Özel finans kurumları hangileridir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Özel finans kurumları hangileridir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Özel finans kurumları hangileridir





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: özel finans kurumları hangileridir



    Özel Finans Kurumları, Faizsiz Bankacılık Sistemine ve Kar Ortaklığı esasına dayanan; fon toplayıp, fon kullandırma şeklinde çalışan bir finans sistemidir. Ekonomisi ve felsefesi bakımından mevcut bankacılık ve sigorta esaslarından farklılık gösteren bu sistem; mali araçları ve faaliyetleri bakımından da farklıdır. Bu sebeble kuruluşu, fonlara dair şartları, finansman enstürümanları, tasfiyeleri Bankalara göre değişiktir.



    Bu sistemde Faiz yerine, kar ve zarar kavramı esas alındığından, değişik bir finans yöntemi olarak kabul edilmektedir.





    2-TÜRKİYE'DE KURULUŞ GEREKÇESİ:





    1983 Yılında Özel Finans Kurumlarının kurulmasına izin verilmesinin ana hedefleri ve beklentileri şöyle sıralanabilir:



    * Petrol İhracatçısı İslam Ülkelerinde 1974 yılından beri biriken fonların (sermaye) ve (Yurddışı Cari Hesaplar) yoluyla ülkemize çekilmesi..



    * 50 milyar dolar tahmin edilen, ülkemiz atıl tasarrufunun harekete geçirilmesi



    * 1980 yılında başlatılan dışa açılma politikalarına uyum sağlıyarak Tarihi ve Ma-nevi bağlarımız bulunan İslam Ülkeleri ile finansal ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi



    * Bu ülkelerdeki yoğun kalkınma çabaları ve yatırımlar ile büyük ölçüde artan ithalatlarından daha büyük paylar almak ve ortak girişimleri bu yollarla finanse etmek



    * Arap Finans Dünyasındaki (Dış Fonlar)'ın bu kurumlar yoluyla kullanılması



    * Ekonomik sorunlarının çözümünü kendi aralarındaki işbirliğinde gören İslam Ülkelerinin İslam Bankası - İslam Konferansı Teşkilatı - OPEC - Arap Birliği - Kalkınma Fonları - İslam Finans Kurumları gibi kurdukları teşkilatların bir kısmına üye olan Türkiye' nin bunlara uyan mali teşkilatlarını oluşturması şeklindedir.





    Bu konularda neler yapılabildiğini yazımızın sonuna doğru ele alacağız.





    3-KURULUŞ AŞAMASI:





    1567 sayılı kanun ile 70 sayılı Kanun Hükmündeki kararname çerçevesinde "ÖZEL FİNANS KURUMLARINI"nın kurulması, çalışma esasları ve tasfiyeleri 19/12/1983 tarih ve 83/7506 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile düzenlenmiş, 25/02/1984 tarihli Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tebliği ve 21/03/1984 tarihli Merkez Bankası tebliğini takiben 1985 yılında iki Özel Finans Kuruluşu faaliyete başlamıştır. (Faisal Finans Kuru- mu A.Ş. ile Al-Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş.)



    O günden bu güne Devlet, 4 Özel Finans Kurumuna daha faaliyet izni vermiş bulunuyor.

    (Küveyt-Türk / Anadolu Finans / Asya Finans )



    4-TÜRKİYEKİ UYGULAMA:



    "Özel Finans Kurumları; kuruluş, faaliyet, kar dağıtma ve tasfiye açısından tamamiyle LAİK kavramlara dayanmaktadır. Özel Finans Kurumları ekonomik faaliyetlerini Karar-name ve tebliğin ekonomik sınırları içinde yürütmekte; sadece sistemde faiz yerine kar ve zarar esası yer almaktadır. Uygulamada, Türk toplumuna yabancı kavramlar yer almamakta; faaliyetler sınırları içerisinde, Türk Ticaret Kanununa tabi diğer ano-nim Ortaklıklardaki gibi yürütülmektedir. Bu kurumlar, bir finans kuruluşu olarak Banka, Yatırım Bankası ve Yatırım Şirketi işlevlerinden bir kısmını yerine getiren bir tüzel kişiliktir." (İş Bankası-Özel Rapor-Sh:53)



    Yukarıda belirtildiği üzere bu kurumlar, Türkiye Bankacılığına yeni bir finansman yöntemi getirmiş bulunmaktadırlar. Bu, faiz yerine kar ve zarar kavramlarını esas alan bir yöntem olup; finansmanda faiz yerine kar payı alma sistemi ikame edilmiştir. Sistem, fon toplama ve fon kullandırma şeklinde yürümektedir.



    Bu yöntemi Kapitalist tatbikatta göremediğimiz gibi, esasta faize karşı olan Sosyalist - Komünist düzende de göremiyoruz. Bu sistemin temeli İslam Bankacılığında olmasına rağmen, Türkiye'de geliştirilen uygulama, fon kullandırma şeklinde gelişen bir benzerlik arzetmektedir.



    İslami Bankacılıkta, Türkiye'deki tatbikatın çok üzerinde ve çok değişik uygulamalar mevcut olmasına rağmen, hukuki durum ve mahalli şartları sebebiyle Türkiyedeki tatbikat kısır kalmış, adeta belli konularda hapsolmuştur. Bu bakımdan bizce, Türkiyedeki Özel Finans Kurumlarını İslami Bankacılığa tam bir örnek olarak göstermek mümkün değildir.





    5-TÜRK MALİ SİSTEMİNDEKİ YERİ:





    Özel Finans Kurumları, Türk mali sistemini tamamlıyan ve geliştiren kuruluşlar olarak fonksiyonlarını yerine getirmişler, mali piyasada kendilerine düşen görevleri yapmışlardır. Büyük Banker faciaları ile Banka batmalarının bulunduğu Türkiye Fianans sektöründe, ciddi ve yasal bir rakabeti ve zenginliği ortaya koymuşlardır.



    Özel Finans Kurumlarının sıhhatli bir yolda olduğunun en güzel delili, 1990, 1994 ve 1998 ekonomik krizlerini, mevduatlarına devletin hiçbir kefaleti olmadığı ve kamu desteği almadıkları halde, fire vermeksizin atlatmış olmalarıdır. Görüldüğü gibi hiçbiri iflas etme-miş ve faaliyetini durdurmamıştır.





    Bu 6 kuruluş, bugüne kadar 50 milyar dolar tahmin edilen Türkiye'deki atıl tasarrufun 2,5-3 milyar dolarlık bir kısmını harekete geçirebilmiştir. Bu da, bu sahanın halen bakir bulunduğunu göstermektedir.



    Kaldı ki, 15 senelik bu uygulama, Özel Finans Kurumlarının ekonomimize sağladığı katkılar bulunduğunu; ekonomik ilke, mali araçlar ve faaliyet türleri bakımından diğer mali kuruluş ve Bankalardan farklı bir yapı çıkarmadığını da göstermiştir.



    Diğer yandan, devletin organik bir bünye gibi olduğu nazara alınırsa; kendi müessese-lerinin alternatiflerini üretmesinin, bünyenin gelişmesi için olağan sayılması gerekir. Farklılıkların hayatiyet unsuru olduğunun farkına varılmalıdır. Faizsiz sistem işte bu hare-ketli çalışmanın bir ürünüdür ve hayatiyet göstergesidir.





    6-SİSTEMİN ÖZELLİĞİ:



    Türkiye'de kurulmuş olan Özel Finans Kurumlarının uyguladığı model ekonomik açıdan üzerinde durulması ve değerlendirilmesi gereken bir sistemdir. Devletin ve Üniversitelerimizin bu güne kadar bu değerlendirmeyi yaptığını sanmıyoruz.



    Türk Özel Bankaları içinde bu modeli inceleyen ve yararlarını görenlerin olduğunu biliyo-ruz.Ancak Onlar da, hazırladıkları bir rapordan öte, gerekli hareketliliğe giremediler.



    Özellikle İş Bankasının bu sistemi çok iyi bir şekilde incelediğini, sistemin yararlarını gördüğünü ve ;



    "ödemeler dengesinde",



    "ticaretin geliştirilmesinde",



    "Ortadoğu ülkeleri ile ortak yatırımların gerçekleştirilmesi"



    "sermaye getirilmesi konusunda",



    "üretimin canlandırılması ve maliyetlerin aşağıya çekilmesinde",



    "dini inançlar dolayısıyle Bankalara gelmiyen tasarrufları



    ekonomiye kazandırmakta" faydalı olacağı;



    "ekonomimize dolaylı ve dolaysız katkıları olacağı",



    "verği matrahının genişleme ve enflasyonun yavaşlatılmasına katkıda bulunacağı", "firmaları rasyonel davranmaya yönelteceği"



    gibi gerçekleri bir rapor haline getirdiklerini biliyoruz..

    (İş Bankası-Hizmete Özel Rapor)





    Özel Finans Kurumlarının bu sistemi, ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Fon toplama faaliyetleri, finans ihtiyacından doğmakta ve büyük ölçüde yatırımlarda kullanıl- maktadır. ÖFK (Özel Finans Kurumları)'nın tasarrufları değerlendirme ve kredilendirme yöntemleri,geleneksel bankacılık yöntemlerinden farklılık arzeder.İlerde bahsedeceğimiz sistemlerle (ÖFK)'ları şirketlere ve şahıslara, özellikle de Küçük ve Orta ölçekli firmalara (KOBİ ' lere) hammadde, techizat ve yatırım malları temininde, ihracat finansmanında, Leasing faaliyetlerinde ve proje bazında hizmet vermektedir.





    7-BANKALARLA KARŞILAŞTIRILMASI:



    Türkiye'de Batı Ülkelerinden alınmış olan, Kapatalizmin ekonomik ve sosyal felsefesine göre kurulu bir Bankacılık ve Sigortacılık sistemi bulunmaktadır. Faizsiz sisteme göre, fon toplayıp fon dağıtan özel Finans Kurumlarının bu Bankalardan gerek ekonomik gerek sosyal felsefe gerekse mali araçlar ve faaliyet şekilleri bakımından önemli farklılıkları vardır.





    8-FAİZSİZ SİSTEM:



    Devleti meydana getiren bireylerin tercihleri, onların sahip oldukları temel özelliklerin oluşturduğu kültürden doğan bir tercih sistemidir. Ticari tercihler ve Ticari faaliyetlerinde FAİZSİZ çalışmak istemi de bu temel tercihlerden biridir.



    Ferdin sahip olduğu kültür sonucu oluşan bu ekonomik ve toplumsal tercihi devletin görmemezlik edememesi gerekir. Bu sebeble bütün dünyada FAİZSİZ SİSTEM yasal platforma oturtulmuş, bu modeli tanzim eden hukuki mevzuat çağdaş bir yöntem olarak ortaya konulmuştur.



    Diğer yandan; devletin organik bir bünye gibi olduğu nazara alınırsa, kendi

    müesseselerinin alternatiflerinin üretilmesini bünyenin gelişmesi için olağan saymamız gerekir. Farklılıkların hayatiyet unsuru olduğunun farkına varılmalıdır. İşte, FAİZSİZ SİSTEM bu hareketli çalışmanın ürünüdür.



    Hiçbir dini hasasiyet gösterilmeden Hristiyan ülkelerde dahi FAİZSİZ SİSTEM'in gereği gibi incelendiğini, tatbike konulduğunu görüyoruz. Bugün ABD ve Avrupa'nın önde gelen bazı banka ve finans kuruluşları ile bilim adamları FAİZSİZ SİSTEM'in belli bir ihtiyaca cevap verdiğini görerek bu alanda çalışmalara başlamışlardır.



    Bunlardan en sonuncusu 22-24 EKİM 1998 de Almanya'nın Osnabruck kentinde toplanan "İSLAM HUKUKU ve BATIDAKİ MAHKEMELERCE BENİMSENMESİ" konulu tartışmalı toplantıdır. İki gün süren bu toplantıya ABD-İsviçre-Belçika-İngiltere-Fransa-İtalya-Macaristan-Hollanda-Ispanya-Almanya gibi 25 ülkeden gelen Hristiyan bilim adamları yanında, gözlemci olarak siyaset bilimcileri de katılmışlardır.



    " Faizsiz Finans Kurumları ve İşlemleri" konusunun da tartışıldığı toplantıya İstanbul Üniversitesinden Prof.Dr.Servet Armağan katıldı ve "İslam Hukukunun Avrupa mahkemelerinde tatbiki" konusunda bir tebliğ sundu.



    Toplantının ana konusu, Avrupa'da yaşayan Müslümanların inançları sebebiyle bulunduğu ülke kanunlarına uymayan Medeni Hukuk sahasındaki tatbikatlarının, Avrupa ve Amerika mahkemelerinde nasıl tatbik edilebileceği tartışıldı. Müslümanların inançları sebebiyle kendilerine İslam Hukukunun tatbik edilmesini istemelerinin temel hak ve hürriyetlerden olduğunu kabul eden Avrupalı bilim adamları; tatbikatın Avrupa mahkemelerinde İslam Hukukuna göre nasıl olabileceğini, Türkiye-Cezayir-Mısır-Fas-Suriye-İran-S.Arabistan gibi İslam ülkelerinden gelen bilim adamları ile tartıştılar. Bu tarzdaki toplantıların ilerki tarihlerde devam etmesi kararlaştırıldı.



    FİNANS KURUMLARI NE YAPABİLDİLER ?



    Türkiye'de ÖZEL FİNANS KURUMLARI'nın ekonomik ve toplumsal bir ihtiyacın zorlaması ile ortaya çıktığını görüyoruz. 1983 yılında başlayan bu süreçte Devlet, 6 ÖFK na faaliyet izni vermiş bulunuyor. Bu güne kadar bu 6 kuruluş 50 milyar dolar tahmin edilen atıl tasarruflardan ancak 2,5-3 milyar dolarlık bir kısmı harekete geçirebilmiştir. Bu da, bu sahanın halen bakir olduğunu göstermektedir.



    Özel Finans Kuruluşları, Türk mali sistemini tamamlayan ve geliştiren kuruluşlar olarak fonksiyonlarını yerine getirmektedirler. Büyük Banker facialarının ve Banka batmalarının bulunduğu Türkiye Finans sektöründe ciddi ve yasal bir rakabet ve zenginlik ortaya çıkmıştır.



    Finans Kurumları, özellikle Küçük ve Orta Ölçekli Firmalara (KOBİ'lere) hammadde ve yatırım malları temininde, İhracat finansmanının karşılanmasında ve Kar/zarar ortaklığı yöntemi ile proje bazında yardımcı olmaktadırlar.



    Verği açısından Bankalara göre hiçbir istisnası bulunmayan ÖFK'nın mürakabesi aynen bankalar gibi, Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası tarafından yapılmaktadır.



    ÖFK. sisteminin sıhhatli bir yolda olduğunun en güzel delili de, 1990 ve 1994 ekonomik krizlerini kamu desteği olmadan ve fire vermeden kendi imkanları ile atlatmış olmalarıdır.



    Devletin bu kurumları doğmatik fikirlerle ele almamasını; milli ve yasal kurumlar olarak gelişmeleri ve mali bünyeye katkılarının artırılması için çalışılmasını diliyoruz.



    71

    0







+ Yorum Gönder
finans kurumları hangileridir
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi