Döviz kuru sistemleri nelerdir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Döviz kuru sistemleri nelerdir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Döviz kuru sistemleri nelerdir





  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: Döviz kuru sistemleri nelerdir

    Döviz kuru sistemleri




    Bir ülkenin parası örneğin YTL’si yalnız Türkiye’deki mübadelelerde kullanılır. Ama bir Türk ithalatçısı Almanya’dan mal ithal etmek için Euro’ya ihtiyacı vardır. Bu nedenle ithalatçı YTL vererek Euro almak zorundadır. Aynı şeklide bir Amerikan turist Türkiye’ye geldiğinde, harcamaları için YTL’ye ihtiyacı vardır.

    O halde dış ekonomik ilişkiler dövizi gerektirir. Döviz yabancı ülke parasına verilen isimdir. Döviz tıpkı bir mal gibi alınır ve satılır. Ulusal bir paranın serbestçe yabancı paraya dönüştürülmesine döviz işlemleri denir.

    Döviz Kuru Kavramları

    Döviz kuru bir birim yabancı para ile satın alınabilecek ulusal para miktarını gösterir. Yani döviz kuru, dövizin ulusal para ile fiyatıdır. Örneğin 1 dolar = 1 YTL gibi. Döviz kurundaki yükselmeye devalüasyon ve döviz kurundaki düşmeye revalüasyon denir.

    Döviz Kuru Sistemleri

    Hükümetin yada Merkez Bankası’nın döviz piyasasına yapacağı müdahalelere göre, üç döviz kuru sistemi ortaya çıkar. Eğer Merkez Bankası döviz kurlarının piyasa koşullarına göre serbestçe dalgalanmasına müsaade ederse, esnek döviz kuru sistemi ortaya çıkar. Ancak döviz piyasalarına müdahale ederek döviz kurunu belli bir değerde tutmak isterse, sabit kur sistemi ortaya çıkar. Merkez Bankası kurlardaki dalgalanmaları denetim altına alarak, kurlardaki gelişmeyi ekonominin ihtiyacına göre belirlerse, denetimli kur sistemi ortaya çıkar.

    Esnek Kur, Esnek Kur Sistemi

    Herhangi bir ülkenin parasının, Türk Lirası karşısındaki değeri yani döviz kuru, serbest piyasa koşullarında arz ve talebe göre oluşur. Döviz piyasasında dolar talebi Türk Lirası arzı demektir.

    Ne zaman dolar talep edilir? Bir Türk firması ABD’den ithalat için, hizmet satın almak için Türk Lirası verip dolar satın almak ister. İkinci olarak ABD’de yatırım yapmak isteyenlerin dolar talebi vardır. Bu amaçlarla yapılan taleplerin toplamı toplam dolar talebini verir. Eğer, Türk Lirası cinsinden doların değeri düşerse Amerikan ürünleri ucuzlayacağından, dolar talebi yükselir. Bu nedenle dolar talep eğrisi herhangi bir mal talebi gibidir.

    Doların değeri yükseldiğinde ihraç mallarımız Amerikalılara ucuza geleceğinden, ihracatımız artacaktır. Dolar arz eğrisi herhangi bir malın arz eğrisi gibidir.

    Esnek kur sisteminin sakıncaları;

    Esnek kur sistemi dış ticarette risk yaratır.

    Bağımsızca uygulanabilmesine karşılık, döviz rezervlerine ihtiyaç gösterir.

    Spekülasyonu özendirir.

    Dış dengeyi otomatik olarak sağlar ama enflasyonu körükleyebilir.

    Bu sistemle istikrarı sağlamak zordur.

    Sabit Kur Nedir, Sabit Kur Sistemi Rejimi

    Sabit döviz kurunda kambiyo denetimi ve ayarlanabilen sistem mevcuttur. Bir ülkede döviz gelirleri ve dolayısıyla döviz rezervleri yetersiz kalırsa, sıkı bir denetim yardımı ile döviz arz ve talebi denkleştirilir ve döviz kuru sabit tutulur.

    Ayarlanabilir kur sisteminde Merkez Bankası döviz piyasasına yapacağı müdahalelerde döviz kurunun istikrarını sağlar. Örneğin resmi döviz kuru (E1) iken, döviz talebi arzını aşıyorsa, müdahalelerle döviz arzı arttırılır ve talebi frenlenir. Bu işlemin en basit yolu Merkez Bankası piyasaya döviz arzı arttırır.

    Denetimli Kur Sistemi

    Denetimli ya da kirli dalgalanmayı benimseyen sistemde Merkez Bankası döviz kurunu sabit değil, istikrarlı kılmak ister. Bu sistemde kurların sabit tutulması amaçlanmaz.

    Döviz kurları, paraların satın alma güçlerinin etkisi altında olmakla beraber diğer faktörler de önem arz ederler. Ülkelere göre ortaya çıkan riskler, tercihler, spekülasyonlar ve sermaye hareketleri kurları etkiler.
    Dalgalı Kur Sisteminde Döviz Kurunu Etkileyen Ekonomik Faktörler Yatırımcılar, yöneticili er ve piyasa katılımcılarını ilgilendiren en önemli konu kontratlar veya genel olarak döviz kurları değil. En önemli temel sorun, döviz kurlarının gelecekte ne olacağının tahmin edilmesiyle ilgili. Ancak döviz kurları arasındaki yapısal faktörleri ve mekanizmaları kavramadan kur tahmini yapmak ve riskleri yönetmek mümkün olmuyor. Gerçek hayatta da döviz kurlarını tahmin etmek özellikle dalgalı kur sistemini benimsemiş ülkelerde çok kolay değil. Çünkü, döviz kurları yansızca ekonomik faktörler tarafından belirlenmiyor. Bunun dışında politik faktörler ve insan davranışları döviz kurlarının belirlenmesinde önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Politik Faktörler Hükümet tarafından takip edilen ekonomi politikası, politik sistemdeki belirsizliğin düzeyi, Merkez Bankası ve/veya düzenleyici kurumlar tarafından izlenen düzenleyici politikalar, Merkez Bankası’nın döviz piyasasına müdahaleleri gibi başlıklar altında toplanabiliyor. Ekonomik Faktörler Döviz kurunu etkileyen ekonomik faktörler; Ödemeler dengesi, ekonomik büyüme, para arzı, enflasyon oranı, işsizlik oranı, vergi tahsilâtı vb. a.Ödemeler Dengesi Ödemeler dengesindeki değişimler döviz kurlarının tahmininde önemli bir gösterge olarak ele alınıyor. Eğer bir ülkede ödemeler dengesi olumlu yönde değişiyorsa yani cari denge fazla veriyorsa bunun etkisi uluslar arası rezervlerin artışı ve/veya dış borçların azalması biçiminde oluyor ki bu da ülke parasının değeri üzerinde olumlu etki yapıyor. Eğer ödemeler dengesi kötü ise yani cari açık veriyor ise bu açık uluslar arası rezervlerin azalışı ve/veya dış borçların artışı biçiminde sonuçlanıyor ve ülke parası değer yitirmeye başlıyor. b.Ekonomik Büyüme Ekonomik büyümenin döviz kuru üzerindeki etkisini analiz etmek için büyümenin kaynağının analiz edilmesi gerekiyor. Eğer büyümenin kaynağı iç tüketim ve bütçe açıkları ise bu koşullarda ülkenin ithalatında bir artış olacak ve dövize olan talep artacağı için örneğin Türkiye’de Türk Lirasının değeri azalabilecektir. Ancak büyümenin kaynağı yatırımlar ve özellikle yabancı yatırımlar ve ihracat ise bu koşullarda ülkenin parası değer kazanabilecektir. c.Para Arzı ve Enflasyon Bir ülkede para arzının, gereksinimin üzerinde artması durumunda enflasyonist bir baskıya yol açacağı biliniyor. Örneğin bir ülkede enflasyon yüzde 10, ekonomik büyüme ise yüzde 5 olarak hedeflenmiş olsa ancak para arzı yüzde 30 oranında artış gösterirse bu koşullarda enflasyonist bir eğilim ortaya çıkacak demektir. Bu paranın satın alma gücünün dolayısıyla değerinin düşeceğine işaret eder. Enflasyon sonuçta döviz kuru üzerinde de baskı yaratabiliyor. Eğer enflasyon yaşayan bir ülke, parasının değerini paralar karşısında düşürmemekte direnirse ihracatı azalabilecek ve ithalatı da artabilecektir. Sonuçta dış açığın artması ülke parasının değerinin düşürülmesine kadar giden bir süreç yaşatabilir. d.Diğer Ekonomik Göstergeler İşsizlik oranı, vergi oranlarındaki değişiklikler gibi birçok ekonomik gösterge ülke ekonomisinin performansına göstermek açısından büyük önem taşıyor. Eğer bu türden göstergeler ekonomik performansın arttığını gösteriyor ise bunun sonucunda ülke parasına olan arz ve talep ile dövize olan arz ve talep üzerindeki etkilerin değerlendirilmesi gerekiyor. Dünya Para Sistemi ve Döviz Sistemi Tercihleri Dünyada uygulanan döviz kuru sistemleri farklı türden birçok başlık altında değerlendirilebiliyor. Ancak uygulanan sistemler genelde sabit ve dalgalı kur sistemi olarak temelde yapılan ayrımlar çerçevesinde tanımlanıyor. Gerçekten de bu açıdan bakıldığında dünyada uygulanan kur sistemleri aşağıdaki başlıklar çerçevesinde de özetlenebilir; Sabit Kur, Para Kurulu ve Dolarizasyon
    Gözetimli Dalgalanma
    Yatay bir Bant içinde tutulan dalgalanma
    Serbest dalgalanma Genelde ülkeler daha çok dalgalı kur, para kurulu veya dolarizasyonu tercih ediyor. Bu tercihler sermaye hareketlerine açık olan ülkelerde sermaye serbestisi, faiz ve döviz kuru üçlüsünün bir arada kontrol edilememesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle ülkeler Avrupa Birliği’nde olduğu gibi katı sistemlere veya serbestiye geçiyor. Örneğin 1990 yılında IMF üyesi ülkelerin yüzde 70’i pegged adı verilen belirli bir dövize bağlanan döviz kuru tercihi yaparken bugün bunları oranı yüzde 30’a gerilemiş durumdadır. Yani yüzde 70’in bir bölümü dalgalı kuru, bir kısmı da harg peg yani para kurulunu tercih ediyor. Ancak dünya ekonomisine entegre olamayan ülkeler yani sermaye hareketleri serbest olmayan ülkeler parasını sabit tutmaya devam ediyor. Ancak kur sistemi tercihinde mükemmel bir sistem söz konusu değil. Her sistemin avantajları ve dezavantajları bulunuyor. Önemli olan kur sisteminin sağlıklı yürütülebilmesi için para ve maliye politikalarının uyumlu biçimde uygulanması ve dezavantajları ortadan kaldıracak önlemlerin alınması.
    IMF’e Üye Olan Ülkelerde Döviz Sistemi Tercihleri 1991 yılında IMF üyesi ülkelerin yüzde 16’sı (25 ülke) katı sabit kur sistemi ile çalışırken, 1999 yılında bunların oranı yüzde 24’e (45 ülke) yükselmiş bulunuyor. 1991 yılında dalgalı kur sistemini IMF üyesi ülkelerin yüzde 23’ü (36 ülke) tercih ederken, 1999 yılında ülkelerin yüzde 42’si (77 ülke) tercih eder hale geldi. Yarı esnek veya soft peg tercihi ise 1991 yılında yüzde 62’si yani 98 ülke tarafından uygulanırken, 1999 yılında bu oran yüzde 34’e geriledi. Döviz Kurunun Belirlenmesi (Borsa Kotasyon) Döviz kuru, bir para biriminin bir diğer para birimi karşısındaki fiyatı olarak tanımlanıyor. Döviz kuru kotasyonları çift taraflı veriliyor; Bid/Offer (Alış/Satış) Örnek: $/TL - 1.7810/15 10/15 - PIPS olarak adlandırılıyor. Alış ile satış arasındaki fark “spread” olarak adlandırılıyor. Spread’i; kote edilen döviz ve miktarı, kotasyon isteyen müşterinin niteliği, belirsizlik, tatil ve hafta sonları gibi birçok faktör etkiliyor. Kotasyonlarda bir para “baz döviz” (bir birimi kote edilen para) olarak alınıyor. Genelde ABD Doları piyasalarda baz döviz olarak kabul ediliyor. Döviz kurları direkt veya dolaylı olarak belirlenebiliyor; Direkt Kotasyon (Fiyat kotasyonu olarak bilinir) yabancı bir paranın bir biriminin yerli para birimiyle fiyatıdır. Örnek: 1 $ = 1.33 TL - Türkiye’de Direkt Kotasyon Dolaylı kotasyon (Miktar kotasyonu olarak da bilinir) ise, paranın bir biriminin yabancı para ile ifadesi olarak tanımlanıyor. Örnek: 1 TL = 0.000....$ Çapraz Kurlar, Çarpraz Kur Nedir Yurtiçi piyasalarda yerli para içermeyen gösterimler çapraz kur olarak tanımlanırken, uluslararası piyasalarda ABD Doları içermeyen kurlar çapraz kur olarak tanımlanıyor. Genelde uluslar arası piyasalarda kurlar ABD Doları’ndan kote ediliyor. Buradan hareketle eğer tüm para birimlerinin dolara karşı değeri biliniyorsa, herhangi iki para birimi arasındaki değişim oranı kolaylıkla belirlenebilir. Bu işlem çapraz kur hesaplaması olarak da adlandırılabiliyor Çapraz kurların, dolar piyasasına göre olması gereken denge kurundan sapması halinde piyasalarda arbitraj olanağı ortaya çıkıyor. Örneğin; bir banka müşterisi, İsviçre Frangı’na karşı İngiltere Sterlini satın almak istiyorsa çapraz kur hesaplaması gerekiyor. Bankanın ve müşterinin İsviçre Frangı / Sterlin çapraz kurunu hesaplarken alım satım oranlarını doğru bir biçimde kullanması önem kazanıyor. Döviz Kuru Politikası, Döviz Kuru Politikaları İdeal durum döviz kurunun serbest olarak dalgalanmaya bırakılması halidir. Böyle bir durumda döviz kurunu iki şey belirler: (1) Ülkenin enflasyon oranı, (2) Yabana ülkelerin enflasyon oranları. Dışa açık bir ekonomide ekonomi politikasının belirlenmesinde üç göstergenin birbiriyle ilişkisi önemlidir. Faiz, döviz kuru ve sermaye hareketleri. Eğer sermaye hareketleri serbest ise o takdirde ya faizi ya da döviz kurunu denetim altına almak mümkündür. Her ikisini birden denetleyen bir ekonomide sermaye, sermaye hareketlerinin serbestliğinden yararlanarak dışarı kaçar. Enflasyonist ortamlarda döviz kurunu sabit tutarak ya da yerli paranın yabancı paralara karşı değerlenmesine izin verilerek paranın iç değerinin fazla düşmemesi sağlanmaya çalışılabilir. Bu takdirde yukarıdaki açıklamalar ışığında faizlerin serbest kalmasına dikkat etmek gerekir. Nominal döviz kurunun reel döviz kurundan düşük olması halinde ithal malları ucuzlayacak demektir. Özellikle üretimi ithal hammadde ve ara mallarına dayalı olan ülkelerde nominal döviz kurunun reel döviz kurunun altında tutulması enflasyonla mücadele için yaygın olarak kullanılmaktadır. Döviz kuru çapası (nominal anchor) adı verilen bu uygulamada, nominal döviz kurunun reel döviz kurundan, yani beklenen enflasyondan düşük tutulması suretiyle ithal mallan ucuzlatılır ve dolayısıyla üretimin daha ucuz yapılmasına ve fiyatların denetlenmesine çalışılır. Bu tür sabitlemeler uzun süreye yayıldığında ekonomide başka sorunlar (cari açığın genişlemesi gibi) ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu tür uygulamalar kısa tutulmak suretiyle serbest kur uygulamasına kısa sürede dönülmesi sağlanmalıdır.







+ Yorum Gönder
content
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi