Noktalama işaretlerinin metne anlam ve dil yönünden katkıları nelerdir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Noktalama işaretlerinin metne anlam ve dil yönünden katkıları nelerdir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    HARBİKIZ
    Bayan Üye





    Cevap: noktalama işaretlerinin metne anlam ve dil yönünden katkıları nelerdir

    Noktalama işaretlerinin görev ve işlevlerini tanırsak okuduğumuzu daha iyi anlar anlatmak istediğimizi de yazıya dökerken daha iyi anlatırız. Bir bakıma noktalama işaretleri, konuşurken söylediklerimizin daha iyi anlaşılması için yaptığımız el yüz işaretleri ya da duraklama ve tonlamanın yazıdaki karşılıkları gibidir. Cümlelerimizin anlamına el yüz hareketlerimizle ya da ses tonumuzla yaptığımız katkıyı yazıda noktalama işaretleri karşılar. Onların aracılığıyla yazıda bize iletilmek istenen düşünceleri daha kolay ayırabilir, daha kolay kavrayabiliriz. Yazıdaki her noktalama işareti bize bir uyarı gibidir. Bizi kimi konuları uzun uzun açıklamaktan, zaman kaybından kurtarıp işimizi kolaylaştırır.

    “O, çocuk doğdu; çocuk öldü.” cümlesinin bir bölümünü, o sözcüğünden sonra virgül olmadığını düşünerek okuyunuz: “O çocuk doğdu.” Burada bir olayı çocuğun doğumunu haber almış olursunuz. Şimdi de ilk örneklediğim gibi, o sözcüğünden sonra virgülle okuyunuz: “O, çocuk doğdu.” Burada anlatmak istediğimiz, o kişinin çocuksu özellikte olmasıdır.

    Aynı şekilde aşağıdaki cümlelerde oluşan anlam farkının nedeni de küçücük bir virgül işaretidir:

    Genç, annesine bakakaldı.
    Genç annesine bakakaldı.

    İhtiyar, adama acımış.
    İhtiyar adama acımış.

    Küçük, çam ağacının arkasına saklanıyor.
    Küçük çam ağacının arkasına saklanıyor.

    Tren az buçuk onarılmış raylarda yol alıyor ve bombalanmış evler, yıkılmış telgraf direkleri arasından geçiyordu.

    Bu cümlede virgül tren’den sonra konursa “rayların onarılmış olduğu” anlaşılır. Virgül onarılmış eyleminden sonra konursa “trenin onarılmış olduğu” anlaşılır. Virgülün bu bölümde kullanılmadığı cümlede hangisinin anlatılmak istendiği açıkça belli değildir. İkisi de anlaşılabilir. O zaman da karışıklık doğar. Anlatım akıcılığını yitirir.

    Yine, “Yunus Emre Eskişehir’de (?) doğmuştur.” cümlesinde Eskişehir’de sözcüğünden sonra parantez içinde soru işareti kullanırsak; bu, Yunus Emre’nin Eskişehir’de doğduğunun kesin olarak bilinmediğini gösterir.

    Aynı şekilde, şöyle bir cümleyle karşılaştığımızı düşünelim: “Bu şair (!) ne güzel (!) şiirler yazmış.” Bu cümlenin içinde iki yerde parantez içinde ünlem işareti kullanılmış. Böyle ünlem işareti cümlede şaşma, küçümseme, alay anlamlarında kullanılır. Cümleden o kısmın şairliği ve şiirlerinin güzelliği ile alay edildiğini, o kişinin küçümsendiğini anlıyoruz. Aşağıda noktalama işaretlerinin kullanılmadığı bir metin yer alıyor. Okumaya çalışalım:

    Bazen geçmişin binlerce yıl derinliğinde kalan bir ölümlü dirilir gelir yaşadığımız toplumda güncelleşir bazen Sokrates’i görürüz aramızda bize günümüzün gerçeğini aydınlatan bir ışık tutar eşsiz yürekliliği cana yakın bilgeliği ve zehrini bir bardak saf su içer gibi yudumlamasıyla koca bilge zehir içmeden önce öğrencilerden birinin elinde bir saz görüp ilgilenmiş nasıl çalınacağını öğrenmek istemiş öğrenci az sonra zehir içeceksiniz çalmaya zamanınız olmayacak tat duymayacaksınız Sokrates demiş ki asıl tat çalmakta değil çalmayı öğrenmektedir.

    Aynı metni, bir de şimdi okuyalım:

    Bazen geçmişin binlerce yıl derinliğinde kalan bir ölümlü dirilir, gelir, yaşadığımız toplumda güncelleşir. Bazen Sokrates’i görürüz aramızda; bize günümüzün gerçeğini aydınlatan bir ışık tutar. Eşsiz yürekliliği, cana yakın bilgeliği ve baldıran zehrini bir bardak saf su içer gibi yudumlamasıyla…

    Koca bilge, zehir içmeden önce öğrencilerden birinin elinde bir saz görüp ilgilenmiş. Nasıl çalınacağını öğrenmek istemiş.
    Öğrenci:
    - Az sonra zehir içeceksiniz; çalmaya zamanınız olmayacak, tat duymayacaksınız.
    Sokrates demiş ki:
    - Asıl tat çalmakta değil, çalmayı öğrenmektedir. Noktalama işaretlerini kullanınca kolay anlaşılıyor, değil mi? Noktalama işaretleri, yazılı iletişimi kolaylaştırıyor.

    Noktalama işaretleri bir yönüyle trafikte öndeki sürücünün (yazarın) arkasından gelen sürücüye (okura) verdiği ışıklı işaretlere benzer. O da okuyucularına nokta (.) virgül (,), noktalı virgül (;), iki nokta (:), üç nokta (…), sıra noktalar (….), soru işareti (?), ünlem işareti (!), tırnak işareti (“ “), parantez ( )… gibi işaretlerle hangi düşüncenin hangi düşünceyi izleyeceğini göstermek ister. Yalınlaştırarak söylemek istersek noktalama işaretlerinin amacı, genellikle cümlenin bölümleriyle, cümlelerle arasındaki ilgi ve ilişkiyi göstermektir. Böylelikle yazının düzenlenmesine yardımcı olmaktır.

    Bize düşen de okurken bu işaretleri anlamlandırarak onların cümle içinde ve cümleler arasında gösterdiği, kurduğu ilişkiyi doğru bir biçimde algılamaktır. Bu işaretlerin başlıcalarını görevleriyle birlikte tanıyalım. Şunu da belirtelim:

    Önemli olan, bunların görevlerini ezberlemek ya da kural olarak bellemek değildir. Okurken bunların yazıya neler kattığını görebiliyorsak; yazarken bu işaretleri cümlenin anlatımına uygun bir biçimde bilinçli olarak kullanabiliyorsak o zaman noktalama işaretlerini öğrenmiş sayılırız.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi