Toplumsal barışın sağlanmasında ne gibi görevlerimiz vardır

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Toplumsal barışın sağlanmasında ne gibi görevlerimiz vardır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1

  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: toplumsal barışın sağlanmasında ne gibi görevlerimiz vardır

    Toplumsal barışın sağlanmasında ve insanların üzerine düşen görevler nelerdir


    toplumsal barış için
    Birbirimizle birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerekir,Hoş görülü davranmamız,Ahlaklı olmamız

    DoçDrMehmet MARANGOZ
    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
    Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi

    Toplumsal barışın sağlanması

    Sivil toplum kuruluş (STK)’ları çok farklı alanlarda örgütlenebilen ve birçok farklı alanda da faaliyet gösteren gönüllülük esasına göre oluşmuş/oluşturulmuş kuruluşlardır Bu kuruluşların kuruluş amaçları ve faaliyet alanları farklı olmakla birlikte temel hedefleri toplumsal sorunlara çözüm bulmak ve toplumun gelişmesine ve kalkınmasına katkıda bulunmaktır Bunu yaparken de, toplumsal barışın sağlanmasına (yardımlaşmanın geliştirilerek çatışmaların önlenmesi, yoksulluğun önlenmesi vb) katkıda bulunmaktadırlar Bu çalışmanın amacı, toplumsal barışın sağlanmasında STK’ların rolünü irdelemek ve ortaya koymaktır Bu bağlamda öncelikle sivil toplum ve STK kavramı kısaca açıklanmakta ve daha sonra toplumsal barış açısından STK’ların önemi ve işlevleri üzerinde durulmaktadır


    Giriş

    Sivil toplum kuruluş (STK)’ları çok farklı alanlarda örgütlenebilmektedir Bu kuruluşlar sağlıktan eğitime,insan haklarından kalkınmaya,kriz yönetiminden diplomasiye kadar uzanan çok geniş bir alanda faaliyet göstermektedirler STK’lar aralarındaki farklılıklara karşın niteliksel ve niceliksel olarak hızlı bir gelişme içinde olup,coğrafi sınırları aşarak ortak misyon ve hedef peşinde koşabilir hale gelmişlerdir (Paksoy vd2008:364)Bu nedenle günümüzde STK’lar her alanda etkinliklerini artırmaktadırlar

    STK’lar özellikle 1980’lerden bu yana, dünyadaki hızlı gelişime paralel olarak tüm dünya ülkelerinde ve Türkiye’de gelişim sürecine girmiştirÖrgütlü sivil toplum yapısı Türkiye’de toplumsal değişimin önemli bir aktörü olmuştur STK’ların bir örgütsel yaşam alanı olarak farklı yapılanmalar halinde yaygınlaşması birçok fonksiyonel STK’lar farklı alanlarda çalışan gönüllü örgütlerden,düşünce kuruluşlarına,sosyal hareketlerden vatandaşlık inisiyatiflerine,hükümet dışı örgütlerden sendikalara ve meslek odalarına kadar geniş bir yelpaze içinde hareket eden “örgütsel alanı”temsil etmektedir Bu örgütsel yapılar içinde,sivil toplumun hareket alanı,1980’lerden bu yana,ama özellikle 2000’li yıllar içerisinde sadece yerel ve ulusal değil,bölgesel ve küresel bir nitelik de kazanmıştır (Çolak vd 2008:1081)Toplumların bilinçlenmesi ile birlikte STK’ların ulusal ve uluslararası alandaki etkinlikleri de her geçen gün artmaktadır STK’ların bu etkinlikleri her alanda tartışılmaktadırBu çalışmanın amacı da,STK’ların toplumsal barışın sağlanmasında rolünü tartışmaktır

    Sivil Toplum ve Sivil Toplum Kuruluşları

    Sivil toplum kavramını açıklanmadan önce,toplum-sivil toplum ayırımının yapılması gerekmektedir Toplum,yalın anlamda,kurumların ve kuralların yer aldığı bir alanda faaliyet gösteren örgütlenmiş insan toplulukları olarak nitelendirilebilirSivil toplum ise genelde kendi çıkarlarını,hırslarını ve ideallerini ifade etmek, bilgi alışverişinde bulunmak ve gerektiğinde devlet kurumlarını sorumlu tutmak için bir kamu alanında ortak fikir birliği içerisinde hareket eden vatandaşları içermektedir ve bu yönüyle “toplum”kavramından farklıdırToplumlar,içerisinde insanların örgütlenme biçimleri,kendilerini ve çevrelerini anlamlandıran bakış açılarına göre zaman içerisinde farklılıklar göstermekte,bu bakımdan da onlar;ilkel toplum,feodal toplum,çağdaş toplum gibi bir takım sınıflandırmalara tabi tutulabilmektedir Sivil toplum ise,bir anlamda çağımızın gelişmiş ve demokratik toplumlarının adı olmaktadırBu boyutuyla da sivil toplum,hiçbir üst kimliğe ve gerçekliğe başvurmaksızın kendi gelişimini yönlendirebilen ve anlamlandırabilen, bunun için gerekli dinamikleri barındıran, devletten özerk,sürekli bir gelişme içerisinde bulunan bireyler ile örgütlenmeler topluluğudur (Yıldırım,2003:230;Erturgut,2008:506)

    Sivil toplum,devletin müdahale alanlarının dışında kalan ekonomik ve sosyal alanı tanımlamak için gereksinim duyulmuş bir kavramdırBu alan,kendi kendini düzenleyen,kendi ilke ve kurallarına göre işleyen özerk bir alandırDevlet ve bireyler arasında aracı ve düzenleyici rol oynamaktadırBu rol kapsamında kolektif hedefler belirler ve bunlara ulaşmak için devlet kuruluşlarının ve özel firmaların politikalarını etkilemeye çalışırDemokratik toplumların çok önemli bir parçası olan sivil toplum düşüncesi,devletin tüm etkinlikleri kontrol etmesinin engellenebilmesi için devletin erişim alanını daraltmakta,toplum içerisinde kendiliğinden oluşmuş birçok bağımsız örgütün bulunmasını,insanların kendi problemlerini çözebilmek için örgütlenmelerini,halkın düşüncelerinin yönetime yansımasını sağlamaktadır (Beetham ve Boyle,1998: 119;Tayfun,2008:1 15)

    Sivil toplum bilincinin yerleşmesine ve yaygınlaşmasına zemin oluşturan sivil toplum kuruluşları,insanların ortak bakış,ortak talep ve duyarlılık temelinde gönüllü olarak bir araya gelerek;devletin hukuki,idari,üretici ve kültürel organlarının dışındaki alanlarda oluşturdukları dernek,vakıf,sendika gibi örgütlenmeler şeklinde tanımlanmaktadır (Uğur,1998: 69)Son yıllarda sivil toplumun küresel ölçekte gündeme gelmesini ve kendisine önemli işlevler atfedilmesini sağlayan önemli gelişmeler olmuşturAşağıda sıralanan gelişmeler bir anlamda sivil toplum anlayışının geleceğine dair önemli mesaj lar da vermektedir (Tayfun,2008:116)

    • Günümüz toplumlarında,geleneksel toplumlardaki dayanışmanın ortadan kalkması,bireyselliğin çok fazla öne çıkması ve insanların bu eksikliği hissetmeye başlaması onları çeşitli alanlarda dayanışmaya itmekte ve örgütlenmelerini sağlamaktadırBöylece birey,gereksinim duyduğu aidiyet duygusunu geliştirebilmektedir

    •Temsili demokrasiler bugünkü toplumsal beklentilere yanıt verememektedir Çünkü partiler,belirli sınıfların temsilcisi olmaktan çıkmış ve partiler arasındaki çizgiler netliğini kaybetmiştir

    •İletişim teknolojisindeki gelişmeler sayesinde belli bir konu etrafında örgütlenme,kamuoyu oluşturma ve talepleri dile getirme daha kolay hale gelmiştir STK’lar;toplum yararına çalışan,demokrasinin gelişmesine katkı sağlayan,kar amacı gütmeyen,devletten bağımsız hareket edebilen,bireylerin ortak amaç ve hedefleri açısından değerlendirildiğinde ise siyasal iradeyi ve yönetimi kamuoyu oluşturmak suretiyle etkileyebilen bir örgütlenme türü şeklinde ifade edilmektedir (Akatay,Yelkikalan,2007:8-9) Çağdaş demokrasilerde bugün sivil toplum kuruluşları, toplumları derinden etkileyecek çok çeşitli çalışma grupları oluşturabilen, bilişim teknolojisinden çok üst düzeyde yararlanabilen, toplumların gelişmesi için gerekli işlevlerin yerine getirilmesinde tüm toplum katmanlarının rol almasını sağlayabilen,üyelerinin dışındaki bireyleri de çalışmalarına katabilen örgütlerdir Çağdaş toplumlarda sivil toplum,devlet, ekonomik pazar ve vatandaşlar arasında üçüncü sektör olarak bir rol üstlenmiştirSivil toplum,örgütlü toplumdur Avrupa’da, sivil alanda faaliyet gösteren yapılar, sendikalar ve işveren örgütlerini bünyesinde barındıran sosyal ortaklar ile sosyal ortakların dışındaki sosyal ve ekonomik aktörleri temsil eden örgütler;yerel düzeyde örgütlenen gençlik ve aile dernekleri,dini topluluklar ile diğer hükümet dışı kuruluşlardan oluşurSivil toplumun bir parçası olan bu kuruluşlar, vatandaşları ortak bir amaç için bir araya getiren çevre ve insan hakları örgütleri,tüketici dernekleri,yardım ve eğitim örgütleri gibi yapılardır.







+ Yorum Gönder
barışın sağlanması için bireylere düşen görevler
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi