanı Köksal Toptan, Meclisin kuruluşunun unutulmaması gereken bir destan olduğunu belirterek, `TBMM`nin hangi şartlarda kurulduğunu hiçbir zaman unutmayın, unutturmayın` dedi. Toptan, TBMM Genel Kurulunda yapılan `6. Dönem Türkiye Öğrenci Mec
    TBMM Başkanı Köksal Toptan, Meclisin kuruluşunun unutulmaması gereken bir destan olduğunu belirterek, `TBMM`nin hangi şartlarda kurulduğunu hiçbir zaman unutmayın, unutturmayın` dedi. Toptan, TBMM Genel Kurulunda yapılan `6. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi`nin son oturumunda yaptığı konuşmada, öğrencilere, okullardan başlayarak süzüle süzüle Ankara`ya gönderildiklerini hatırlatarak, toplantıda hem illerin hem de Türkiye`nin sorunlarının ele alındığını söyledi. Bu yıl altıncısı gerçekleşen bu projede temel amacın, çocuklara ve gençlere demokrasi fikrini, demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından seçim olgusunu hem anlatmak hem de yaşatmak olduğunu belirten Toptan, şöyle konuştu:
    `Şimdi sizler, en azından aday olmanın ne olduğunu biliyorsunuz. Seçimin ne olduğunu biliyorsunuz. Seçimin kolay olmadığını biliyorsunuz. Tartışarak pek çok konuda aynı noktada buluşmanın bir kültür haline dönüştüğünü de gördünüz, yaşıyorsunuz.
    Birbirini eleştiren görüşlerin yanında, birbirini destekleyen görüşler de ortaya çıktı. Bizim aradığımız da zaten buydu. Önemli olan, düşüncelerin ne içerdiği değil, düşüncelerin özgürce, serbestçe ortaya konulabilmesidir. Demokrasi bunun için bize lazım. Ortaya konulan fikirlerin çarpışmasıyla doğru fikirler ortaya çıkacaktır.
    TBMM`nin önemini sizlere tekrar anlatmaya gerek görmüyorum ama sizden ricam; illerinizin seçerek buraya gönderdiği ve sorumluluk yüklediği kişiler olarak sizden ricam, TBMM`nin hangi şartlarda kurulduğunu hiçbir zaman unutmamanız ve unutturmamanızdır.
    TBMM, 23 Nisan 1920`de kurulduğunda, bugünkü topraklarımız işgal altındaydı. Ordumuz yoktu, devlet organlarımız yoktu, Meclis yoktu ve Meclis, 23 Nisan 1920`de kuruldu. Türkiye`nin her köşesinden seçilmiş olan milletvekilleri, İstanbul`dan kaçıp Ankara`ya gelebilen milletvekilleri, 23 Nisan 1920`de Ankara`da ilk toplantılarını yaptıklarında Sakarya Meydan Muharebesinin en kanlı, en şiddetli çarpışmaları yapılıyordu. TopAtatürk`ün yaptığı bu Meclis, bu şartlar altında göreve başladı. sesleri Ankara`dan duyuluyordu. 23 Nisan 1920`de kurulan bu Meclis, ilk başkanlığını
    Önce orduyu kurdu, Orduyu kurarken, Anadolu`nun her tarafından herkese çağrı yapıldı; elde doğru düzgün silah da yoktu. 16-17 yaşındaki çocuklar, gençler, eli neyi tutuyorsa gücü neyi taşımaya yetiyorsa onu kaparak, cephelere koştular.
    Sevgili gençler, Atatürk ne dedi Çanakkale`den başlayarak? `Ben size ölmeyi emrediyorum` dedi. Ve onun askerleri, bu milletin çocukları, öldüler. Atatürk, `ölmeyi emrediyorum size` dediği zaman, hiçkimse `yok bu hayat tatlıdır, ben 17 yaşında ölmek istemiyorum` deyip cepheden kaçmadı, öldüler.` İlk Meclisin milletvekillerinin olumsuz koşullarda yasama faaliyeti yaptıklarını, çalışmaları bittikten sonra da cepheye giderek savaştıklarını anlatan Toptan, `TBMM`nin kuruluşu, unutulmaması gereken bir destandır` dedi. Toptan, bu büyük mücadelenin unutulması durumunda Meclisin de milletin de devletin de gerekliliği konusunda şüphelerin ortaya çıkabileceğini ifade ederek, `O Meclis, o kahraman milletvekilleri, zor şartlar altında büyük mücadeleyi yapıp, bize 29 Ekim 1923`te ilan edilen Cumhuriyetle birlikte bugünkü Türkiye`yi bıraktılar` diye konuştu.
    Atatürk`ün, Türkiye`nin geleceğini gençlere emanet ettiğini hatırlatan Toptan, gençlerin Meclis kürsüsünde birlik ve kardeşlikten bahsetmelerinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. `İşte 23 Nisan 1920 ruhu dediğimiz de buydu` diyen Toptan, Öğrenci Meclisinin gereksiz yere toplandığı yönündeki eleştirilere katılmadığını belirtti.
    Öğrenci Meclisinde çok güzel görüşlerin ifade edildiğini anlatan Toptan, Türkiye`nin geleceği açısından umutlandıran, heyecanlandıran görüşlerin açıklandığını kaydetti. Öğrencilere, `Size müteşekkiriz` diye seslenen Toptan, Öğrenci Meclisinin gelecek yıllarda da devam edeceğine inandığını söyledi. Toptan, bu Meclise katılan gençlerin içinde ileride milletvekili ve bakanların çıkacağına inandığını da ifade ederek, `Şu sıralara oturacak çok bakan arkadaşlar olacaktır. Türkiye`nin, sizin büyük hayallerinize, heyecanlarınıza, büyük iddialarınıza ihtiyacı vardır` dedi. Öğrencilerden sosyal faaliyetlere katılmalarını, kitap okumalarını ve bilgisayar okur yazarı olmalarını isteyen Toptan, kendisinin Zonguldak Lisesinde okurken kültür sanat kolu başkanlığını yaptığını anlattı.
    `CUMHURİYETİN 100. YILDÖNÜMÜ`
    Gençlere, diğer ülkelerin gençleriyle gelecekte acımasız bir rekabet yaşayacakları uyarısında bulunan Toptan, şunları kaydetti:
    `Dünya büyük bir etkileşim çağı yaşıyor. Olumlu yahut olumsuz her şey gelip sizin kapınızı çalacaktır. Olumlulardan yararlanmayı, ama olumsuzlara karşı da mücadele edebilmeyi mutlaka bilmek durumundasınız. Türkiye, Meclisin açıldığı günden itibaren Cumhuriyetin ilanından itibaren çok büyük bir iddia içerisinde, kendisine büyük bir iddialı vizyon çizerek, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmayı ve Atatürk`ün vermiş olduğu hedefi yakalamayı gerçekleştirmek için büyük uğraş vermektedir.
    Şu anda biz, dünyanın en güçlü 17. ekonomisiyiz. Bir iddia ortaya koyduk, bir hedef belirledik, dedik ki `Cumhuriyetin 100. yıldönümü olan 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağız` olmalıyız. İşte bu kavgayı sizler vereceksiniz. Sizin kuşaklar verecektir.
    Türkiye`nin gücü nedir? Bizim gücümüz petrol değildir, doğalgaz değildir. Üzülerek söyleyeyim orman varlığımız değildir, madenlerimiz de değildir. Bizim zenginliğimiz eğitilmiş insan gücüdür, yani sizlersiniz. Bizi dünyanın en büyükleri arasına sokan güç, nasılsa ki insan gücümüz ise bizi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracak olan güç de insan gücümüzdür. Sizlerin cesareti, sizlerin çalışkanlığı, sizlerin bilgisidir.
    Biz zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Ama bu zor coğrafyada lider durumundayız, önder durumundayız. Dünkü konuşmamda söyledim. Türkiye`nin stratejik önemi, konumu, hepsinden önemlisi eğitilmiş insan gücü onu söz sahibi yapmaktadır. `Bu coğrafya bizden sorulur` demem ama bu coğrafyada kalıcı bir barış tesis etmek için bizim katkımız olmadan sağlam bir zemin bulunamaz. İşte siz bu Türkiye`nin çocuklarısınız.
    Sizden ricam, birbirinizi sevmeye, birbirinizle dayanışmaya, birbirinizi her zaman kucaklamaya ve sevgilerinizi her zaman birbirinize iletmeye mutlaka gayret sarf edin. Zaman zaman bizim içimize bir şeyler sokmaya çalışırlar, onlara yüz vermeyin. Biz, bizim içiniz. Bu devleti, anlatmaya çalıştığım şartlarda kuranlar, bizim insanlarımızdı, bizim atalarımızdı, bizim dedelerimizdi. O nedenle bizim birbirimizi sevmememize, birbirimize yanlış gözle bakmamıza sebep olanlar yahut o yolda teşvikler ve tahrikler yapanlar bizi sevenler değildir. Sevgili gençler, sevgili çocuklar, onları siz koyun bir tarafa. Onlar kendi küçük dünyalarında oyalansınlar dursunlar. Siz, Atatürk`ün gençleri olarak, her zaman ileriye bakın, geleceğe bakın.`







  3. 3
    Ziyaretçi
    Türkiye büyük millet meclisi vekilleri hangi şartlar altında,nasıl çalışıyordu



    16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edildi 18 Mart 1920'de ise İngiliz işgal kuvvetleri Osmanlı Meclis-i Mebusan'ındaki bazı milletvekillerini tutukladı ve sürgüne gönderdi Bu tutuklamalardan sonra Meclis-i Mebusan kapandı Ankara’da bulunan Mustafa Kemal Paşa 19 Mart 1920 de, Heyet-i Temsiliye başkanı olarak, Anadolu’daki askeri ve sivil yetkililere bir genelge gönderdi Bununla İstanbul’daki durumu izah eden Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da her livadan seçilerek belirlenen 5’er temsilci ile bir Kurucu Meclis oluşturulacağını, bu amaçla süratle seçimlerin yapılmasını istedi Daha sonra bir genelge daha yayınlayarak, meclisin 23 Nisan 1920 Cuma günü çalışmalara başlayacağını duyurdu
    23 Nisan günü Hacı Bayram Camii'nde kılınan Cuma namazının ardından dualar ile Meclis açıldı Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Meclis-i Mebusan üyelerinden oluşan Meclis, o günkü zorluklar nedeniyle, 115 milletvekili ile toplandı Daha sonra gerçekleşen toplantılarda Meclisin adının "Türkiye Büyük Millet Meclisi" olmasına karar verildi

    Ankara o yıllarda İç Anadolu'nun ortasında küçük bir yerdi Milletvekillerini barındıracak otel,
    bulmak bile çok zordu Ankara’ya gelen Milletvekillerinin bazıları Taşhan’da, bazıları kiralık evlerde, bazıları da Ankara Garı’nın karşısındaki çayırlık alanda çadırlarda kaldılar Ankara’da TBMM için de hazır bina yoktu En uygun yer, 1 Dünya Savaşı öncesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kulüp binası olarak yapılan ve henüz tamamlanmamış olan bina idi Ankaralıların yardımlarıyla yarım kalan bina süratle tamamlandı Gerekli tamir ve ilaveler yapıldı Eksiklikler tamamlandı Bina temizlendi Ancak binanın çatısı tamamlanamadı Çünkü çatıyı kapatacak kiremit bulunamamıştı Ankara’daki bir okul binasının çatısı için getirtilen kiremitler TBMM binasında kullanıldı Ama bu kiremitler çatıyı kapatmaya yetmedi Çatı açık kaldı Bunun üzerine Ankaralılar kendi evlerinin çatılarından söktükleri sağlam kiremitleri Meclisin çatısı için getirdiler TBMM’nin çatısı böylece tamamlandı Halk evini bozdu ama Devletini kurdu Evinin çatısını eksik bıraktı ama Devletinin çatısını tamamladı
    Çatı tamamlandıktan sonra bazı okullardan sıralar, işyerlerinden teneke sobalar, kahvelerden gaz lambaları, evlerden halılar getirildi Bir ülkenin kaderini etkileyecek Meclisin konuşma zabıtlarını yazmak için de bakkal defterleri temin edildi

    İlk TBMM özellikleri olan kaliteli bir Meclisti Katılanların tamamı cesur, fedakar, kararlı ve kahraman insanlardı İlk Meclis çok zor şartlar altında bir araya gelen, bağımsızlık için ölümü göze alabilen vatansever, kültürlü ve genellikle genç milletvekillerinden oluşmuş bir Meclisti İlk TBMM’deki milletvekilleri arasında yüksek öğrenim görenlerin oranı %91,8’di

    Bu insanların oluşturduğu ilk TBMM için aşağıdaki özellikleri söylememiz mümkündür:

    - İlk TBMM Milli Bir Meclisti:
    İlk Meclisin üyelerinin tamamı Türklerden oluşmuştur Burada kast edilen Müslümanlardır O yıllarda ve daha öncesinde Türk denince Müslüman, Müslüman denince de Türk anlaşılıyordu 1876 tarihli IMeşrutiyet Meclisinde 130 üyeden 50’ si Türk olmayan unsurlardı IIMeşrutiyet Meclisinde de Türk olmayan unsurlar vardı İlk TBMM de Türk olmayan milletvekili yer almamıştı Bu meclis milli bir meclisti

    - İlk TBMM İdealist ve Demokrat Bir Meclisti:
    İlk TBMM çok zor şartlar altında olunmasına rağmen yapılan bir seçim sonunda kurulmuştu Halkın sosyal yapısı göz önünde bulundurulduğunda, hemen hemen her kesimden, her tabakadan seçilenler Meclis çatısı altında görev yapmıştı İlk Meclisin toplam üye sayısı 390 dı Bu üyeler farklı inanç ve görüşe sahiptiler Ancak bütün üyelerin birleştiği tek nokta ülkenin işgalden kurtarılması, bağımsızlığına kavuşturulmasıydı Bu amaç için bütün farklı görüş ve düşünceleri geride bırakıp el ele vermişlerdi Milletvekillerinin içinde, İttihat ve Terakki Fırkası, Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Çiftçiler Cemiyeti, Milli Ahrar Fırkası, Ahali İktisat fırkası gibi değişik parti ve cemiyetlere üye olanlar vardıMilletvekillerinin bu değişik gruplara mensup olması ülkeyi kurtarmak için bir araya gelmelerine engel olmamıştıMilletvekillerinin mesleklerine göre dağılım yüzdesi şöyleydi:
    Memur: % 27, eşraf: % 14, serbest meslek sahibi: % 13, asker: % 13, din adamı: % 11
    Bunlar arasında zaman zaman fikir ayrılıklarından doğan kıyasıya tartışmalar yaşandı Ancak bu fikir ayrılıkları Meclisi millet yolunda çalışmaktan alıkoymuyordu Milli konularda hepsi birlik oluyordu İlk Meclis ne kadar sert tartışmalara sahne olsa da demokratik bir biçimde çalışmıştı

    - İlk TBMM Olağanüstü Şartların Meclisiydi:
    İlk Meclis yasama ve yürütme yetkilerini, ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü şartlar nedeniyle, kendi bünyesinde toplamıştı İstiklal Mahkemesi hakimlerinin Meclis tarafından atanması suretiyle, Meclis yargı yetkisini de üzerine almıştı Yasama yetkisini çıkardığı kanunlar ile kullanan Meclis, yürütmeyi “İcra Vekilleri Heyeti” adıyla bir kurul oluşturmuş ve ona bırakmıştı Ancak Meclis, o günkü yapısına rağmen bakanları her an denetleyebilmekte ve gerektiğinde sorgulayabilmekteydi

    - İlk TBMM Fedakar Bir Meclisti:
    İlk Meclisin vekilleri yokluklar içerisinde var olmaya çalışan bir milletin temsilcileriydiler Milletvekilleri Ankara’ya bin bir güçlükle gelebilmişlerdi Çoğunun yatacak yeri yoktu Yemeklerini kendileri pişiriyorlardı Meclis Başkanının kullandığı otomobilden başka motorlu araç yoktu 8 ay maaşsız çalışan milletvekilleri, bir yıl sonra 100 lira olan maaşlarının % 20 sini bütçe açığını kapatmak için yine devlete vermişlerdi

    Onun için millet bu meclise güveniyordu Aşağıda aktaracağımız yaşanmış olay TBMM’nin anlamını ve özelliğini net bir biçimde açıklamaktadır:

    23 Nisan 1920 günü Meclis’in açılışına Ankara yakınlarındaki Çandar köyünden gelen, ayakta zor duracak kadar yaşlanmış Ömer Ağa, Ankara’daki gazeteci İzzet Ulvi’nin dikkatini çekiyor Ona yaklaşıyor

    İzzet ulvi, Ömer ağa’ya bu yaşında ve ayakta zorlukla durduğu bu haliyle Ankara’ya niye geldiğini soruyor Ömer Ağa, köyünden, geçmiş tecrübelerinden söz ettikten sonra şöyle diyor:

    -“Sürüne sürüne Millet Meclisi’ni görmeye geldim Acaba, korlar mı? M Kemal Paşa’yı da

    göreceğim Düşündüklerimi söyleyeceğim Mustafa Kemal Paşa işi sıkı tuttu O’nun sayesinde gün görüyoruz Bana vatan lazım, vatan”

    TBMM’nin Ankara’da açılışı, egemenliğin hanedandan alınıp millete devredilişidir Demokratik parlamenter rejiminin yerleşmesidir İlk TBMM, kurtuluşu sağlayan kadrodur Özgürlüğümüzü kazandıran idealist insanlar topluluğudurBundan 92 yıl önce, 23 Nisan 1920'de, bütün iç çekişmeleri, kişisel hesapları, düşünce farklılıklarını unutarak bağımsız ve milli bir Türkiye için Meclis çatısının altında toplanan milletimizin temsilcileri, büyük kahramanlık ve fedakarlıkla Türkiye Cumhuriyetini kurdular Bundan daha önemli bir özellik olabilir mi?







  4. 4
    Ziyaretçi
    Türkiye büyük millet meclisi vekilleri hangi şartlar altında,nasıl çalışıyordu



    16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edildi 18 Mart 1920'de ise İngiliz işgal kuvvetleri Osmanlı Meclis-i Mebusan'ındaki bazı milletvekillerini tutukladı ve sürgüne gönderdi Bu tutuklamalardan sonra Meclis-i Mebusan kapandı Ankara’da bulunan Mustafa Kemal Paşa 19 Mart 1920 de, Heyet-i Temsiliye başkanı olarak, Anadolu’daki askeri ve sivil yetkililere bir genelge gönderdi Bununla İstanbul’daki durumu izah eden Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da her livadan seçilerek belirlenen 5’er temsilci ile bir Kurucu Meclis oluşturulacağını, bu amaçla süratle seçimlerin yapılmasını istedi Daha sonra bir genelge daha yayınlayarak, meclisin 23 Nisan 1920 Cuma günü çalışmalara başlayacağını duyurdu
    23 Nisan günü Hacı Bayram Camii'nde kılınan Cuma namazının ardından dualar ile Meclis açıldı Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Meclis-i Mebusan üyelerinden oluşan Meclis, o günkü zorluklar nedeniyle, 115 milletvekili ile toplandı Daha sonra gerçekleşen toplantılarda Meclisin adının "Türkiye Büyük Millet Meclisi" olmasına karar verildi

    Ankara o yıllarda İç Anadolu'nun ortasında küçük bir yerdi Milletvekillerini barındıracak otel,
    bulmak bile çok zordu Ankara’ya gelen Milletvekillerinin bazıları Taşhan’da, bazıları kiralık evlerde, bazıları da Ankara Garı’nın karşısındaki çayırlık alanda çadırlarda kaldılar Ankara’da TBMM için de hazır bina yoktu En uygun yer, 1 Dünya Savaşı öncesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kulüp binası olarak yapılan ve henüz tamamlanmamış olan bina idi Ankaralıların yardımlarıyla yarım kalan bina süratle tamamlandı Gerekli tamir ve ilaveler yapıldı Eksiklikler tamamlandı Bina temizlendi Ancak binanın çatısı tamamlanamadı Çünkü çatıyı kapatacak kiremit bulunamamıştı Ankara’daki bir okul binasının çatısı için getirtilen kiremitler TBMM binasında kullanıldı Ama bu kiremitler çatıyı kapatmaya yetmedi Çatı açık kaldı Bunun üzerine Ankaralılar kendi evlerinin çatılarından söktükleri sağlam kiremitleri Meclisin çatısı için getirdiler TBMM’nin çatısı böylece tamamlandı Halk evini bozdu ama Devletini kurdu Evinin çatısını eksik bıraktı ama Devletinin çatısını tamamladı
    Çatı tamamlandıktan sonra bazı okullardan sıralar, işyerlerinden teneke sobalar, kahvelerden gaz lambaları, evlerden halılar getirildi Bir ülkenin kaderini etkileyecek Meclisin konuşma zabıtlarını yazmak için de bakkal defterleri temin edildi

    İlk TBMM özellikleri olan kaliteli bir Meclisti Katılanların tamamı cesur, fedakar, kararlı ve kahraman insanlardı İlk Meclis çok zor şartlar altında bir araya gelen, bağımsızlık için ölümü göze alabilen vatansever, kültürlü ve genellikle genç milletvekillerinden oluşmuş bir Meclisti İlk TBMM’deki milletvekilleri arasında yüksek öğrenim görenlerin oranı %91,8’di

    Bu insanların oluşturduğu ilk TBMM için aşağıdaki özellikleri söylememiz mümkündür:

    - İlk TBMM Milli Bir Meclisti:
    İlk Meclisin üyelerinin tamamı Türklerden oluşmuştur Burada kast edilen Müslümanlardır O yıllarda ve daha öncesinde Türk denince Müslüman, Müslüman denince de Türk anlaşılıyordu 1876 tarihli IMeşrutiyet Meclisinde 130 üyeden 50’ si Türk olmayan unsurlardı IIMeşrutiyet Meclisinde de Türk olmayan unsurlar vardı İlk TBMM de Türk olmayan milletvekili yer almamıştı Bu meclis milli bir meclisti

    - İlk TBMM İdealist ve Demokrat Bir Meclisti:
    İlk TBMM çok zor şartlar altında olunmasına rağmen yapılan bir seçim sonunda kurulmuştu Halkın sosyal yapısı göz önünde bulundurulduğunda, hemen hemen her kesimden, her tabakadan seçilenler Meclis çatısı altında görev yapmıştı İlk Meclisin toplam üye sayısı 390 dı Bu üyeler farklı inanç ve görüşe sahiptiler Ancak bütün üyelerin birleştiği tek nokta ülkenin işgalden kurtarılması, bağımsızlığına kavuşturulmasıydı Bu amaç için bütün farklı görüş ve düşünceleri geride bırakıp el ele vermişlerdi Milletvekillerinin içinde, İttihat ve Terakki Fırkası, Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Çiftçiler Cemiyeti, Milli Ahrar Fırkası, Ahali İktisat fırkası gibi değişik parti ve cemiyetlere üye olanlar vardıMilletvekillerinin bu değişik gruplara mensup olması ülkeyi kurtarmak için bir araya gelmelerine engel olmamıştıMilletvekillerinin mesleklerine göre dağılım yüzdesi şöyleydi:
    Memur: % 27, eşraf: % 14, serbest meslek sahibi: % 13, asker: % 13, din adamı: % 11
    Bunlar arasında zaman zaman fikir ayrılıklarından doğan kıyasıya tartışmalar yaşandı Ancak bu fikir ayrılıkları Meclisi millet yolunda çalışmaktan alıkoymuyordu Milli konularda hepsi birlik oluyordu İlk Meclis ne kadar sert tartışmalara sahne olsa da demokratik bir biçimde çalışmıştı

    - İlk TBMM Olağanüstü Şartların Meclisiydi:
    İlk Meclis yasama ve yürütme yetkilerini, ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü şartlar nedeniyle, kendi bünyesinde toplamıştı İstiklal Mahkemesi hakimlerinin Meclis tarafından atanması suretiyle, Meclis yargı yetkisini de üzerine almıştı Yasama yetkisini çıkardığı kanunlar ile kullanan Meclis, yürütmeyi “İcra Vekilleri Heyeti” adıyla bir kurul oluşturmuş ve ona bırakmıştı Ancak Meclis, o günkü yapısına rağmen bakanları her an denetleyebilmekte ve gerektiğinde sorgulayabilmekteydi

    - İlk TBMM Fedakar Bir Meclisti:
    İlk Meclisin vekilleri yokluklar içerisinde var olmaya çalışan bir milletin temsilcileriydiler Milletvekilleri Ankara’ya bin bir güçlükle gelebilmişlerdi Çoğunun yatacak yeri yoktu Yemeklerini kendileri pişiriyorlardı Meclis Başkanının kullandığı otomobilden başka motorlu araç yoktu 8 ay maaşsız çalışan milletvekilleri, bir yıl sonra 100 lira olan maaşlarının % 20 sini bütçe açığını kapatmak için yine devlete vermişlerdi

    Onun için millet bu meclise güveniyordu Aşağıda aktaracağımız yaşanmış olay TBMM’nin anlamını ve özelliğini net bir biçimde açıklamaktadır:

    23 Nisan 1920 günü Meclis’in açılışına Ankara yakınlarındaki Çandar köyünden gelen, ayakta zor duracak kadar yaşlanmış Ömer Ağa, Ankara’daki gazeteci İzzet Ulvi’nin dikkatini çekiyor Ona yaklaşıyor

    İzzet ulvi, Ömer ağa’ya bu yaşında ve ayakta zorlukla durduğu bu haliyle Ankara’ya niye geldiğini soruyor Ömer Ağa, köyünden, geçmiş tecrübelerinden söz ettikten sonra şöyle diyor:

    -“Sürüne sürüne Millet Meclisi’ni görmeye geldim Acaba, korlar mı? M Kemal Paşa’yı da

    göreceğim Düşündüklerimi söyleyeceğim Mustafa Kemal Paşa işi sıkı tuttu O’nun sayesinde gün görüyoruz Bana vatan lazım, vatan”

    TBMM’nin Ankara’da açılışı, egemenliğin hanedandan alınıp millete devredilişidir Demokratik parlamenter rejiminin yerleşmesidir İlk TBMM, kurtuluşu sağlayan kadrodur Özgürlüğümüzü kazandıran idealist insanlar topluluğudurBundan 92 yıl önce, 23 Nisan 1920'de, bütün iç çekişmeleri, kişisel hesapları, düşünce farklılıklarını unutarak bağımsız ve milli bir Türkiye için Meclis çatısının altında toplanan milletimizin temsilcileri, büyük kahramanlık ve fedakarlıkla Türkiye Cumhuriyetini kurdular Bundan daha önemli bir özellik olabilir mi?

+ Yorum Gönder
büyük millet meclisi hangi şartlar altında açılmıştır öncesi ve sonrası kısaca,  türkiye büyük millet meclisinin ilk vekilleri hangi şartlar altında çalışıyordu
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi