Ahiret gününün ilk aşamaları nelerdir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Ahiret gününün ilk aşamaları nelerdir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Ahiret gününün ilk aşamaları nelerdir





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: ahiret gününün ilk aşamaları nelerdir




    ahiret gününün ilk aşamaları nelerdir hakkında genel bilgiler


    Dinin imana ait iki temel esası vardır. Birincisi Allah'ın birliğine iman, ikincisi ise öldükten sonra bedenen dirilmeye ve ahiret gününe imandır. Allah’a iman varlığın sebebi olduğu gibi, ahirete iman da varlığın amacı ve gayesidir. İnsanın da nihai amacı ve hedefi ahrettir. İnsan ahirete iman ile hedefe yönelir; amaç ve gaye sahibi olur. Ahirete iman olmazsa her şey amaçsız, hedefsiz ve başıboş kalır, yüce meziyetlerden ve ulvi gayelerden mahrum kalır. Her şey değerini yitirir. İyilik ve fazilet iyilik ve fazilet olmaktan çıkar. Yüce Allah “İnsan kendisinin başıboş yaratıldığını ve Allah’a döndürülerek hesaba çekilmeyeceğini mi zannediyor” buyurarak ahiret amacına yönlendirildiğini ifade eder.

    1. Ölüm: Yüce Allah “her nefis ölümü tadar” buyurmaktadır. İnsan bir nefistir ölecek, dünya bir nefistir o da ölecek ve kâinat bir nefistir baki bir surete girmek için o da ölecektir. Ölüm bir son değil, yeni bir hayatın başlangıcıdır. Bu nedenle yüce Allah “Hanginiz daha iyi amel işleyecek diye hayatı ve ölümü yaratan ve sizi imtihan eden Allah’tır” buyurarak ölümün de hayat gibi kudret eseri ve yeni bir hayatın başlangıcı olduğunu açıklamıştır. Bediüzzaman Said Nursi (ra) ölümün mahiyetini “Mevt îdam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır” ifadeleri ile anlatmaktadır.

    İnsan beden ve ruh ile beraber insandır. Ruh asıl ve esas olup ceset ona tabidir. Ruhun azası olan göz bir penceredir, ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.” Diğer azalar da ruhun başka âlemlere açılan pencere ve kapılarıdır. Ölüm ruhun cesetten çıkmasıdır. Ruh cesedi terk eder ama kendisi Azrail’in (as) koruması altında kıyamet kopup yeniden cesetlerin diriltilmesine kadar muhafaza edilir.

    2. Kabir: “Âlem-i Berzah” dediğimiz dünya ile ahiret arasındaki geçiş âlemine kabir denir. Nasıl ki anne karnı ruhlar âlemi ile dünya arasında bir berzah ve kabirdir. Ruh ceset giyerek bu dünyaya gelir; aynen öyle de kabir de cesedin ahiret âlemine hazırlandığı ve ruhun istirahat ettiği bir âlemdir. Bu hazırlığın ilk aşaması “Münker ve Nekir” meleklerinin suali ile başlar. Nasıl ki orta öğretimden üniversiteye, üniversiteden memuriyet hayatına geçerken imtihana tabi tutulduğumuz ve liyakatimize göre bir makama geçtiğimiz bir gerçektir. Aynı kanunun dünyadan ahirete geçerken de olması akla uygundur.

    Peygamberimiz (sav) kabirde “Münker ve Nekir” meleklerinin “Rabbin kimdir?” “Peygamberin kimdir?” “Dinin nedir?” şekline dünyaya gönderiliş amacına hizmet edip etmediklerinin sorulacağını hadislerinde açıklamışlardır.

    Kabir hayatı ruhani bir hayattır. Haşir ise cismanidir ve cennet cehennem hayatı cismani, yani ruh ve ceset beraberliğinde bir hayattır.

    3. Kıyametin Kopması: Kıyametin zamanı gelince kopması haktır ve Allah'ın emri ile vaki olacaktır. Kıyamet kâinatın ölümüdür. Dolayısıyla büyük bir gürültü ve çatırtı ile kopacak ve insan cismi gibi kâinatın maddesi de ahiret âleminde yerlerini alacaklardır.

    4. Kıyametin Alametleri: Peygamberimiz (sav) âhir zaman peygamberi olduğu ve kıyamete yakın dünyaya gelmiş olduğu için kıyametten ve alametlerinden haber vermiştir. Depremlerin dünyanın yaşlanmasından dolayı çoğalması, nüfusun artmasından binaların yükselmesi, medeniyetin gelişmesinden yolların kısalması ve iletişim vasıtalarının gelişimi ile bir yerde konuşanı bütün dünyanın duyması kıyametin küçük alametleri olarak sayılmıştır.

    Dabbetü’l-arzın ve Ye’cüc ve me’cücün çıkması, Deccalın zuhuru ve Mehdinin gelmesi, İsa’nın (as) semadan nüzulü ve son olarak güneşin batıdan doğması ise kıyametin büyük alametlerindendir. Din bir imtihan olduğu, akla kapı açıp ihtiyarı elden almadığı için Deccal, Mehdi ve İsa (as) ile ilgili hususlar müteşabihattan olup gözle görülecek şekilde olmayacağı ve herkesin tanımayacağı, güneşin batıdan doğması ise gözle görülen ve kimsenin reddedemeyeceği şekilde olduğu için artık tövbe kapısı kapanacak, iman ve amel kabul edilmeyecektir. Sonrasında ise hemen kıyamet kopacak ve dünya hayatı bitecektir.

    5. Haşir: Kıyamet kopup Allah'ın dilediği zaman geçtikten sonra ahiret âlemi kurulacak ve haşir meydanı, cennet ve cehennem mükemmel şekilde kurulacaktır. Sırat köprüsü cehennem üzerine uzatılacaktır. Yüce Allah ölmüş ve çürümüş olan insanları ve hayvanları yeniden diriltecek ve haşir meydanına toplayacaktır.

    Dünyada hikmet, ahrette kudreti ile iş gördüğü için insanların tamamı “tarfetu’l-aynde” yani bir anda dirilerek haşir meydanına cem olacaktır. Yüce Allah bu hususu “Bak Allah'ın rahmet eserlerine, yeryüzünü kışın ölümünden sonra baharın nasıl diriltiyor, insanların diriltilmesi de böyledir. Allah her şeye kadirdir” buyurarak baharda tüm yeryüzündeki bitki ve hayvanların yeniden dirilmesini haşirde insanların bir anda dirilmesine örnek göstermektedir. Cesetlerin inşası ve hayatlanması, ruhların cesetlere verilmesi bir anda göz açıp kapayana kadar olacaktır.

    6. Hesap ve Mizan: Cenâb-ı Hak Âdil-i Mutlaktır. Adaletinin tam tecellisini göstermek için insanların dışında hayvanları dahi dirilterek haklarını alacaktır. Peygamberimiz (sav) “Boynuzsuz koç, boynuzludan hakkını alacaktır” buyurur. Hesap sonunda cehennem Allah'ın adaletinin gereği, cennet ise fazl-ı ilâhidir. Hiçbir kimse ameli ile cenneti kazanamaz, ama cehenneme ancak imansız olanlarla suç işleyip hak edenler girerler. Allah hiç kimseye zulmetmez.

    İnsanların hesapları görüldükten sonra amel defterleri verilecektir. Dünyada yaptıkları her şey içinde yazılı olan bu defterler insanın hafızası ile meleklerin yazdıkları amellerin ve levh-i mahfuzdaki ile aynı olacaktır. Salihlerin amel defterleri sağdan ve önden, kafirlerin ve facirlerin amel defterleri ise soldan ve arkadan verilecektir.

    Yüce Allah “Biz yerleri ve gökleri boş yere yaratmadık, bu ancak kâfirlerin zannıdır. Bu nedenle kâfirlere şiddetli azap vardır. Biz iman edip salih amel işleyenleri müfsitlerle bir tutmayız” buyurmaktadır. “Kim zerre kadar bir hayır işlerse onun karşılığını görür, zerre kadar şer işleyen de bunun karşılığını görür” Sonunda kâfirler hak ettikleri cehennemde ebedi olarak kalacaklar, fâsık ve facir mü’minler ise cezalarını çektikten sonra cehennemden kurtulacaklardır.

    7. Sırat: Haşir meydanında sonra mahşer ehli Sırat köprüsüne doğru sevk edilir. Sırat cehennem üzerine kurulmuş, cennete giden yol altında cehennem olan ve her an insanın ayağının sürçerek düşeceği cehennemin üzerinden geçmektedir. Dünya hayatı da aslında böyledir. İfrat ve tefritten sakınarak istikamet üzere Allah’a itaat ve ibadet üzere yürümek kıldan ince kılıçtan keskin bir çizgide yürümek gibidir. Dünyada istikamet üzere yaşayan sırat köprüsünden şimşek gibi geçer.

    8. Kevser Havuzu: Sıratı geçen ve cehennemden kurtulan mü’minler cennete girmeden önce peygamberimizin (sav) “Kevser Suresinde” işaret ettiği her nevi hayır ve bereketi içinde barındıran iman ve İslamiyet havuzundan dünyada istifade ettiği gibi ahirette de “Kevser Havuzundan” içerek cennete tam layık olacak şekilde kalbi ve ruhu nurlanarak cennete hazır hale gelecektir. Peygamberimizin (sav) bu suyundan içen asla susuzluk çekmeyecektir. Peygamberimize iman eden ve sünneti ve şeriatından istifade edenler “Havz-ı Kevser’den” de içip istifade ederek ebed memleketi olan cennete girecek ve saadet-i ebediyeye mazhar olacaktır.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi