Ordunun Dereleri Türküsünün Hikayesi

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Ordunun Dereleri Türküsünün Hikayesi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Ordunun Dereleri Türküsünün Hikayesi





  2. 2
    Asya
    Bayan Üye





    Cevap: ORDUNUN DERELERİ - Türkü öyküsü


    Ordu’nun uzak köylerinden birinde iki genç yaşarmış. Genç kız güzel mi güzel. Dal gibi, sırma örgülü saçları, hokka gibi ağzı, sürmeli gözleriyle yürekler hoplatan kızın adı Hacer. Delikanlı da yakışıklı mı yakışıklı. Bu levent yapılı, yağız gencin adı Mehmet. Şöyle bir bakışıyla genç kızları mezara dek peşinden sürükleyen Mehmet, ne var ki Hacer’e sevdalıymış. Güzelliği ile çevresini kırıp geçiren Hacer de derin bir sevda ile yanıp tutuşurmuş Mehmet için.

    Zaman zaman zerdali ağacının dibinde buluşmuşlar. Göz göze, diz dize akıp giden saatlerin farkına bile varmazlarmış Fakat bu güzel beraberliğe kem gözler karışmış. Haset dolu köyün diğer kızları çevirdikleri türlü entrikalarla bu tatlı beraberliği yıkıp atmışlar.Hacer kızın aleyhine inanılmaz dedikodular üretmişler ve nihayet Mehmet’in, sevdiğini ve de köyünü terk etmesine neden olmuşlardır.

    Böyle derin bir üzüntüyle gurbete çıkan Mehmet, geride gözleri yaşlı bir kız, dertli, yerinden kalkamayan yatalak bir ana bırakmıştır.Büyük bir acı içinde kalan, yüreği yanık Hacer kız her gün evinin yakınından akan dere kenarına gider, yıkadığı kar gibi beyaz çamaşırları çitlere asarken dudaklarından eksik etmediği bir türküyle bütün köyü inletip dururmuş.


    Ordunun dereleri
    Aksa yukarı aksa
    Vermem seni ellere
    Ordu üstüme kalksa

    Ordunun dereleri
    Kara yosun bağlıyor
    Kalk gidelim sevdiğim
    Anam evde ağlıyor

    Oy bağlamam bağlamam
    Zerdali dalımısın
    Garip garip çalarsın
    Benden sevdalımısın


    Ne yazık ki Hacer kızın bu feryadını, ne Mehmet duyar ne de araya giren iyi niyetli komşular bu işe bir çare bulurmuş. Tüm komşuların gelip gittiği ev yas evine dönmüş. O günden sonra günler aylar böyle gelip geçmiş, ne Mehmet dönmüş ne de Hacer gitmiş sevdiğinin yanına. Ama Hacer’in yüreği yanık, hep dertli derli söylermiş bu türküyü inceden.

    Oy Mehmet’im Mehmet’im
    Sana küstüm demedim
    Beni sana geçmişler
    Vallahi ben demedim.

    Hacer’in bu sözlerinde gerçeğin ta kendisi varmış. Ne çare ki içli kız, dertli kız türküsüne vurduğu gamını, derdini sevdiğine ulaştıramamış. Araya girenler de işin üstesinden gelememiş. Böylece yıllar geçmiş aradan. Mehmet gurbette kalmış, Hacer kız da dere kenarında hem ağlamış, hem söylemiş “Ordu’nun Dereleri” türküsünü ölünceye dek.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi