Tiyatro eleştirisi Kısa bir hecedir aşk; ama...

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Tiyatro Bölümünden Tiyatro eleştirisi Kısa bir hecedir aşk; ama... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    .::Melinda::
    Üye
    Reklam

    Tiyatro eleştirisi Kısa bir hecedir aşk; ama...

    Reklam



    Tiyatro eleştirisi Kısa bir hecedir aşk; ama...

    Forum Alev
    İzmir Devlet Tiyatrosu, bu sezon 50. yılını kutluyor. İzmir´e yolumuz düşmüşken ´Uzun Bir Hecedir Aşk´ın seyirci koltuğuna ilişiverdim.
    Daha önce Diyarbakır, Van, Trabzon gibi Devlet Tiyatrosu´nun uzak şubelerinde oyunlar seyretmiştim; ama İzmir´de ilk kez bir oyun seyredip yazma fırsatım olduğunu itiraf etmeliyim. Hidayet Sayın´ın yazdığı ´Uzun Bir Hecedir Aşk´ı Alptekin Ertürk yönetmiş. Oyunun dramaturgisi Haluk Işık´a, dekor tasarımı Şuar Şeylan´a, kostüm tasarımı Yıldız İpeklioğlu´na, ışık tasarımı Kemal Gürgün´e ait.


    Aşkın paydasında eşitlenen Oğuz (Doğan Yağcı) ve Suna (Serpil Aktaş), yollarına ayrı şekilde devam etmek zorunda kalır. İki âşık, yıllarca göz ucuyla da olsa birbirlerini takip etmiş, anılarını gizliden yaşatmanın çarelerini bulmuştur. Bu iki suret, yıllar sonra Oğuz´un kapıyı çalması ile yeniden ´aşk´a bürünürken, geçmişin acıları ve hataları da gündemin birinci maddesi olarak yerini alır. Oğuz, aşk dilenir; Suna, gönül kırıklığından ördüğü sert duvarın gerisinde olan biteni gözlemler. Karşısındaki adamın sahiciliğinden bu kez emin olmak düşüncesindedir. Oğuz, yıllar önce yoluna başka şekilde devam etmenin hayrına inanmış, yaşantısı bir evlilik ve devamında milletvekilliği ile süregitmiştir. Şimdi ise başarılı bir iş yaşamının ardından sakin günler yaşayan Suna ile yeniden birleşmek arzusundadır. İki dulun durduğu aşk sınavında, neyin kazanacağı ise kurguya dahildir.


    Konuyu özet mahiyetinde geçiştirdiğimiz fasıl satırlarının ardından, gelelim aslına. Aşk, uzun bir heceyse, bu heceden ziyadesiyle çalınmış. Bir perdede kotarılacak oyunun, iki cılız perde ile uzatılması gereksiz kalmış. Sayın´ın metni, Yunus Emre´nin bir dizesinin şiirselliğine abanmış, içerikten yoksun satırların arasında deviniyor. Bu devinim, iki oyuncunun metni yüzünden okumaları ile buluşunca, ortaya tatsız tuzsuz, aşksız bir oyun çıkıyor. 50. yılını kutlayan İzmir Devlet Tiyatrosu´nun, oyunculuk kalitesini zorlayan oyunlarla geçmişini taçlandırması münasip olabilirdi. Ancak, yarım asırlık geçmiş, seyirciye yapılan anonsta kalmış. Seyirci görüşlerinin yer aldığı deftere göz gezdirdim. "Bu oyunu hemen kaldırın. Zaten bomboş olan İzmir Devlet Tiyatrosu, bu oyunla daha da boş." mahiyetindeki bu satırlar, seyircinin de aynı özlemde olduğunu ispat eder cinsten.


    Merkezden belirlenen repertuar, giderek yenileri eklenen sahneler ve sanatsal kalitesini düşüren bir tiyatro mantalitesinin, seyirci sayısını azaltırken nitelikli oyun özlemini artırdığı kuşkusuz. Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü Mine Acar´ın ve İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürü Yaşar Ürük´ün, gündelik işlerden başını kaldırıp seyirci defterlerini de okumasını salık veriyorum.


    Uzun Bir Hecedir Aşk... Ama kısa kalmış, anlatılamamış. Var olan duygular da ifadesiz, donuk, yüzlek okumalardan öteye geçememiş. Oyunun tanıtım broşüründe, Yaşar Ürük´ün kaleminden "Aşktan kısmetine düşeni yakalayamamış olanların oyunumuzda bulacağı fazla ayrıntı yoktur." diye bir cümle gözüme ilişti. Bu oyunda "aşk"a dair bir şeyler var ise şayet, beni de nasibini alamayanlar listesine ekleyin lütfen.


    Nice 50. yıllara!





    HÜSEYİN SORGUN




  2. 2
    AKBİLE
    Bayan Üye

    Cevap: Tiyatro eleştirisi Kısa bir hecedir aşk; ama...

    Reklam



    Tiyatro eleştirisi Kısa bir hecedir aşk; ama.; dört kitabın manisini gördüm ezber ettim aşka gelince gördüm uzun bir hece imiş aik der yunus emre







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi