Ekmeğin ekmek oluncaya kadar geçirdiği evreler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Ekmeğin ekmek oluncaya kadar geçirdiği evreler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1

  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: Ekmeğin ekmek oluncaya kadar geçirdiği evreler

    Buğdayın tarlaya ekilişinden başlayarak, sofralarımıza kadar olan bu yolculukta farkına bile varamadığımız bir nimetten, toprağın insanoğluna sunduğu en kutsal mahsulden, emeğin sembolü, bereketin klişeleşmiş ismi buğdayda bir yolculuk yapalım istedim.
    İnsanoğlunun sofralarda dikkatini bile çekmeyen bu mübarek varlık; aştır, berekettir. Eskiden hasadı bin bir zorlukla yapılan buğday, gelişmiş tarım makineleriyle daha da kolay yapılsa da yine de ekmek oluncaya kadar geçirdiği aşamalar küçümsenemeyecek kadar uzun bir serüvendir.

    İsterseniz bu yolculuğu biraz irdeleyelim. Tohumu tarlanın başına götürelim. Tarlaya tohumu nasıl attık? Traktörle. Peki, traktör yapımında kaç kişi çalıştı? Traktörün harcadığı yakıt traktöre konuncaya kadar hangi aşamalardan, kaç kişinin emeğiyle hizmete sunuldu? Peki, gübre de attık. Gübre hangi tesislerde işlendi, hizmete sunuldu? Acaba burada kaç kişinin emeği var?

    Gelelim hasada. Buğdayı neyle biçeceğiz? Ya biçerdöver ile biçeceğiz ya da patosa vuracağız. O devasa makinenin üretildiği mekânda ne kadar insan emek sarf etti? Neyse sonuç olarak bin bir güçlükle buğdayı eve getirdik.

    Geçelim değirmene veya un fabrikasına; fabrika veya değirmenin kuruluşunda kullanılan makine ve ekipmanların imalatında ne kadar insan ter döktü?

    İsterseniz değirmenden unu alıp fırına geçelim. Fırında kullanılan yakıt odunsa, o odunlar oraya gelinceye kadar hangi aşamalardan geçti? Elektrikse bu elektriğin fırına gelmesine kadar geçirdiği aşamalar ve sarf edilen emek kaç kişiyi ilgilendiriyor?

    Elhasıl fırından on saniyede aldığımız ekmeğin serüveninin bayağı meşakkatli olduğunu gördük. Bu kadar sıkıntılı bir süreçten sonra kaldı ki biz bu nimeti kutsal saymışız. Edebimiz ve terbiyemiz onun parçasını bile yerde çiğnemeye müsaade etmiyorken, dünyada açlıktan ölenlerin sayısı gün geçtikçe çoğalıyorken, ülkemizde günlük yüzlerce belki binlerce ton ekmeğin çöpe dökülmesi reva mıdır?

    Yukarıda buğday emektir, dedik. Sanıyorum bir ekmek için ter dökenlerin sayısı milyonlarla ifade ediliyorken buna rağmen bilinçsizce, şuursuzca ekmek israf edenlerin hiç insafı yok mudur? Bu nimete küfür manası taşımaz mı? Ve bu kar-ı akıl mıdır?

    Özellikle ülkemizde ekmek israfının çok yapıldığı yerler bellidir. Allah rızası için bu işlerde sorumluların yetmiş milyon insanın o israf edilen ekmekte hakkı olduğunu düşünmeleri gerekmez mi? Ayrıca dünyada açlıktan ölen insanların yükü de bizim omuzlarımızdadır.

    Kısacası “Tok açın halinden anlamaz.” O hal ile hallenmedikçe, isterseniz açlığı 1. Dünya Harbi’nde cephede ne sıkıntılar çekildiğini, Çanakkale Savaşı’nda atalarımızın hangi sıkıntıları göğüslendiğini az da olsa empati kurarak anlamaya çalışalım. Ekmek aştır, ekmek iştir, ekmek berekettir, ekmek nimettir, ekmek yaşamdır. İşte bu şuuru kafamızda canlı tutup, çocuklarımızı da insanlığın geleceği için bu konuda bilinçlendirmeyi görev sayalım.








  3. 3
    Ziyaretçi
    çok teşekkür ederim çok güzel olmuş ellerinize sağlık







+ Yorum Gönder
ekmeğin evreleri,  buğdayın ekmek oluncaya kadar geçirdiği evreler,  buğdayın ekmek oluncaya kadar geçirdiği aşamalar,  ekmeğin geçirdiği evreler,  buğdayın ekmek oluncaya kadar geçirdiği zaman
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi