Gök cisimleri nasıl hareket eder

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Gök cisimleri nasıl hareket eder ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Gök cisimleri nasıl hareket eder





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: gök cisimleri nasıl hareket eder

    gök cisimleri nasıl hareket eder ilgili bilgi



    Gök olaylarına ilgi, hiç şüphe yok ki insanoğlunun dünyaya gelişi ile başlamıştır. Önceleri bu olayları yalnızca gözlemiş ve izlemişler ve daha sonraları bu olayları doğuran nedenleri araştırmaya başlamışlardı. Bu olayları gözlemeye iten nedenlerin başında merak gelir. Güneş’in, Ay’ın, gezegenlerin ve yıldızların hareketleri neden farklıdır? Güneş ve Ay tutulması olayları nasıl oluşur? Bu gibi olayların açıklanması için önce onların, görünürdeki durumuyla, doğru ve kusursuz olarak gözlenip kayda geçirilmesi gerekir. Konum ve parlaklık gözlemlerinin yapılmasında gök küresi kavramının kullanılması kolaylık sağlar.

    Gök yüzüne serpilmiş olan gök cisimlerinin, gök kutuplarından geçen bir eksen etrafında topluca yapmış olduğu dönme hareketine, gök cisimlerinin günlük hareketi denir. Her gün gök cisimleri Güneş gibi doğmakta, ortak bir eksen etrafında birer çember yayı çizmekte, meridyenimiz üzerinde en yüksek noktasına ulaşmakta ve sonra yeniden alçalarak batmaktadır. Güneş, Ay ve gezegenler de tüm yıldızlar gibi biraz farklılık göstermekle birlikte, bu toplu harekete katılmaktadırlar. Yüzyıllar boyu, bu hareketin Yer küre ile bir ilişkisi olmadığı, bütün gök cisimlerinin Yer çevresinde dolandığı düşüncesine inanılmıştır. On altıncı yüzyıl başlarında, G. Galile, bu görüşün doğru olmadığını, dünyanın döndüğünü söylediği için cezalandırıldı. 1851 ‘de Fransız fizikçi L. Faucault sarkaç deneyleri ile Yer’in döndüğünü kanıtladı. Dönen ister Yer küre, isterse gök küresi olsun, bu dönmenin bir ekseni vardır. Bu eksenin yer küreyi deldiği hayalî noktalara Yer’in, göğü deldiği noktalara da göğün kutupları denir. Göğün kutuplarından biri, bizim ülkemizden de görülür ve Küçük Ayı takım yıldızının en ucunda bulunan Demir Kazık yıldızı veya Kutup yıldızı olarak tanıdığımız yıldızın çok yakınında bulunur. Buna kuzey kutup, diğerine de güney kutup denir. Kuzey yarım küreden, Kutup yıldızı sabit bir yıldız olarak görülmekte ve onun yöresinde bulunan diğer yıldızlar, onun çevresinde dolanmaktadır (bkz. Şekil 1.7).

    Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzleme, ekvator düzlemi;, bu düzlemin yer küresi ile arakesitine Yer ekvatoru; gök küresi ile arakesitine, gök ekvatoru denir Ufuk çemberi ile gök ekvatorunun kesim noktaları, gözlemcinin doğu ve batı noktalarıdır. Günlük hareket yönünde (saat yönü) ufkun altından üstüne geçerken rastlanan kesim noktası doğu, diğeri batıdır. Buna göre ekvator üzerinde bulunan bir yıldız, o yerin gerçek doğu ve batı noktalarından doğar ve batar Güneş yılda iki kez, 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde ekvator üzerinde bulunur ve bu tarihlerde çoğu yerde, doğu ve batı noktaları, Güneş’in bu tarihlerde doğduğu ve battığı noktalar olarak alınır. Kutuplardan ve zenitten geçen düzleme, meridyen düzlemi ve gök küresi ile arakasitine, gözlemcinin meridyeni (öğlen) denir. Bu düzlem, ufuk dairesini iki noktada keser. Bu noktalardan kuzey kutup tarafında bulunana kuzey, diğerine güney noktası denir.

    Doğu, batı, kuzey, güney, zenit ve nadir noktaları, meridyen ve ufuk daireleri gözlem yerine bağlı olarak değişir. Kutup noktaları ve ekvator dairesi gözlem yerine bağlı değildir. Güneş meridyen çemberine gün ortasında, yani öğlede geldiği için buna, öğlen çemberi de denir.

    Günlük hareketin sonucu olarak yıldızların, Güneş ve Ay’ın doğup battığını söylemiştik. Günlük hareketin daha kolay anlaşılması için yer küreyi bir nokta olarak görelim, bir başka deyişle gözlemci gök küresinin merkezinde bulunsun ( bkz. Şekil 1.9 ). Bu küre üzerine serpilmiş milyonlarca yıldızın yeri ve birbirine göre konumu kısa zaman aralığında hatta yıllarca pek değişmez. Onun için yıldızlardan söz ederken, sabit yıldızlar diye söz edilir. Günlük harekete katılan yıldızların tümünü, bir gözlemci her zaman göremez. Bu durum yıldızın gök küresi üzerinde bulunduğu yere ve gözlemcinin Yer küre üzerindeki enlemine bağlı olarak değişir. Bir gözlemciye göre kimi yıldızlar doğar-batar, kimi yıldızlar hiç batmaz, kimi yıldızlar da hiç doğmaz.

    Günlük hareketinde, yıldızın çizdiği yörüngenin ufkun üstünde kalan parçasına, gün yayı; altında kalan parçasına da gece yayı denir. Güneş gün yayını gündüz, yıldızlar ise gün yaylarını gece çizerler. Yıldızlar, günlük hareketlerini ekvatora paralel yaylar üstünde yaparlar. Tam ekvator üzerinde bulunan bir yıldızın gün yayı, gece yayına eşit olup 12 saattir. Çünkü ekvator çemberi ile gözlemcinin ufuk çemberi, merkezden geçen düzlemler üzerinde olup birbirlerini yarıya bölerler. Buna göre ekvatorda bulunan bir yıldız, tam doğu noktasından doğar ve batı noktasından batar. Yer küre üzerinde kuzey enlemlerde bulunan bir gözlemciye göre, dikaçıklık ö > 0 olan yıldızların gün yayı 180° den büyük, dolayısıyla görülme süreleri 12 saatten büyük olur. Böyle yıldızların doğma ve batma noktaları, ufuk düzleminde kuzey tarafa doğru kaymış olur.

    Özel olarak, kuzey kutup noktasından açısal uzaklığı <f olan bir Y yıldızını göz önüne alalım. Yıldızın dikaçıklığının ö = 90°- f olduğu şekilden kolayca görülüyor. Yıldızın çizdiği günlük yay tamamen ufkun üstünde kalır ve ufuk düzlemine K kuzey noktasında teğet olur. Böyle yıldızlara, batmayan yıldızlar denir.
    ö > (90°- V) olan yıldızlar hiç batmazlar, b büyüdükçe yıldızların çizdiği yörüngeler, küçülerek kuzey kutbuna (P) doğru yaklaşırlar, ö < O olan yıldızlar için durum bunun tersidir. Gün yayları 12 saatten (180°) azdır. Böyle yıldızların doğma ve batma noktaları, ufuk düzleminde güney noktasına doğru kaymış olur. Benzer tartışma, güney yarım küresi için yapılırsa, ö = – 90° + *f olan yıldızların çizdiği yaylar, tamamen ufuk düzlemi altında kalır. Buna göre ö<(- 90 + f ) olan yıldızlar, hiç doğmazlar. Bu yıldızlar, <f enleminde bulunan bir gözlemci için doğmayan yıldızlardır.

    Gözlemci, ekvatordan kutuplara doğru bir gezi yaparsa durum ne olur? Bu durumda göğün dönme ekseni ve yıldızların günlük çemberleri olduğu gibi kalır, yalnız ufuk düzleminin dönme eksenine göre eğimi değişir.


    Şekil 1.10 da görüldüğü gibi, gözlemci ekvatorda ise (<* = 0°) dönme ekseni, ufuk düzlemine paralel olur. Bu durumda bütün yıldızların günlük çemberleri, ufuk düzlemine diktir ve bu düzlem tarafından yarıya bölünür. Gün yayları gece yaylarına eşittir. Yıldızların görülme süreleri 12 saattir. Bütün yıldızlar doğarlar ve batarlar. Ekvatordan kuzeye doğru gidildikçe t enlemi büyür. Ö > 0° olan yıldızların görülme süreleri 12 saatten büyük, ö < 0° olan, yani güney yarım küredeki yıldızların görülme süreleri 12 saatten az olur. Bu yolculuk boyunca doğmayan ve batmayan yıldızların sayıları, “SP ile artar, t ‘nin büyümesi ile gün ve gece yayları farkı da büyür.”

    Kuzey kutup noktasına varıldığında, ufuk düzlemi ekvator düzlemine paralel olur. Kuzey yarım kürede bulunan bütün yıldızlar, ufuk düzlemine paralel yaylar çizerler ve hepsi batmayan yıldızlardır. Ekvator düzlemi ufuk düzlemi ile çakıştığına göre, güney yarım kürede bulunan yıldızlar hiç bir zaman görülmezler, yani doğmayan yıldızlardır. Yer küresi üzerinde, güney kutba doğru bir gezi yapıldığında nelerin nasıl değişeceğini de siz tartışınız.

    Güneşin Görünen Hareketi ve Mevsimler


    Güneş, bir yıl boyunca sürekli gözlenirse, hareketinin yıldızların hareketinden iki önemli farkı olduğu anlaşılır. Birincisi, Güneş yıldızlara göre her gün yaklaşık 4 dakika doğuya doğru geriler. Böylece günde yaklaşık 1° lik yol alarak, bir yılda ekliptik (tutulum) düzleminde bulunan yörüngesini tamamlar, ikincisi, gök ekvatorunun her iki yanında belirli iki çizgi arasında, yıl boyunca gezinti yapmasıdır. Eğer Yer, Güneş çevresinde dolanmasaydı ve Güneş de diğer yıldızlar kadar uzak olsaydı, bu farklar ortaya çıkmazdı. Konunun kolay anlaşılması için 21 Mart veya 23 Eylül tarihlerinde ekvatorda bulunan ve Güneş doğmadan doğan bir yıldız alalım. Yıldızın ve Güneşin doğma saatlerini belirleyelim. Güneş, yıldızdan 1s I4d sonra doğmuş olsun. Gözleme devam edildiğinde; Güneş’in ikinci gün 1s 18d, üçüncü gün 1s 22d daha sonra doğduğu görülür. Yukarıda sözü edilen ikinci farkın sonucu olarak, gün ve gece yaylarının uzunluğu sürekli değişir. Kuzey yarım kürede Güneş yazın gök ekvatorunun kuzeyinde ve kışın güneyinde bulunur. Yazın günler uzun, geceler kısa; kışın geceler uzun, günler kısa olur. Güney enlemlerinde bunun tersi olur 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde gece ve gündüz süreleri eşittir. Bu tarihlerde Güneş tam ekvator üzerinde bulunur. 21 Mart’tan sonra Güneş her gün biraz kuzeye doğru kayar ve bunun sonucu olarak günler de sürekli uzar. Bu uzama 22 Haziran’a kadar devam eder. Bu tarihte Güneş, ekvatora göre en büyük açısal uzaklığına erişmiştir (Şekil 1.11). Bu açı 6 = 23° 27 dır. 22 Haziran kuzey yarım kürede günlerin en uzun olduğu tarihtir. Güneş burada bir süre durakladıktan sonra güneye doğru kayarak her gün biraz daha ekvatora yaklaşırken, günler de kısalır ve ekvatora geldiğinde, yaklaşık 23 Eylül’de, gece ve gündüz süreleri yine eşit olur.


    22 Haziran’da Güneşin gök küresinde bulunduğu yerden (ö = +23° 27) gök ekvatoruna paralel olarak çizilen çembere, yaz dönencesi elenir. Bu dönence gün uzamasından gün kısalmasına geçişin olduğu yerdir. Bu geçişin olduğu 22 Haziran tarihine de gün dönümü denir. 23 Eylül’den sonra güneye kayma devam eder. Güneş, 22 Aralıkta gök ekvatorundan güneye doğru en büyük açısal uzaklığa erişmiştir. Burada Güneşin dikaçıklığı 6 = – 23° 27 dır. Güneş, bu kez kış dönencesine gelmiştir ve bu da ikinci bir gün dönümüdür. 22 Aralık kuzey yarım kürede bulunanlar için en kısa, güney yarım küredeküer için en uzun gündür. Bu tarihten sonra Güneş, yine kuzeye kaymaya başlar, 21 Martla yeniden ekvatora gelir. Görüldüğü gibi Güneş’in yıllık hareketinde; 21 Mart, 22 Haziran, 23 Eylül ve 22 Aralık günleri özelliği olan önemli günlerdir. Bu tarihler arasındaki sürelere, mevsim denir. Mevsimler, 21 Marttan itibaren sıra ile ilkbahar, yaz, sonbahar ve kıştır. Mevsimlerin süreleri görüldüğü gibi eşit değildir. Kuzey yarım kürede yaz mevsimi, Yer yörüngesi üzerinde enöte bölgesinde yavaş hareket ettiği için, biraz daha uzundur.

    Güneşin görünür hareketi, Yer’in yörünge hareketinin yansımasıdır. Kepler yasalarından, Yer’in güneş çevresinde eliptik bir yörünge üzerinde, doğu yönünde (saat hareketinin ters yönü) dolandığı bilinir. Bu yörünge düzleminin Yer’in ekvator düzlemine göre eğimi 23° 27 dır. Yer de dönme ekseni çevresinde, batıdan doğuya doğru günde bir kez döner. Yer’in Güneş çevresindeki dolanması boyunca, Yer’in dönme ekseninin uzaydaki doğrultusu değişmez.

    Şimdi, yukarıda sözünü ettiğimiz farklılıkları daha iyi anlayabiliyoruz. Bunlardan biri. Güneş’in günde yaklaşık 4 dk’lık doğuya doğru gerilemesi idi. Yer, yörünge hareketini yaklaşık 365 günde tamamlar. Buna göre günde yaklaşık olarak 1″ (4d) doğuya doğru ilerler Bir t anında Güneş, A noktasında bulunan bir gözlemcinin meridyeninde bulunsun ve bu anda Güneş’in bulunduğu noktada bir de yıldız bulunsun [Güneşin yanında bir yıldız görülemeyeceği için bu bir var sayımdır. (Şekil 1.12)]. 40 gün sonraki durum ne olur? Yer doğuya doğru a. et 40° ilerler Yıldız, A noktasında bulunan gözlemcinin meridyenine geldiğinde, Güneş 40° daha doğudadır. Güneşin gözlemcinin meridyenine gelmesi için Yer’in daha 40′ dönmesi gerekir.

    ikinci özellik, Güneşin ekvatordan kuzey ve güneye doğru belirli bir aralıkta yaptığı gezinti idi. Güneş’in gök yüzündeki bu gezintisinin bir yıl boyunca belli zaman aralıklarında günün hep aynı saatlerinde ve hep aynı fotoğraf filmi üzerinde uygun teknik koşullarda fotoğrafı çekilirse, Şekil 1.13 de görüldüğü gibi analemma denen kapalı bir eğri elde edilir. Bu eğri her yıl çizilirse, aynı olmadığı görülür. Bu eğriden yararlanarak herhangi bir gözlem yerindeki gün yayı uzunluğunu (Güneş’in görülme süresi). Güneş’in belli bir gün için dik açıklığını ve zaman denkleminin değerinin nasıl bulunabileceğini tartışınız. 21 Martla Güneş ekvatorda bulunur. Dönme ekseni doğrultusu değişmediğine göre, Yer’in kuzey yarım küresi gittikçe Güneşe doğru daha çok yatmış olur. Böylece 21 Mart’ta, güneş ışınları ekvatora dik geldiği hâlde, Haziran’da f = 23° 2T lık enlemlere dik gelir.

    21 Marttan sonra kuzey enlemlerde gün yayları uzar, ışınlar gittikçe dikleşir. Havalar da bunun sonucu olarak ısınır. Mevsimlere göre sıcaklıkların artması ve azalmasını anlamak için. gün ve gece yayları ile ışınların dik ve eğik gelmesini birlikte düşünmek gerekir.







  3. 3
    Ziyaretçi
    çok güzel bir konu hem egitici hem de eğlenceli herkese tavsiye ederim bir araştırınn







+ Yorum Gönder
gök cisimleri nasıl hareket eder,  gök cisimleri nasıl hareket ederler,  uzayda gök cisimleri nasıl hareket eder,  uzayda gok cisimleri hareket eder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi