Tom Clancy's Splinter Cell: Chaos Theory (PC) Ön İnceleme

+ Yorum Gönder
Tanıtım ve Tam Çözüm ve İncelemeler Bölümünden Tom Clancy's Splinter Cell: Chaos Theory (PC) Ön İnceleme ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    InKusTe
    Usta Üye
    Reklam

    Tom Clancy's Splinter Cell: Chaos Theory (PC) Ön İnceleme

    Reklam



    Tom Clancy's Splinter Cell: Chaos Theory (PC) Ön İnceleme

    Forum Alev
    Gizlilik ve Aksiyonun Anlamı Splinter Cell...

    Splinter Cell de bu kıstasların içerisindeki sayılı önemli oyunlardan birisi. Doğum tarihi olan 2003 yılında kuşkusuz en sağlam oyunlar arasındaydı ve stealth aksiyon oyunlarına getirdiği yeni soluklar ışığında bence bir devrin kapanıp bir yenisinin açılmasını sağladı. Sam Fisher�ın bizimle çıktığı ilk yolculuk olan Gürcistan macerası olayların konusunu kaçıranlar için görselliğiyle, onu kaçıranlar için de atmosferiyle inanılmaz bir kitleye hitap etti. Ubisoft�un serinin devamını yapması kaçınılmazdı, nitekim fazla da gecikmedi. Yeni oyun ilkinin piyasaya çıkmasından yaklaşık 1,5 yıl kadar sonra duyuruldu, fazla bekletmeden de kendisi çıkageldi. Bu kez de Endonezya�nın sık ağaçlı topraklarına ayak bastık. İki oyunda da ortak olan ve gözlerden kaçmayan bir özellik; mevcut konuların derinliği ve yaşananların siyasi boyutuydu. Tabi oyunun sadece �Splinter Cell� olarak algılanmasından rahatsız olan ben, bu noktada oyunun isminin üzerindeki küçük harflerle yazılı olan �Tom Clancy� ismine değinmek istiyorum. Kendileri inanılmaz bir askeri (savaş, politika,,, ne derseniz artık) roman üstadıdır; zaten ilgilenenlerin de adını duymaması imkansız. Oyun dünyasında ise Splinter Cell�den önce Rainbow Six serisi ile adını beynimize kazımıştır. Yani senaryomuz hep emin ellerdeydi, serinin üçüncü oyununda da bu böyle olacak. Bu konudan da kısaca bu şekilde bahsettikten sonra Splinter Cell 3�te bizi nelerin beklediğine gelin bir göz atalım.

    Bu oyundaki konunun mimarı da önceki oyunlarda olduğu gibi Tom Clancy (kimi bekliyordunuz, Mandrake�yi mi?). Yine o büyük hayal gücünü inanılmaz biçimde kullanarak oyunun hikayesini çiziyor kendileri. Bu kez kendimizi biraz daha uzakta, Kore�de buluyoruz. Tarih 2008�e sarılmış ve yaşananların boyutu evrensel boyutlara genişlemiş. Dünya, eğer durdurulmazsa, bir kaosa ve geniş çaplı bir savaşa sürüklenmenin eşiğinde. Bütün olanların merkezindeki kişiler ise yasadışı Koreli bir grup terörist. Bu suç örgütünün başındaki zatı muhterem şahıs da yer altı suç örgütlerine, kodaman görünümlü pis işlerle alakalı iş adamlarına ve belki de gizli yollarla devletlere nükleer silah sağlayan bir mahluk. Durdurulmazsa da bu adamın sağladığı silahlar ile birlikte dünyanın hakimiyetini ele geçirmek isteyen kötü niyetli kişilerin çatışmaya girmesi olasılık dahilinde. Bundan etkilenecek olanlar da dünya üzerindeki günahsız insan topluluğu ve en önemlisi dünyanın ta kendisi olduğundan çıbanın başını ezmek için NSA�nın gizli ve başarılı ajanı Sam Fisher tekrar göreve çağırılıyor. Ardından da bu suçluların peşine, Kore�ye gidiyoruz.



  2. 2
    InKusTe
    Usta Üye

    --->: Tom Clancy's Splinter Cell: Chaos Theory (PC) Ön İnceleme

    Reklam



    Sam Fisher'le macera bitmeyecek gibi görünüyor.


    Üçüncü oyunun yapılmakta olduğu haberi, bu yılın E3 fuarında düzenlenen özel Splinter Cell 3 gösterimi ile gerçekleştirildi. Bu özel gösterim ve ardından yayınlanan ekran görüntüleri ile videolar, zaten neredeyse muhteşem olan bir oyunun daha ne kadar yükseltebileceğine dair bizlere ipuçları verdi. Geliştirilmiş grafik sistemi ve yapay zekanın sıradaki oyunda karşılaşacağımız gelişmelerden sadece ikisi olduğunu yapımcılar belirtmekteler. Tabi bunların yanında Sam Fisher�in sınırlı hareketlerine yapılan eklemeler de unutulmadan belirtilmeli.

    Yeni Taktikler, Yüksek Yapay Zeka...

    Özellikle gizlilik gerektiren bir infazda kullanılması gereken birinci silah olma hüviyetindeki bıçağı, serinin önceki oyunlarından beri burada ilk kez elimize geçireceğiz. Önceki oyunlarda bıçağın olmayışı çok ince bir noksanlık olarak görünebilirdi; ama, zaten Sam�in gerçekleştirdiği boyun kırma hareketi bize yeterince sessizlik ve gizlilik sağlıyordu; açıkçası yanımda bir bıçağın olmayışını hiç de aramamıştım oyunu oynarken. Silah envanterimize yeni bir parçanın daha eklenmiş olması yine de iyi olmuş. Belki oyun esnasında o bıçağı fırlatma imkanını da bize sunarlar. O zaman gayet hoş olur; ama, şu anda böyle bir güzelliğin olup olmadığını bilmiyoruz. Bu olmasa bile karakterimize kazandırılan yeni hareketler ile karşımızdakinin ecelini daha çarpıcı biçimde gerçekleştirebileceğiz. Mesela Sam, düşmanının başının üzerinden devam etmekte olan boru sisteminden tutunarak bacakları ile kurbanının başını kavrayıp boynunu kırabilecek yada bu size zor geldiyse �sadece� omurgasını ikiye ayırabilecek. Biraz daha kasarsanız karşınızdakinin beyniyle menemen bile yapabilirsiniz; ama, anlaşılan bu özelliği de dördüncü oyuna saklıyorlar.

    Bunun dışında kapıları tekmeyle kırarak içeri girme, parmaklıları bıçakla parçalama ve daha atletik stillerle hareket etme olanakları sayesinde hem oynanış körüklenecek, hem de aksiyonun dibine vurulacak. Düşmanlarımızın elleri de bu arada armut toplamayacak tabi ki. İlk iki oyunda eğer düşmanlarınızın sizi zorlaması bakımından canınız sıkıldıysa şimdiden taktik çalışmaya başlayın derim. Çünkü bu oyunu oynarken öncekilerden çok daha fazla çaresiz kalmanız söz konusu olacak. Düşmanlarınız daha da zekice hareket edecekler ve etraflarında olan bitenlere karşı çok daha duyarlı davranacaklar. Belki gölgelere güvenebilirsiniz; ama, artık onlar da fani bedeninizi gizlemek için çok da yeterli değiller. En ufak bir çıtırtı karşısında bütün ışıkları gözlerinizin içinde yanarken bulacaksınız ve eğer düşmanınızla baş başa kalırsanız karşınızdaki kişi elindeki fener gibi aydınlatıcı unsurlar ile bulunduğunuz yeri gündüze çevirecek. Kahraman olmaya niyetleri de olmadığı için yetersiz kaldıkları durumlarda yardım isteyecekler ve kalabalık bir topluluk size gerekli muameleyi yapacak. Oyun içerisinde bunların nasıl görüneceğini tahmin bile edemiyorum.







  3. 3
    InKusTe
    Usta Üye
    Sam Fisher'le macera bitmeyecek gibi görünüyor.


    Çok Oyunculu Sistem Bir Harika...

    Oyunun multiplayer özelliği ise bahsedeceklerim arasındaki altın noktayı oluşturduğundan bunu en sona bırakmayı yeğledim. Pandora Tomorrow ile getirilen multiplayer özelliklerinin oyunun oynanışına en büyük pozitif etkiyi getirdiği aşikar. İkinci oyundaki karşılıklı mücadelenin yanında Chaos Theory�de oyuna eklenen �CO-UP� modu sayesinde aynı anda aynı görevi arkadaşınızla beraber oynayabileceksiniz. Bu özellik gerçekten de E3�te oyun hakkında üzerinde durulan en büyük özelliklerden biriydi. Gerçekten de LAN üzerinden veya internet�ten bir arkadaşımla bu muhteşem görsel şölene ortak olmak için heyecanlanmıyorum dersem yalan söylemiş olurum. Grafikler ise olması gerektiği gibi serinin en iyisi. Ama sadece serinin en iyisi değil, yapılabilecekler arasında belki de üst limit. İzlediğimiz videolara bakılırsa özellikle ışıkların, dolayısıyla gölgelerin ilk göze çarpanlar arasında olacağı belli. Çizimlerdeki ayrıntılardan bahsetmeme gerek var mı bilmiyorum.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi