Sebepsiz ağlamanın nedenleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Sebepsiz ağlamanın nedenleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Sebepsiz ağlamanın nedenleri





  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: sebepsiz ağlamanın nedenleri



    Nedensiz Ağlama (İnfantil Kolik)






    Her sağlıklı bebek yaşamın ilk birkaç ayında çeşitli nedenlerden dolayı ağlarlar. Bebeklerin günlük ağlama süresi iki haftalık bir bebekte ortalama 1 saat 45 dakika ,6 haftalık bir bebekte 2 saat 45 dakika iken, 12 haftalık bebekte 1 saatin altına iner. Normal sürede ağlayan bebeklerde huzursuzluk,uzun süreli şiddetli ağlama,dalgınlık,ishal,kusma gibi bulgular varsa altta yatan hastalık açısından değerlendirilmelidir.Doktoru tarafından bebeğin ağlama nedeni kolik gösterilmişse bu durumun bebek için hiçbir tehlikesi yoktur.

    Bebeklerin yaklaşık % 20 -30’unda görülen doğumun 2 veya 3. haftasında başlayıp ilk 3 veya 4.üncü ayda son bulan ( 6.ve 12. aya kadarda devam edebilir) haftada 3 günden, günde 3 saatten fazla genellikle öğleden sonra veya akşam saatlerinde ( çoğunlukla aynı saatlerde ) görülen aileyi rahatsız edebilecek düzeydeki sebepsiz ağlayan bebekler ‘’infantil kolik’’ yani kolikli bebektir. Bebek ağlama krizleri arasında çok iyidir.

    KOLİK NÖBETLERİ NASIL OLUR?

    Her bebekte kolik nöbetleri farklıdır. Kolikli bebekler üzerinde yapılan bir araştırmalarda annelerin bebeklerin ağlamalarının diğer bebeklerinkine göre ‘’daha ısrarcı’’,’’daha çok insanın içine işleyen’’,’’daha çok ayaklandıran’’,’’daha huzursuz eden’’,’’daha sinirlendiren’’,’’daha nefret veren’’şekilde belirtilmiştir. Bebeklerde bu ağlama farklılıkları nasıl gözlenir.

    ♥Ağlamanın aniden başlaması ve çok acı çekiyormuş gibi tiz ve yüksek sesli olması ve ağlamaya çığlık atarak eşlik etmesi yapılan her şey onu birkaç dakika sakinleştirir hala hıçkırma ve titremeleri olabilir ardından aynı şekilde ağlama ve çığlık atmaya devam eder.

    ♥Tam uykuya dalmışken uyanarak en az 2-3 saat bu ağlama nöbetlerine devam etmesi

    ♥Kırmızı ve gergin bir yüze sahiptir

    ♥Ağlarken karın kaslarının kasılmasına bağlı sert ve şiş bir karına sahiptir

    ♥Bacaklarını gövdeye yaklaştırır ve yumruklarını sıkar

    ♥Vücudu yay gibi eğiktir

    ♥Gözlerini sonuna kadar açabilir veya yumabilir

    ♥Bağırsak hareketleri hızlıdır, çok gazı vardır

    ♥Her uyarana tepki verir

    ♥Bebeği yatıştırmada zorluk çekilmesi

    ♥Çok acıkmış gibi davranıp birkaç kuvvetli emmeden sonra emmemesi,

    ♥Bu nöbetlerin birkaç gün devam etmesi ve genellikle aynı saatlerde yaşanması ertesi gün aynı saate kadar bir problem yaşanmaz.

    Kolikli bebekleri olan aileler bu dönemi en ağır atlatan taraf olmakla beraber bilmeniz gereken bebeğinizin herhangi altta yatan bir sağlık problemi yoksa bebeklerin sinir sistemleri tam gelişmediği için ilk üç ayda kendilerini sakinleştirebilme yeteneğine sahip değillerdir. Bu dönemi bebeğinizin anne karnından sonra yaşamaya çalıştığı dış dünyaya adapte olma süreci olarak düşünmenizdir.

    Unutmayın ki bebek bile olsa anne-babaların ses tonları, huzursuzlukları, tedirginliği, sinirliliğinizi bebekleriniz çok iyi algılamaktadır. Ve bu onu daha olumsuz yönde etkiler.

    KOLİĞİN NEDENLERİ

    İnfantil koliğin nedeni tam olarak hala bilinmemektedir. Ancak kolikli bebeklerin daha duygusal ve hassas oldukları bebeklerin kucağa alınmaya ya da kucakta uykuya dalmaya daha fazla gereksinimi oldukları tahmin edilmektedir. Böyle bebeklerin ileride çevresel uyaranlara daha duyarlı olabildikleri düşünülmektedir. Koliğin nedenleri hakkında pek çok teori vardır. Bunlardan bazıları;

    ♥Doğum öncesi gerilim: Gebelik esnasında psikolojik gerginlikler yaşayan annelerin bebeklerinde kolik daha sık görülmektedir.

    ♥ Bebeğin sinir ve sindirim sistemlerinin tam gelişmemiş olması: Bebeklerde bu sistemler henüz gelişmemiştir ve uyaranlara karşı daha duyarlıdırlar. Bebeklerin doğumdan sonra ki ilk bir ayında tüm uyaranlara karşı blokaj olduğu düşünülmektedir.

    Ancak daha sonra bu mekanizma ortadan kalkar ve dışarıya karşı daha uyanık olurlar. Çok fazla uyaran alan bebek akşam saatlerinde iyice gerilmiş ve uyarılmış olur. Örneğin;Anne babadaki gerilimler ve çevresel faktörler ( yüksek ses,gürültü,bulunduğu ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, altının uzun süre ıslak kalması v.b. ) bebeğin duygularını etkileyebilir. Sindirim sisteminin gaz geçerken aşırı kasıldığı ve kolik ağrısına neden olduğu düşünülmektedir.

    ♥ İnek sütü alerjisi: Annenin süt ve süt ürünleri ile beslenmesi nedeniyle inek sütü proteinleri anne sütüne geçebilmektedir.

    ♥ Yanlış besleme tekniği: Anne sütü veya biberonla beslerken aşırı miktarda hava yutması

    ♥ Annenin beslenme şekli: Annenin yediği besinlerle bebeğinde görülen kolik arasında anlamlı ilişkiler vardır. Annenin yediği turp, lahana, karnabahar, brokoli, soğan, inek sütü, sarımsak, barbunya, bulgur,kuru fasulye,yumurta, mercimek, baharatlı yiyecekler gibi gaz yapıcı besinlerle beslenmesi, aşırı kahve, çay, kola gibi uyarıcı içecekler içmesi

    ♥Tam gelişmemiş sindirim sistemi: Bebeğin emdiği anne sütü ya da mamanın parçalanıp sindirilebilmesi için gerekli olan enzimlerin ilk aylarda yetersiz olması

    ♥ Sık sık ve düzensiz besleme

    ♥ Erken dönemde başlanan ek gıdalar

    ♥ Besin alerjisi veya intolerans : Ailelerin endişe duydukları konulardan biride bebeğinin formül mama ile beslemesinin kolik görülme sıklığının yüksek olup olmamasıdır.Yapılan araştırmalarda anne sütü ve mama ile beslenen bebeklerde kolik oranı aynı bulunmuştur. Formül mamayla besliyorsanız doktorunuzun önerisiyle süt ya da laktoz içermeyen mamalara geçebilirsiniz.

    ♥ Sigara: Özellikle anne sigara içiyorsa bırakması, bırakamıyorsa bebeğini

    emzirdikten sonra içmesi önerilir. Bebeğin bulunduğu ortamda kesinlikle

    sigara içilmemelidir.

    ♥ Uzun süre aynı konumda yatırılması



    ANNE VE BABAYA ÖNERİLER



    Anne ve babalar bebeğinizin sağlıklı bir bebek olduğunu kolik’in büyüme ve gelişme üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmamalı ve moralinizi bozmamalısınız. Koliği olan bebeğe bakmak için en az 2 kişiye gerek vardır. Maddi olanaklarınız yeterli değilse akrabalarınızdan, arkadaşlarınızdan yardım isteyebilirsiniz. Bebeğe bakan kişilerin bu gergin dönemde daha sabırlı olabilmeleri için ruhsal dengelerini mümkün olduğunca korumaları ve bunun için küçük aralar vererek kendinize zaman ayırmanız gerekmektedir. Bu dönem içerisinde aşırı yorulmamaya ve yıpranmamaya çalışmalısınız. Gündüzleri uyumaya çalışarak enerjinizi toplamalısınız. Kolikli bir bebeğe bakmak kolay değildir. Ancak bebeğinizin başkası tarafından bakılması her ne kadar hoşunuza gitmese de aşırı stresli olmanızın hem size hem de bebeğe yarar getirmeyeceğini lütfen unutmayın. Güvendiğiniz bir arkadaşınız veya akrabanıza bebeğinizi birkaç saatliğine bırakın bu dönemde dinlenin yada dışarıya çıkıp biraz dolaşın. Her gün birileriyle konuşup duygularınızı anlatın.

    Aşağıda ki önerilerin hiçbiri kesin olmamakla beraber nedenlerin ortadan kaldırılması ile bebeklerde rahatlama görülebilmektedir.

    ♥ Anneler gaz yapıcı besinler tüketmekten bu dönemde kaçınmalıdır.

    ♥ Bebeğiniz anne sütü alıyorsa kahve, çay, kola ve diğer uyarıcı içeceklerden almayın.

    ♥ Ağlama atağı sırasında bebeğin rahat ve tok olması sağlanmalıdır. Beslenme

    sonrasında gazını mutlaka çıkarın.

    ♥ Bebeğin gündüz yerine, gece uzun süre uyumasını sağlamaya çalışın.Bebeğin

    gündüz uzun süre uyumasına izin vermeyin. Gündüz 3 saatten daha fazla uyuyorsa

    yavaşça uyandırın. Besleyerek yada oyun oynayarak oyalamaya çalışın.

    ♥ Bebek her ağladığında beslememeye çalışın. Bebeğin aç olması ağlama nedenlerinden sadece biridir. Beslenme sonrası midenin tamamen boşalması için en az 2 saat gereklidir. İki saatten daha kısa süreli beslenme, bebekte kramp tarzında karın ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Gündüz sık beslenen bebekler gecede sık aralıklarla beslenmek isterler.

    ♥ Bebeğinize bir emzik verin, emzik emme bebeğinizin gaz çıkarmasını

    kolaylaştırabilir.

    ♥ Bir ağlama atağında yapılacak en etkili ve uygun hareket bebeğin kucaklanıp

    sakinleştirilmesidir.Bebek, dik olarak kucağa alınmalı ve sırtına minik ritmik

    darbeler vurarak sakinleştirilmeye çalışılmalıdır.

    ♥ Bebeğinizin kendini daha güvende hissetmesi için bir battaniyeye sarabilirsiniz.

    ♥ Bebek kucağa alınarak veya bir sallanma koltuğuna oturarak yavaşça sallanılabilir.

    Vibrasyon yaratan ya da bebeği otomatik sallayan koltuklardan yararlanılabilinir.

    ♥ Bebeğinizi korkutabilecek ani hareketler ve sesten sakının.

    ♥ Sessiz ve daha az aydınlık bir odada dış uyaranları azaltmak sakinleşmesine yardımcı olabilir.

    ♥ Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazıları da belirli ritimdeki seslerin dinletilmesi ( saç kurutma makinesi veya elektrik süpürgesi sesi), hafif klasik müzik ya da kaydedilmiş rahimdeki ultrason sesi dinletilmesi ile sakinleşebilmektedir. Araba ile yolculukta motor sesinin anne karnındaki sese benzemesi nedeniyle, bebek anne karnında güvende hissettiği için bebeğin rahatlamasını sağlamaktadır.

    ♥ Bitkisel çaylar (papatya, güvercin otu, meyan kökü, rezene, oğulotu, nane v.b.) verilebilir.

    Simetikon (hafif gaz önleyici ilaç) drajeleri, alkolsüz anason suyu, camomile çayı bazen yararlı olabilir ancak güçlü antispazmodik/sedatif ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.

    Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamadığı gibi bazı yan etkilere de neden olabilirler.Doktorun önermediği hiçbir ilacı kullanmayın.

    ♥Bebeğiniz mama ile besliyorsanız doktor önerisiyle mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir.

    ♥Poposuna gaz çıkartmak için termometre veya fitil sokmak devamlı yapıldığında anüs kasını tahriş edebilir pek de faydası yoktur







+ Yorum Gönder
sebepsiz ağlamanın nedenleri,  çok ağlamanın zararları
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi