Nurettin özdemir şiirleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Nurettin özdemir şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Nurettin özdemir şiirleri





  2. 2
    Asya
    Bayan Üye





    Cevap: Nurettin özdemir şiirleri


    Ağam, Nerden Aşar Yolu Yaylanın?

    I

    Bu akşam dadaşlar bar oynadı gözbebeklerimizde.
    Bu akşam seni bir daha duyduk Erzurum şehri.
    Bir daha doldurduk göğsümüze
    Uzak hatıralar gibi.

    Bu akşam kuvvet oldun dizlerimizde.
    Bu akşam ışık oldun, renk oldun, ses oldun.
    Bu akşam yeniden yarattın kalbimizi.
    Yeniden kaderimiz yazıldı Kop Dağı'na,
    Dumlu'ya, Göktepe'ye, Palandöken'e.
    Yeniden asker olduk, top olduk, tüfenk olduk.
    Yeniden bağrına döndük yayla gecelerinin.
    Yeniden çekildik hudut boylarına bayrak gibi.
    Dalgalandık. Namımız söylendi pervasız.
    Yeniden sahibi olduk bu yurdun;
    Atsız, arabasız.

    II

    Bir yayla gecesinde başladı ilk aşkımız,
    Toprağın bağrında çatlayan tohumlar gibi.
    Bir yayla gecesinde yüreklerimiz geldi avucumuza.
    Bir yayla gecesinde gönül verdik, can verdik.
    Bir yayla gecesinde sevdik, yaşadık ve unttuk
    Nasibi.

    Şimdi sen avuçlarımızdasın.
    Nabzımız seni alkışlıyor durmadan.
    Seni yaşıyoruz gecenin her saatinde,
    Bir ömrü yaşar gibi.

    III

    Senin gözbebeklerinde yaylamın rengi vardır.
    Senin gözlerinde yaylamın geceleri
    Korkunç uçurumlar gibi karanlık ve derindir.
    Korkunç uçurumlar gibi kendi kendine,
    Bir türkü tutturmuşturPalandöken'den.
    Bir türkü tutturmuştur; hasret kokar,
    Kekik kokar, yayla kokar, yar kokar.
    Akşam olur, gölgelenir kayalar.
    Akşam olur, gözlerinin rengi vurur dağlara.
    Akşam olur; ne yol kalır, ne iz kalır. ne geçit.


    Nurettin Özdemir



    Acı Yalnızlık


    Bu şehre gelmemek vardı, çaresiz.
    Kalkıp geliverdim bir akşamüstü.
    Uzak, uğultulu şarkılarla,
    Uzak, uğultulu karanlıklardan.
    Tüm sevgilerin sıcaklığı içinde,
    Tüm özlemleri dindirmek için.

    Bu şehre gelmemek vardı, böyle.
    İstasyonları soğuk, meydanları boş,
    Caddeleri sensiz bulmamak vardı.
    Avuçlarımıza alıp bir deli yüreği,
    Dolu bir kadeh gibi meyhanelerde,
    Buğulanıp buğulanıp kırılmamak vardı.

    Bu şehre gelmemek vardı. Ama.
    Askerdim, mecburdum, çaresizdim.
    Seni ve Türkiye'yi seviyordum.
    Çağrılar mübarek ve güzeldi.
    Sen özlemli ve sıcaktın.
    Kalkıp kapına geldim, deli-divane.
    Uzak unutulmuş kasabalardan,
    Uzak unutulmuş türkülerle.
    Tüm sevgilerin sıcaklığı içinde,
    Tüm özlemleri dindirmek için.

    II

    Sen yalnızlık diyorsun; ben başka türlü anlıyorum.
    Manaları değişiyor kafamda kelimelerin.
    Kalkıp yollara düşüyorum, sana gelmek için.
    Seni bulmak için o eski bahçelerde,
    O eski şarkılarla hülyalı, sarhoş.
    Seni duymak için, seni yaşamak için,
    Seni yeniden yaratmak için mısralarımda.
    Seninle başbaşa uyumak için son uykumuzu,
    Son şarkımızı söylemek için mağrur ve güzel,
    Bütün insanlara karşı mert ve pervasız,
    Bütün kainata karşı hür ve aydınlık.

    III

    Birlikte girdiğimiz salonlardan,
    Sen bir başkasıyla çıkıp gidiyorsun.
    Dolu bir kadeh gibi kırılıyorum avuçlarında.
    Eğilip parçalarımı toplamıyorsun
    Yabancı ayaklardan. Kahroluyorum!
    Üstelik askerim, mecburum, bırakıp gidemiyorum.
    Kurtulamıyorum sağnağından hatıraların.

    Hangi kaldırım taşına bassam, sen eziliyorsun.



    Nurettin Özdemir







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi