Çiçekli bitki ve şapkalı mantar arasındaki fark nedir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Çiçekli bitki ve şapkalı mantar arasındaki fark nedir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Çiçekli bitki ve şapkalı mantar arasındaki fark nedir





  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: çiçekli bitki ve şapkalı mantar arasındaki fark nedir

    çiçekli bitki ve şapkalı mantar arasındaki fark hakkında bilgi


    Şapkalı Mantarlar


    İlkbahar ve sonbahar aylarında ormanlarda mevsime özgü değişimler görülür Bir renk cümbüşü biçiminde kendini gösteren bu değişimler, bir bakıma türlerin yeni mevsimi karşılamak için yaptığı hazırlıklardır İşte bu renk cümbüşü içinde özel bir yeri olan canlılardan biri de şapkalı mantarlardır Kahverengiler, sarılar, beyazlar, eflatunlar, kırmızılar Her biri ayrı biçimde, her biri ayrı güzellikte Toprakta, dökülmüş yaprakların arasında, ağaçlarda, su kenarlarında, devrilmiş ağaç kütüklerinin üzerinde, patikaların kenarlarında
    Yağmurları beklerler gelişmek için Çokça yağan bir yağmurun ardından hemen çıkarlar ortaya, sanki uzun bir süredir suyu bekliyorlarmış gibi Yalnızca suyu değil elbette Çürümüş yaprakları, ölmüş hayvanları, kısacası artıkları ve yaşamı son bulmuş olan canlıları da Artık temizlik zamanı gelmiştir Ormanın ölmüş canlılardan ve artıklardan arındırılması gerekmektedir Ormanı gelecekte gelişecek canlılar için hazırlamak, temizlemek gereklidir Ekolojik işleyiş içinde sıra şimdi onlara gelmiştir Onlar ölmüş canlıları parçalayarak hem kendileri hem de öteki canlılar için besin sağlayacaklardır Bu işin sorumluluğunu böcekler, solucanlar gibi omurgasız hayvanlardan başka akbaba, sırtlan gibi omurgalı hayvanlarla, en çok da bakterilerle paylaşırlar Dökülen yaprakları, kırılan dalları,
    devrilen ağaçları, ölü organizmaları parçalayarak onların yapısında bulunan organik bileşikleri canlıların kullanabileceği duruma getirirler Doğanın dengesi böylece kendiliğinden sağlanır
    DÜNYADA oluşan ilk canlıdan bu yana kaç canlı yaşamıştır acaba? Bu sayının düşünülebileceklerin çok ötesinde olacağı kesin Bu kadar canlı öldükten sonra ayrıştırıcı canlılarca parçalanmasaydı, Dünya'nın ne hale geleceğini tahmin etmek hiç de zor değil Bugün, insanoğlunun dengeleri altüst etmediği yerlerde hâlâ temiz kalabilmiş doğal ortamlarvarsa, bunları bazı mantar türlerine ve benzeri ayrıştırıcılara borçluyuz Bu canlılar, üzerlerinde beslendikleri besin kaynaklarını değişikliğe uğratırlar Bu, dünyada gerçekleşen en önemli canlılık etkinliklerinden biridir Canlı atıklarını, böcek, kuş ve öteki hayvanların kalıntılarını ve bitkilerin artıklarını ortadan kaldırmak ayrıştırıcı türlerin görevidir Örneğin, ormandaki bir karaağacın her yıl tek başına 182 kg yaprak döker Bunu düşünürsek bu ayrıştırıcı canlıların doğadaki işlevlerinin tahminlerin ötesinde bir önemi olduğunu görebiliriz Bitkiler ya da hayvanlar öldükleri zaman çevre için uygun bir organik madde kaynağı oluştururlar Ayrıştırıcı canlılar bu kaynakları parçalayarak besinleri doğaya geri kazandırırlar Doğadaki en önemli ayrıştırıcılar bakteriler ve bazı mantar türleridir Bunlar ayrıştırma işlemlerini kendilerine özgü yöntemlerle yaparlar Her birinin yaşam döngüsü içinde özel bir işlevi vardır Ancak, mantar türlerinin hepsi ayrıştırıcı değildir Kimi mantar türleri asalak olarak yaşarlar Bunlar, ayrıştırıcı mantarlardan farklı olarak besinlerini ölmüş değil de canlı organizmalardan alırlar
    Mantarlar âleminin temel grupları Zygomycota, Ascomycota, Basidiomycota ve Deuteromycota'dır Bir mantar türünün bu gruplardan hangisine ait olduğu yapısal özelliklerine ve üreme biçimlerine bakarak belirlenir Mantarların bazıları tekhücreli, bazılarıysa çokhücrelidirŞarap, peynir, bira yapımında kullanılan mayalar tekhücreli mantarlardandır
    En bilinen mantar türleri Basidiomycota grubundan olan şapkalı mantarlardırŞapkalı mantarların ilk olarak Proterozoik Çağ'da ortaya çıktıkları düşünülüyorİnsanların şapkalı mantarları kullanımıysa paleolitik döneme değin uzanır Tarihsel kayıtlar şapkalı mantarların pek de iyi niyetli olmayan amaçlar için kullanıldıklarını ortaya koymaktadır II Claudius ve Papa VII Clement'in düşmanları tarafından zehirli bir mantar türü olan Amanita'yla zehirlendiği yazılmıştır Bir efsaneye göre de Buddha, bir köylünün ona sunduğu, toprak altında yetişen bir mantarı yediği için ölmüştür
    Şapkalı mantarlar tıpkı öteki mantar türleri gibi, çok uzun süre bitki olarak kabul edilmişlerdir Bunun nedeni, hem hareketsiz olmaları hem de tıpkı bitkilerinkine benzeyen hücre duvarlarının bulunmasıdır Oysa klorofil içeren kloroplastları yoktur ve bu nedenle fotosentez yapamazlar Fotosentez yapamadıklarından, yani bitkiler gibi kendi besinlerini kendileri üretemediklerinden besinlerini hazır olarak alırlar Bu nedenle mantarlar sınıflandırılırken ayrı bir âlem altında ele alınırlar
    Şapkalı mantarların genellikle köksüz bir sapları ve şemsiye ya da huni biçiminde bir tepe kısımları vardır Bu kısmın altında üremelerini sağlayan özel yapılar bulunur Bu yapıların rüzgâr gibi etkenler sayesinde çevreye dağılması, farklı yerlerde yeni şapkalı mantarların gelişmesini sağlar Büyümeleri uzun süre fark edilmez ve sanki birdenbire oluşuvermişler gibi toprağın yüzeyinde bitiverirler Bunun nedeni gelişmelerinin önemli bir bölümünün toprağın altında gerçekleşmesidir Toprağın yüzeyine çıktıktan sonraysa mercimek büyüklüğündeki bir şapkalı mantarın, 8-10 cm çapında bir mantar haline gelmesi yalnızca beş-altı gün sürer Gelişmelerinin başlayabilmesi için nem ve sıcaklıkla ilgili koşulların onların yaşamasına uygun duruma gelmesi gerekir Bu nedenle kimi şapkalı mantar türleri, yılın ancak belli bir mevsiminde gelişebilirler
    Şapkalı mantarların bazıları yenebilir; ancak bazılarıysa yenmez; içerdikleri özel maddeler nedeniyle zehirlidirler Zehirli ve zehirsiz mantarlar çoğunlukla yan yana gelişirler ve bazıları birbirine çok benzer Bunları, ancak bir uzman ayırt edebilir; mantarları iyi tanımayanlarsa rahatlıkla birbirine karıştırabilirler Ayrıca, mantarlar hakkındaki yanlış inançlar da zehirlenme olaylarını artırıcı etki yapar Zehirli mantarları salyangozların yemediği, ağaçlarda yetişen mantarların zehirsiz olduğu, mantarı yoğurtla yemenin zehirlenmeyi önlediği, zehirli mantarların iç kısmının koparılınca mavileştiği ve kurutulmuş mantarların zehirlemediği gibi bilgiler yanlıştır Bu bilgilere güvenerek mantar yemek kesinlikle doğru değildir
    "Mikofobi" olarak adlandırılan "mantar zehirlenmesinden korkma" durumu bazı toplumlarda ciddi boyutlara ulaşmaktadır; İngilizler ve İrlandalılar bu tip toplumlardandır Bunun tersine, Asya ve Doğu Avrupa ülkeleri, özellikle Polonyalılar, Ruslar ve İtalyanlar mantar seven (mikofilik) toplumlardır Bu toplumlarda şapkalı mantarlar uzun bir süredir kullanılmaktadırİnsanlar şapkalı mantarlardan korksalar da, sevseler de, kullansalar da kullanmasalar da canlılık sürüyor Şapkalı mantarlar da doğadaki işlevlerini, yağmurlar yağdıkça, öteki canlılar öldükçe daha uzun zaman sürdürecekler







+ Yorum Gönder
şapkalı mantarlar ve çiçekli bitkiler arasındaki 8 fark
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi