Çarpık kentleşme nasıl önlenir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Çarpık kentleşme nasıl önlenir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Çarpık kentleşme nasıl önlenir





  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: çarpık kentleşme nasıl önlenir


    çarpık kentleşme nasıl önlenir

    Ülkemiz 779.452 km² yüzölçümü ile dünya ülkeleri arasında toprak genişliği açısından 36. sırada. Toplam alanının 29.777 km²'sini göller, baraj gölleri gibi iç sular kaplar. Avrupa ülkeleri arasında Fransa ve İspanya'nın 544.000 km² ve 504.800 km² yüzölçümü olduğu düşünülürse büyüklüğü daha iyi canlandırılabilir.
    Ancak ülkemizin genişliği gerçek arazi kullanımı açısından incelenirse durum biraz daha değişir. Toplam alanın % 35-40 arası ekonomik olmayan sarp dağlar ve kaynaklardan oluşmakta. Yer altı kaynakları bakımından krom, bor ve linyit dışında önemli maden yatakları da yoktur.
    Ormanla kaplı alan %30 olup, ormanların üçte ikisi maki, fundalık, çalılık gibi vasıfsızdır. Arazinin % 30-35 kadarı tarıma uygundur, çoğu tarım alanı da erozyon etkisi altındadır. Ülkemizdeki yağış rejimlerinin düzensizliği ve bulunduğumuz iklim kuşağında uzun süren kurak yaz ayları etkisiyle yangına çok hassas olan ormanlarımız da sık sık yanmakta, yeni orman yetiştirme çabaları bu kayıpların gerisinde kalmaktadır.
    Çok geniş gördüğümüz tarım alanlarımız, hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme ve sanayileşme baskısı ile büyük tehdit altında bulunmakta. Eski kentler; verimsiz, kayalık, dağlık arazilerde nehir ve deniz kenarlarındaki sarp yerler ve vadilerde yer alırken, günümüzde adeta bütün kentler, engebeli araziden düz verimli tarım arazilerine doğru genişlemekte.
    Özellikle ülkemizde kentleşme ve sanayileşme uğruna verimli tarım arazileri büyük tehdit altına girmiştir. Halen şehirler toplam ülke alanının % 1'inden azını kaplarsa da, özellikle çok verimli arazilerin konut ve sanayi amaçlı plansız kullanımı gelecek için büyük bir tehlike oluşturmakta.
    Ayrıca coğrafi arazilerde 1927 yılında 13 milyon nüfus yaşarken bugün nüfusumuz 74 milyon olmuştur. 1950 yılında nüfusumuzun sadece % 22'si şehirlerde yaşamakta iken, yakın gelecekte % 80'i şehirlerde yaşayacak. Peki bu durumda ne yapılmalıdır? Bozuk kentleşme nasıl önlenebilir? Niçin ve nasıl bu duruma gelindi?
    Avrupa ve Amerika'da 150-200 yıla yayılan sanayileşme ve kentlere göç, Türkiye'de 50 yılda hem de çok hızlı bir nüfus artışı eşliğinde gerçekleştirilmeye çalışınca, daha doğrusu kendiliğinden bir sosyal patlama şeklinde olunca, buna da tarihsel ve kültürel özelliklerimiz eklenince çarpık kentleşme sorunu ortaya çıktı.
    Ülke sınırlarımızın değişmediği 75 yıllık sürede de ülke içinde sürekli göçlere eski Osmanlı topraklarında kalanların göçü eklenmiş, tarımda geleneksel kara sabanın yerini makineli tarım almaya başladıktan sonra ise köyden kente kitlesel göç başladı.

    Hükümetler ve Belediyeler şehir planlama, planlı şehirleşme yeni şehirler kurma yerine günü kurtarmaya çalışmışlar, sık sık ‘gecekondu affı’ ve gecekonduya hizmet götürecek adeta gecekonduyu teşvik etmişler.
    Ülkemiz genelinde 100-200 yıllık diye gösterebileceğimiz bir konut olmadığı gibi, şehirlerimizde de değişmemiş cadde-sokak da gösterecek durumda değiliz. Şehirlerimizde yeni kurduğumuz yerleşim yerleri ve mahalleleri bile 25-30 yıl geçmeden tekrar değiştiriyor, eski evleri yıkarak yerlerine daha büyüklerini yapma yarışına giriyoruz.
    50 yaşın üzerinde olan neredeyse hiçbir vatandaşımız doğduğu evi gösteremez. Aynı şekilde komşularını da bulamaz, bütün şehirlerimizde de doğal çevreleri ve birkaç tarihi cami, kale gibi eserleri de olmasa birbirinin aynı binalarla, beton yığınları ile dolmuş, şehir kimliği oluşmamıştır.
    Yerleşim yerlerinin sık sık yıkılıp yeniden yapılaşmayla yenilenmesi, şehir plansız, alt yapısız, gelişi güzel büyümesi yalnız çarpık kentleşmeyi değil, bunun yanında ülke ekonomisinde büyük kayıplara neden olmuş, halkın sosyal ve ekonomik değerlerini de alt üst etmiştir.
    Çarpık kentleşmenin doğurduğu sosyal ve ekonomik dengesizlikler sonucunda bugünkü şehir kaosu ortaya çıkmıştır. Elli yaşın üzerinde olan neredeyse hiçbir vatandaşımız doğduğu evi gösteremez. Aynı şekilde komşularını da bulamaz. Bütün şehirlerimizde doğal çevreleri ve birkaç cami, kale gibi eserleri de olmasa birbirinin aynı binalarla, beton yığınları ile dolmuş, şehir kimliği oluşmamıştır.
    Köyden şehre göçenlerin bu kadar büyük boyutlara ulaşacağını, hızlı nüfus artışı ve daha konforlu yaşama isteği ile şehirlerin hızlı büyüyeceği dünyadaki tüm yetkililerce biliniyordu. Her bir şehrin imar planı, gelişim planı yapıldı, eser tadil edildi, mücavir alanlar yeniden belirlendi. Ama sonuçlar ortada… Peki neler yapılmalı?
    Şehirleşme artarak sürdüğüne göre ön çalışmalar, planlamalar zamanında yapılamaz, göç başka yerlere, yeni yerleşim ve iş merkezlerine, kanalize edilmezse iş bulma şansı yüksek olan, başta İstanbul olmak üzere cazibe merkezi olmaya devam edecek, büyük şehirler sağlıksız olarak daha da büyüyecektir







+ Yorum Gönder
çarpık kentleşme nasıl önlenir,  çarpık kentleşme nasıl önlenebilir,  çarpık kentleşmeyi nasıl önleyebiliriz,  çarpık kentleşmeyi nasıl önleriz,  çarpık kentleşme nasıl çözülür
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi