Oyunculukta Stanislavski Yöntemi

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Tiyatro Bölümünden Oyunculukta Stanislavski Yöntemi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Don Corleone
    Yeni Üye
    Reklam

    Oyunculukta Stanislavski Yöntemi

    Reklam



    Oyunculukta Stanislavski Yöntemi

    Forum Alev
    Stanislavski’nin oyunculuk yöntemi natüralist anlayisa dayanir. Natüralist anlayista tiyatro çevreyi yansitan bir ortam olarak düsünülür. Stanislavski natüralist tiyatro anlayisinin en önemli ustalarindan biri olarak tanimlanirsa da, onu yalnizca bu kalip içinde görmek eksiklik olacaktir.

    Stanislavski’nin yöntemi tüm sahne sanatini kapsar. O sahnenin uygarlastirici toplumsal görevini vurgulamis, etigini kurmus, ve her seyden önemlisi de, tiyatro sanatinin kolektif olmasi gerektigi kuramini yaratmistir. Stanislavski’nin kuramlari en genis kapsamiyla düsünülmelidir. Bu kuramin temelinde oyuncunun yöntemi yaratan kisiyi taklit etmesi veya sahnede ancak gerçek yasami canlandirmasi geregi yoktur. Stanislavski yöntemini kullanmak için ille de natüralist olmak gerekmez. Sanatçinin tuttugu yol ne olursa olsun,o sanatçi;Stanislavski’nin yöntemini kullandiginda,insan duygularina,davranislarina ve konusmalarina varabilecek,böylece rolüne inandirici bir yorumla yaklasabilecek,rol kisisinin iç dünyasini yaratabilecektir.

    Stanislavski’nin oyunculuk yöntemi sinirlari kesin çizgilerle belirlenmemis sapmalara izin veren, esnek bir oyunculuk yöntemidir. Yöntemin ana sartlarina sadik kalmak sartiyla her egitici ya da aktör kendi özelliklerine göre bu yöntemden yararlanabilir. Ancak yöntemin temeli kesindir bu da sahne üzerinde ruhun yasatilmasidir.

    Stanislavski’nin yönteminin çikis noktasi da budur. Ona göre günlük yasantimizda her gün karsilastigimiz olaylar karsisinda belirli tepkiler veririz. Tüm bu yaptiklarimiz elimizde olmayan bir çesit refleks hareketleri olarak ortaya çikar.

    Günlük hayatta normal olarak davranan insanlar,bir toplulugun karsisina çikinca kasilirlar, gereksiz hareketlere basvururlar. Stanislavski yapilacak olan seyin sinir sistemini kontrol altina almak oldugunu söyler. Baska bir deyisle bilinç altinda olusan duygu ve düsüncelere bilince tasimak gerekir.

    Psikolojik hayatimizin üç asil güç kaynagi vardir. Bunlar akil, istem ve duygudur. Stanislavski bunlara “iç hareket ettirici güçler‿adini vermektedir. Ona göre denetimimiz altinda bulunmayan tüm duygular bilinç altidir. Bir aktör için önemli olan da bu duygulari denetim altina alabilmektir.

    Stanislavski’nin oyunculuk yöntemine “Fiziksel Hareket Yöntemi‿adini veriyoruz. Bu temel dogrudan hareketle oyuncunun yapacagi ilk sey rol kisisi ile kendi kisiligi arasinda benzerlikler bulmaktir. Oyuncu ancak kendi karakterinde var olan duygu ve düsünceleri yansitabilir.
    Stanislavski’ye göre aktör oynayacagi rol kisisini enine boyuna incelemelidir. Ancak tüm kosullari yerine getirdikten ve kusursuz bir mekanizmaya sahip olduktan sonra aktör sahne üzerinde gerektigi gibi oynayabilecektir.

    Stanislavski’nin oyunculuk yöntemi degisik bölümler içinde ele alinabilir. Esnekligi ve kisiye özel çalisilma biçimi ile buna olanak verir. Ancak ne tür bölümlemeye gidilirse gidilsin yöntemi iki ana bölüm içinde toplamak mümkündür. Birinci bölüm yöntemin iç mekanizmasi üzerine, ikinci bölüm ise dis mekanizmasi üzerine kuruludur.

    1936 yilinda yayinlanan Bir Aktör Hazirlaniyor (An Actor Repares) kitabi Stanislavski’nin yönteminin Iç Mekanizmasi üzerinedir. Ölümünden sonra 1949’da yayinlanan Bir Karakter Yaratmak (Building A Character) ise onun yönteminin Dis Mekanizmasini kapsar. Ancak bu iki kitabini benimseyebilmek için Sanat Yasamim (My Life in Art) adli kitabini okumak gerekir.

    1-YÖNTEMIN IÇ MEKANIZMASI

    *Eylem(Aksiyon):Stanislavski bununla iç aksiyonu kastetmistir. Stanislavski’nin bu terimi “niyet etme‿ ile karsilanmaktadir. Iç aksiyon konusmamiza bagli olmadan sahne üzerinde konusulan seydir. Bu bir oyuncu konusurken, dinlenirken yalniz basina sahnedeyken varolan bir seydir. Bunu oyuncunun bir cümleyi söylerken veya bir hareketi gerçeklestirirken bunlarin içerdigi anlamin tam karsitini ifade edebilmesi olarak da dile getirebiliriz.

    *Büyüleyici“eger: Stanislavski eger sözcügüne özel bir anlam yüklemistir. Ona göre oyuncu her hangi bir rolü oynayabilmek için “Eger ben onun yerinde olsaydim ne yapardim?‿ sorusunu kendine sormalidir. Eger sözcügünün asil büyüsü korkuya veya zora basvurmadan sanatçiyi bir seyler yapmaya itmesindedir. Eger varsayimi oyuncunun yaratisini, düsüncesini ortaya çikaracagi gibi ayni zamanda mantiki aksiyonu atesleyen bir ögedir.

    *Imgelem: Imgelem bir oyuncunun teknik aracidir, temelde bir oyuncunun sahip olmasi gereken en önemli yetisidir, hayal gücüdür. Stanislavski konuda çok kesin ve kati davranir. Hayal gücünden yoksun bir aktör için ne düsünürsünüz sorusunu kesin yanitlar: “Bir aktör ya hayal gücünü gelistirmeli yahut tiyatrodan ayrilmadir.

    *Dikkatin Toplanmasi (Konsantrasyon):Burada Stanislavski’nin anlatmak istedigi genel anlamda bir konsantrasyon degildir, bu daha çok oyuncunun seçimi ve iradesiyle istedigi yere dikkatini toplamasi anlamina gelir. Stanislavski aktörler için 3 dikkat çemberi önerir.
    1- Küçük dikkat çemberi ,
    2- Orta dikkat çemberi
    3- Büyük dikkat çemberi. Küçük dikkat çemberi oyuncuya en yakin olan alan, orta dikkat çemberi biraz daha genis bir alan, büyük dikkat çemberi ise bütün salon ve sahneyi kapsayan bir alandir.

    *Birimler ve Amaçlar:Stanislavski oyuncularin her hangi bir oyunu ele almalarinda islerini kolaylastiran ve oyunu daha rahat çözümleyebilecekleri bir yöntem önerir. Bu yöntemin adini metnin birimlerini ve amaçlarini saptamak olarak belirtir.

    *Inanma ve Gerçeklik Duygusu: Oyuncunun yaptigina inanmasi olarak da yorumlanabilir. Yalniz burada kastedilen oyuncunun yaptigini içtenlikle yapmasi degil, olayda gerçek bir taraf bulup onun üzerine bir inanç beslemesidir.

    *Cosku Bellegi: Stanislavski cosku bellegini “Bir zamanlar çesitli etkilerle duydugumuz heyecanlarin sizde yasatilmasini saglayan bellek olarak tanimliyor. Aktör itici güç olarak oyunun kendisini kullanarak cosku bellegini uyandirabilir ve gerekli yerlerde gerekli duygularin uyanmasini saglayabilir.

    *
    Duygu-Düsünce Alisverisi: Günlük yasamda insanlar sürekli olarak nesneler ya da diger kisilerle iliski halinde bulunurlar. Kisinin kendi kendine kaldigi anlarda bile hiç olmazsa düsünceleri yoluyla bir takim kisilerle ya da nesnelerle iliski halindedir. Stanislavski bu konuda söyle der: “Eger aktörler genis bir toplulugunun dikkatini yakalayip tutmak isterlerse kendi aralarindaki duygularin, düsünceleri, eylemlerin kesintisiz alis-verisini saglamak için her türlü çabayi göstermelidirler. Bu alis-veris için gerekli iç malzeme de seyircinin dikkatini tutmaya yetecek nitelikte ve çekicilikte olmalidir.‿

    *Uyarlama: Uyarlama aktörün sahne üzerinde çok sik karsilasacagi bir dizi olaylari kapsar. Aktörler oyunun gerektirdigi kosullara göre tavir ve eylemlerini oyuna uydurmak zorundadirlar. Bir bakima duruma uyma gereken amaca varmak için kullanilan bir aldatma yöntemi, bir bakima da duygularin, düsüncelerin canli anlatimidir.

    *Kesintisiz Çizgi: Hangi sanat dalini ele alirsak alalim her sanat dalinda kesintisiz bir çizginin olmasi gerekir. Söz gelimi kollari, basi, gövdesiyle bir takim amaçsiz hareketler yapan, konusmalarini gelisi güzel bir sahnede söyleyen kisiye aktör diyemeyiz.Oyun esnasindaki bütün eylemler kesintisiz bir çizgi olarak düsünülmelidir. “... Aktörün dikkati sürekli olarak bir nesneden ötekine geçer. Iste odak noktasinin bu sürekli degisimi kesintisiz çizgiyi olusturur.‿ der Stanislavski.

    2-YÖNTEMIN DIS MEKANIZMASI

    *Fiziksel Kisilendirme: Stanislavski’ye göre gövdesini ,sesini kullanamayan aktörün rolünün içsel yapisini ne kadar mükemmel yaratirsa yaratsin seyirciye geregi gibi aktaramayacagi bir gerçektir. Dissal biçim olmadan aktörün imgelerinin ne içsel kisiligi ne de ruhu seyirciye ulasmaktadir. Dogru ruhsal biçim bir kez belirlendiginde, içsel kisilendirme imgeye uygun ögelerle islenip örülerek rol kisisinin fiziksel yapisi ortaya çikacaktir.

    *Kaslarin Gevsemesi ve Anlatimli Vücut: Bir insan olarak aktör istese de istemese de toplum karsisina her çikisinda sinirsel bir gerginlik içindedir. Bu sinirsel gerginlik kaslarin gerginligini de beraberinde getirir.

    Stanislavski aktörlerden gevseyebilmek için sürekli olarak jimnastik ve dans derslerine önem vermelerini ister. Bu derslere gereken ilginin gösterilmesiyle aktörün gereksiz kas gerginliklerinden kurtulacagini savunur.

    *Tutumluluk ve Denetim: Stanislavski’ye göre aktör her türlü gereksiz hareket ve jestten kendini arindirmalidir. Rolün fiziksel yapisina gerekli biçim kesinligini ancak bu kosullar kazandirabilir. Tutumsuz, rast gele hareketler oyuncunun kendisine dogal gelse bile oyununun yapisini bozar, oyununu abartir ve denetimsiz hale getirir. Her aktör jest ve hareketlerini Stanislavski’nin deyimiyle “kendisi onlarin degil, onlar kendisinin denetimi altinda olacak biçimde kullanmalidir.‿

    *Konusma-Vurgulama-Tonlama: Stanislavski’ye göre aktörler bogumlamalarini, ses mekanizmalarini mükemmel hale getirmeli, seyircilerin kendilerini anlamalarini saglamali, söylediklerini onlara yeterince duyurmalidir. Bir aktörün kendi dilinin özelliklerini bilmeden bozuk düzen konusmasi sonrada sahneye çikip özgürlükten, ideallerden, asktan söz etmeye çalismasi seyirciye karsi yapilan haksizliktir, saygisizliktir.

    *Hiz ve Tartim: Hizi belirli bir ölçü içinde kararlastirilan esit uzunluktaki birimler arasi vuruslar, tartimi ise birimlerin niceliksel iliskilerinin, kararlastirilan belirli bir hiz ve ölçüde birim uzunluklarina göre düzenlemek olarak tanimlayabiliriz. Stanislavski’ye göre dogru hiz ve tartim, bastan beri duygusal gelisimi hesaplamis, piyesin gerektirdigi tüm kosullari dikkate almis ve rol kisisiyle kendi kisiligi arasinda gerekli yaklasimlari saglamis aktörler için sorun degildir. Dogru hiz ve tartim kendiliginden olusacaktir.




    "Ben gerçek olaylar toplamakla yükümlü bir nüfus sayim memuru degilim. Ben coskularimi harekete geçirmek zorunda olan bir sanatçiyim.‿

    STANİSLAVSKİ



  2. 2
    AKBİLE
    Bayan Üye

    Cevap: Oyunculukta Stanislavski Yöntemi

    Reklam



    Stanislavski tarafından sistemleştirilmiş özdeşleyime dayalı oyunculuk yöntemidir Psikolojik gerçekçi oyunculuk sanatının başkuramcısı olan Stanislavski, özdeşleşmeyi oyunculuğun temeline koymuştur







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi