Meslek seçiminde yaşadığımız yerin etkisi nasıldır

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Meslek seçiminde yaşadığımız yerin etkisi nasıldır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Meslek seçiminde yaşadığımız yerin etkisi nasıldır





  2. 2
    Asel
    Özel Üye





    Cevap:
    Meslek seçiminde yaşadığımız yerin etkisi nasıldır

    Meslek Seçimi Yaparken
    Hangi Kişisel Özelliklerimizi Göz Önünde Bulundurmalıyız?


    Yapılan anketler ve çevremizde gördüklerimizden, tanıdıklarımızdan ya da belki de kendimizden bildiğimiz gibi üniversite mezunlarının bir çoğu kendi mesleklerini yapmıyorlar ve belki de daha büyük bir çoğunluğu yaptıkları işlerden memnun değiller.


    Konuyla ilgili yapılan araştırma sonuçları da ne yazık ki yanlış meslek seçimi oranının %85 lere vardığını gösteriyor.

    Meslek dışı işler yapıyor olmanın ve yapılan işten duyulan memnuniyetsizliğin temelinde büyük oranda yanlış meslek seçimleri yatıyor.

    Gerek ülkemizin üniversiteler ve bölümler bazındaki yetersizliği, gerekse kısıtlı iş imkanları sebebiyle birçok kişi ya severek okuyup mezun oldukları bölümlerle ilgili iş bulma imkanına sahip olamıyorlar, ya da çok istedikleri bölümlere giremedikleri için zoraki yaptıkları diğer tercihlerinde kazandıkları bölümlerde eğitimlerini almak zorunda kalıyorlar.

    Bu iki sebep yani istenilen bölüme girememe, ve istenerek okunan bölümden sonra ilgili alanda iş bulamama sebeplerinden dolayı birçok kişi uzun iş arayışlarından sonra ilk kabul edildikleri işi yapmaya başlıyor ve ilerleyen dönemlerde belki de geçici bir süre yapmayı düşündükleri iş artık meslekleri haline geliyor.

    Bu da uzun dönemde memnuniyetsizlik, gönülsüz iş yapma, dolayısıyla verimsizlik ve hatta sağlık problemleri olarak kendini gösteriyor.

    Elimizde olmayan sebepler için belki yapılabilecek çok da fazla bir şey olmayabilir, ancak doğru değerlendirmeler sonucu, hem kendimizi hem de yaşadığımız ülkeyi, şehri, toplumu en doğru şekilde analiz edebilirsek kendimizle ilgili en doğru mesleği seçebilir ve yaşanması muhtemel sorunları daha başından ortadan kaldırabiliriz.

    Doğru meslek seçiminde ne yazık ki sadece ilgi alanlarımız ve yeteneklerimizi değerlendirerek karar vermememiz gerekiyor.

    Meslek seçiminde değerlendirilmesi gereken başlıca kriterleri başlıklar halinde sıralamaya çalıştık:

    İlgi Alanınız: Meslek seçiminizde öncelikle göz önünde bulundurmanız gereken etken ilgi alanlarınızdır. Sevdiğiniz şeylerle meşgul olabilmek ve aynı zamanda bu işi meslek haline getirip para kazanabiliyor olmak sizi manevi ve maddi mutluluğa taşıyacaktır.

    Ancak ne var ki ilgi alanlarımızı bazen meslek seçimi haline getirmekten çok hobi seviyesinde tutmak daha faydalı olabiliyor. Birçok insanın birden fazla ilgi alanı ve bunların kendi içinde öncelikleri vardır. Diğer bir deyişle bir konuda daha fazla ilgili ve meraklı olsak da bunun dışında da farklı ilgi alanlarımız mutlaka vardır. Eğer asıl ilgi duyduğumuz konu meslek olarak seçmeye müsait değilse diğer ilgi alanlarımızı düşünmeliyiz. Diğer bir deyişle ilgi alanlarınızın meslek olarak size istediklerinizi sağlayamayacağını düşünürseniz bırakın ilgi alanlarınız hayatınız boyunca yapmaktan zevk aldığınız aktiviteler, hobiler olarak kalsın. Meslek seçimi değerlendirmeleri yaparken göz önünde bulundurulması gereken bir önemli etken de ülkenizde ve hatta yaşadığınız şehirdeki mesleklerle ilgili iş imkanlarıdır.

    Ülkemizdeki ve Şehrimizdeki İş Alanları: Meslek seçiminde yapılan en büyük hatalardan biri de içinde bulunduğumuz ülkenin, ve şehrimizin iş potansiyelini göz önünde bulundurmamamızdır.

    Bu konuyu iki farklı örnekle açıklamaya çalışalım: Örneklerden ilki geleceğin meslekleri olarak yıldızı parlayan Genetik Mühendisliği. Bu meslek gerçekten dünyada hızla geleceğin mesleği olma yolunda ilerleyen bir alan. Fakat ne yazık ki şu anda Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunlarına ülkemizde yeterli ve kendilerini geliştirebilecek iş imkanları sunulamıyor. Yani bu eğitimi alan öğrencilerimiz bu mesleği yapabilmek için yurtdışına gidiyorlar. Eğer yurtdışında hayatınızı sürdürmek gibi bir niyetiniz yoksa geleceğin en önemli meslekleri arasında gösterilen bu bölüm bile sizi başarıya ve mutluluğa taşımayabilir. Öyleyse sadece bir mesleğin gözde olması o mesleği seçebilieceğimiz ve bize başarı sağlayacağı anlamına gelmez.

    İkinci örneği de meslek seçimlerinin yaşadığımız ya da yaşamayı düşündüğümüz şehirler ile ilgisini gösteren bir konudan verelim.

    Ülkemizde gelişmiş ülkelerdeki gibi her ile yayılmış farklı endüstri alanları bulunmadığı gibi, endüstri ve sanayi çok kısıtlı bir alanda yaygınlaşmış durumdadır. Bu sebeple meslek seçiminde yaşadığınız ya da yaşamak istediğiniz şehirdeki iş potansiyelini de analiz etmelisiniz. Örneğin bir tatil bölgesinde yaşıyorsanız ve şehrin iş potansiyelinin büyük bir çoğunluğunu turizm ile ilgili sektörler oluşturuyorsa, ilgi alanlarınızdan turizm sektörüyle alakalı olanlar varsa onlarla ilgili bölümlere yönelmelisiniz.

    Aksi taktirde mesleğinizi yapabilmek için yaşamak istediğiniz şehirden ayrılmış olacaksınız ve bu da uzun süreçte size mutsuzluk getirecektir.

    Gelecek Planlarınız: Gelecekte kendinizi nerede görmeyi planlıyorsunuz. Sakin bir iş ortamında huzurlu bir şekilde çalışmak mı sizi mutlu edecektir, yoksa kendinizi zorlayarak hızla yükselmeyi tercih edeceğiniz rekabet dolu bir sektörde mi çalışmaktan mutlu olursunuz?

    Yüksek kazançlı bir iş mi hayal ediyorsunuz, yoksa ihtiyaçlarınız kadar kazanıp emekliliğinizi beklemekten mi yanasınız?

    Hepimiz birbirimizden farklıyız ve hepimizin hayattan beklentileri, mutlu olma şekillerimiz, hobilerimiz, fobilerimiz, giyim tarzlarımız birbirinden çok farklı. Öyleyse gelecek planlarımızın da tekdüze olmasını bekleyemeyiz.

    Geleceklerini 5, 10, 20, hatta 50 yıllık süreçler halinde planlayan ülkeler gibi bizler de hayatımızı normal seyrinde kısa ve uzun vadeli olarak planlamalı ve kendimizi görmek istediğimiz yer ve durumları belirlemeliyiz.

    Meslek seçimlerimizde bu planlarımız ve gelecek beklentilerimiz mutlaka dikkate alınmalıdır.

    “Hedefi Olmayan Gemiye Hiçbir Rüzgar Yardım Edemez” gibi klişeleşmiş ama aynı zamanda da çok manidar bir söz ile tamamlayalım. Eğer hedefinizi belirlerseniz ulaştığınız yer sizi mutlu eder, ama hedefsiz bir şekilde aynı yere ulaşmış dahi olsanız bu size başarılı olmuş duygusu sağlayamaz.

    Yetenekleriniz: Başkalarının zorlanarak yaptığı bazı işleri doğuştan gelen bazı üstünlüklerle daha kolay, daha hızlı ve daha iyi yapabiliyorsanız bu iş yaşamında size tahmin edemeyeceğiniz kadar rahatlık ve üstünlük sağlayacaktır.

    Bir işe doğuştan yeteneğinizin olması severek yapacağınız anlamına gelmiyor tabi ki ama eğer böyle yeteneğiniz/yetenekleriniz olduğunu düşünüyorsanız meslek seçimi yaparken mutlaka bu yeteneğinizden de yararlanabileceğiniz alanları göz önünde bulundurmalısınız. Yeteneğinizle doğrudan ilgili olmasa da dolaylı olarak da fayda sağlayabilecek bazı alanlar bulabilirsiniz.

    İmkanlar: Ailemiz, fiziksel özelliklerimiz, doğduğumuz ülke, yaşadığımız şehir, iklim koşulları gibi etkenler herkese göre farklılık göstermektedir. Bu gibi koşullar neticesinde daha iyi eğitimli, ya da daha varlıklı olabiliriz. Buna bir İngiliz Atasözü ile “Ağzında Gümüş Kaşıkla Doğmak” (born with a silver spoon in mouth) ya da ünlü yazar Thomas L. Friedman’ın “Dünya Düzdür: Yirmibirinci Yüzyılın Kısa Tarihi” adlı kitabında belirttiği gibi “ana rahmi piyangosu” da diyebiliriz. Meslek seçimi yaparken elinizdeki imkanları elinizin tersiyle itmeyin.

    Eğer ailenizin yürüttüğü bir işi geliştirebileceğinizi düşünüyorsanız bu imkanları da değerlendireceğiniz iş alanlarına yönelebilirsiniz.

    Beklentiler: Kendinizden ve ailenizin sizden beklentilerini de görmezlikten gelmeyin. Diğer faktörler kadar etkili olmasa da mutlu bir yaşam ve başarılı bir iş hayatı için kendinizden neler beklediğinizi, yıllar sonra nerede hangi konumda olmak istediğinizi ve hatta ailenizin de sizi nasıl görmek istediklerini de değerlendirme kriterleri arasına alabilirsiniz. Bahsettiğimiz başkalarının istekleri doğrultusunda meslek seçmek değil elbette ancak meslek seçimlerinizde birçok faktörün bir arada değerlendirilmesi gerektiğini unutmayalım.

    Eğitiminiz: Yazının başında da belirttiğimiz gibi bazı sebeplerden dolayı ya mecburiyetten istemediğimiz bölümlere girip okuyoruz ya da isteyerek ve severek okuduğumuz bölümlerden mezun olup ilgili alanda iş bulamıyor ve eğitimimizle alakasız işler yapmak zorunda kalıyoruz. Yani aslında çok büyük bir avantaj olarak kullanabileceğimiz eğitimimizin bize sağlayacağı avantajları çoğu zaman iş dünyasında olması gerektiği gibi kullanamıyoruz.

    Eğitiminizi iş hayatınızda size avantajlar sağlayacak, birçok kişinin önüne geçirebilecek, ve başarı merdivenlerini hızla çıkmanızı sağlayacak şekilde kullanmak istiyorsanız, bölüm seçimlerinizde de meslek seçimindeki gibi farklı kriterleri değerlendirmelisiniz.

    Üniversite ve bölüm seçimlerimizde ne yazık ki çoğu zaman bilinçli tercihler yapamıyoruz ve bunu farkettiğimizde de oldukça geç kalmış olabiliyoruz. Ancak bu noktada yüksek lisans eğitimi bizlere yardımcı olabilir.

    Üniversite tercihlerinde yaptığımız bazı hataları yüksek lisans eğitiminde daha bilinçli verdiğimiz kararlarla telafi edebiliriz.

    Bu yüzden hangi alanda yüksek lisans eğitimi almak istediğiniz konusunda mutlaka birçok faktörü göz önünde bulundurup üniversite sınavı sonrası yaptığınız seçimlerde yaşadığınız tüm dezavantajları lehinize çevirebilecek kararlar almaya çalışın.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi