Mustafa Yıldızdogan Tüm Şarkı Sözleri

+ Yorum Gönder
Müzik Köşesi ve Türkçe Şarkı Sözleri Bölümünden Mustafa Yıldızdogan Tüm Şarkı Sözleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    MaviAdam
    Özel Üye
    Reklam

    Mustafa Yıldızdogan Tüm Şarkı Sözleri

    Reklam



    Mustafa Yıldızdogan Tüm Şarkı Sözleri

    Forum Alev
    Abi (Köyden Geldim) - Mustafa Yıldızdoğan
    Köyden geldim köyden şehre
    Ne bileyim bir hoş abi
    Betonların arasında
    Arıyorum bir kuş abi

    şaştım kaldım bu ne emek
    Para mıdır her şey demek
    İnsan demek gönül demek
    Gönüllerse bomboş abi

    Bir tek selam deva derde
    Kolu komşu neymiş nerde
    Ölsem ölüm kalır yerde
    Deme bana savaş abi

    Akşama Kadar - Mustafa Yıldızdoğan
    Güneş burada da var Ta ki batana kadar Yıldızlar yine parlak Şafak atana kadar Gonca güllerim vardı Burcu burcu kokardı Rengi soldu sarardı Sevip tutana kadar Bilsen şimdi nerdeyim Çılgın gecelerdeyim Uzun bir seferdeyim Gücüm yetene kadar

    Al Beyazım - Mustafa Yıldızdoğan
    Biz ki kartal misali göklerde uçmalıyız
    Merhamet bekleyene yürekler açmalıyız

    Al beyazım beyazım
    Türküm elinde sazım
    Sen göklerde dalgalan
    Çıksın benim avazım

    Kaldır başını kaldır dik gözünü güneşe
    Gölgesinden korkanlar tutuşamaz güreşe

    Hak haklının değil ki hak kuvvetli olanın

    Amirim - Mustafa Yıldızdoğan
    Ah anam ah Yine sana yazıyorum, yine sana döküyorum içimi, senden başka kim anlar ki beni. Dün o fırtınalı gecede eve giderken, karanlık kuytu bir köşede, bir adam çıktı karşıma "Beyim, beyim" dedi elindeki yarım sigarayı göstererek ateş istedi. Tam sigarasını yakıyordum ki, parmağından yüzüğü görünce, o buz gibi elleri ta ciğerimi yaktı. Bu yüzük dedim, kafasını kaldırdı, yüzüme baktı dokunma dedi. Hey Allah'ım bu o Amirim. Sarıldım boynuna, tanıyamadı, hatırlayamadı beni. Yalvara yalvara zor razı ettim eve gitmeye. Soğuktu. Bir Allah'ın kulu yoktu ortalıkta, Bizden ve peşimden ayrılmayan siyah kediden başka. Eve varıncaya kadar o günleri anlattım. Beni nasıl çatışmadan kurtardığını, yüzüğü de o günün hatırası olarak parmağına taktığımı daha başka Aydınlı plakacı 09 Osman'ı, Trabzonlu Laz Dursun' u, Maraşlı Ede Ökkeş' i, Erzurumlu Yanık Ömer'i, ama nerede, beni dinlemiyordu bile hep bir şeyler mırıldanıyordu ağırdan ve sessiz. Gidenler gelmeyecek, gidenler gelmeyecek amirim başka dünyalardaydı. Eve vardık, kediyi kucağına aldı, kediyi ısıtıyordu, halbuki kendi titriyordu. Sobanın farkında bile değildi garibim. Beraber çektiğimiz fotağrafları, bana hediye ettiği cevşeni gösterdim oralı bile olmadı tedirgindi, bir şeyler arıyordu, cebinden eski bir kağıt parçası çıkardı, baktı, baktı kül tablasına bıraktı. Fark ettirmeden aldım bir telefon numarası yazılıydı aradım. Telefona çıkan karısıydı. Amirimin yanımda olduğunu söyleyince kadın öyle bir çığlık attı ki, kalp atışını yüreğimde hissettim. Nasıl bu hale düştüğünü sorunca, kadın bir ah çekip anlatmaya başladı. Teskeresi 12 gün geçen fakat çatışmada olduğu için alayına dönmeyen evli, 27 günlük yeni bebeği olan, bir evin bir oğlu, Sivaslı Ali adında bir asker kucağında şehit olmuş o anda şuurunu kaybetmiş, velhasıl kafayı yemiş, vay be... Amirim ki -25 derecede Hakkari'nin dağlarında kara kışa ve haydutlara karşı meydan okurdu. Vatan dedi mi bir vatan daha çıkardı ağzından, zoru sevdirmişti, çileyi sevdirmişti. Ay yıldızlı bayrak için ölümü ölümü sevdirmişti Amirim. Lafın kısası güzel anam, bir sonra kadıncağız 2 çocuğunun da alıp geldiler. O karşılaşma anı var ya vicdansızı merhamete getirecek bir an, karısını ve çocukları karşısında görünce, o umursamaz adam, doğruldu, kanatlanacak kuş gibi öyle bir atıldı ki çocuklarının üstüne, anlatamam. Ne kadar ısrar ettimse de kalmak istemediler,vedalaştık. Kapının önünde arkalarından bakakaldım. Kavuşmak ne güzel şey, ah bir de ben sana koşabilsem ey güzel anam. Amirim sanki bir şey unutmuş gibi birden geri döndü. Elini omzuma koydu, gözlerini gözlerime dikti, yutkundu yutkundu ve şu okkalı sözler döküldü dudaklarından : "Bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar, bir kibrit bir milyon ağacı yakar."

    Anam (Gözleri Yollarda) - Mustafa Yıldızdoğan
    Gözleri yollarda ah çeken anam
    Seni istiyorum seni hep seni
    Dua et duanla sılaya dönem
    Seni istiyorum seni hep seni

    Gözüm yok alemin devlet malında
    Kutlusunda kumaşında şalında
    Gonca çiçeğinde fincan falında
    Seni istiyorum seni hep seni

    Hasreti der gözlerimin yaşında
    Fikrimde zikrimde her gün düşümde
    Elinde aş, ekmek ocak başında

    Anlat Mektupta - Mustafa Yıldızdoğan
    Günlerin ayların ne isimleri Gönder de hatırlat yok resimleri Unuttum unuttum tüm mevsimleri Kar nasıl yağardı anlat mektupta Arıyı peteği bal özünü de Yeşili çimeni kır sözünü de Unuttum unuttum gökyüzünü de Kuş nasıl uçardı anlat mektupta Kelebek rüzgara kızar mı bazı Dal dal öpüp de eder mi nazı Unuttum unuttum baharı yazı Gül nasıl kokardı anlat mektupta Düşümde görürüm bazen anamı El açıp yalvarır dua bana mı Unuttum unuttum yaşlı babamı O nasıl yiğitti anlat mektupta Beklerken hücremde sehpa sıramı Bir sızı gelip de yakar şuramı Unuttum unuttum yerim bura mı Er nasıl yutulur anlat mektupta Anlat anlat çünkü hasretiyim bunların Ozan Mustafa'mda özlem yıllarım Unuttum unuttum biten yolları Son nasıl derler anlat mektupta

    Bakma Öyle Islak Islak - Mustafa Yıldızdoğan
    Bakma öyle ıslak ıslak
    Gözün gözümde kalacak
    Gönül yaram, gözü karam
    Asktan yana bahtı karam
    Atese düsmüs kar gıbı
    Erıyorum gülüm erıyorum
    Senı sevıyorum

    Seher yellerını yüregınde estır
    Günesı gönlünde dogur her safak
    Dünya sensın
    Alem senın ıçınde
    Sen hıssederek yasamaya bak
    Bazen gülerek bazen aglayarak
    Ama tat alarak
    Ask kolaya ıtıbar etmez
    Gönül zora tutsak
    Onun ıçın
    Yalcın kayalara sür gönül atını
    Çıle mayasıysa askın
    Acıdan zevk al
    Hasret senı yıldırmasın
    Egme basını bensız oralarda
    Efkarın cana yettıgınde
    Kapat gözlerını
    Vuslatı düsün ve öylece kal
    Daha olmadı
    Sök yüregını
    Yüregıme sal
    Bakma öyle ıslak ıslak
    Gözün gözümde kalacak
    Gönül yaram, gözü karam
    Asktan yana bahtı karam
    Atese düsmüs kar gıbı
    Erıyorum gülüm erıyorum
    Senı sevıyorum
    Bır avuç ates koydu gözlerın ıçıme
    Senı düsündükçe
    Yüregım yanıyor
    Bogazım dügümlenıyor
    Dalıp gıdıyorum uzaklara
    Sokaklara atıyorum
    Yalnızlıklara bırakıyorum kendımı
    Gözlerım puslanıyor
    Yanagım ıslanıyor
    Sankı omzuma daglar yaslanıyor
    Hey gözünü sevdıgım
    Gönül verdıgım
    Hayalıyle murada erdıgım

    Delı taylar gıbı durusunu
    Yaralı ceylan düsünüsünü
    Sınırını, gülüsünü
    Boyun büküsünü
    Sevınçle gelısını
    Hüzünle gıdısını
    Ve gıderken
    Yaprak gıbı dökülüsünü
    Bakma öyle ıslak ıslak
    Gözün gözümde kalacak
    Gönül yaram, gözü karam
    Asktan yana batı karam
    Atese düsmüs kar gıbı
    Erıyorum gülüm erıyorum

    Barışmam - Mustafa Yıldızdoğan
    Küstürdü yar beni kırdı kalbimi Düğün olsa bayram olsa barışmam Bilemedi kıymetimi kadrimi Ağlasa sararsa canlar solsa barışmam Ağlasa sararsa dostlar solsa barışmam Vuslat diyarından etmişim firar Ben bu ayrılıktan görsemde zarar Gönlüm umuyor ya kararım karar Özür dilemeye dostlar gelse barışmam Özür dilemeye dostlar gelse barışmam Feymanim kar yağdı boran üstüne Bina yapılırmı viran üstüne Yemin etmedim ya Kur-an üstüne Gayrı bundan sonra ölse barışmam Gayrı bundan sonra dostlar ölse barışmam

    Biz Bu Hallere Düşecek Adam Mıydık - Mustafa Yıldızdoğan
    Bız bu hallere düsecek adam mıydık
    Duymadıklarımızı duyduk
    Görmedıklerımızı gördük
    Ikı dırhem aklımız vardı
    Onu da yedık bıtırdık
    Frenı patlamıs kamyon gıbıyız
    Allah'a havale gıdıyoruz
    Bız bu hallere düsecek adam mıydık

    Dalından kopan yaprak mısalı
    Bır rüzgara kapıldık kı sormayın gıtsın
    Kos koca 5000 yıllık çınar
    Batının hızarına düstü
    Felegın nazarına düstü
    Yıgıt dıye namım vardı
    Namert pazarına düstü
    Bız bu hallere düsecek adam mıydık

    Ne batılı olabıldık ne dogulu
    Ikı camıı arasında kalmıs beynamaz gıbıyız
    Bızı bız yapan, bıze aıt ne varsa her seyı attık
    Tıpa tıp taklıt ettık, aslını yasattık
    Üretmedık, tükettık, hazıra konduk hep yattık
    Hazıra dag mı dayanır beyler
    Ilımsız çag yakalanmaz, ılımsız kaldık
    Sıg kaldık, kaldık böyle kıraç
    Cıgerı bes para etmeyenlere el açtık
    Ve kahretsın yasıyoruz, onlara muhtaç
    Bu son lıman, bu son gemı baska yol yok
    Anlayın artık anlayın
    Türkün türk'ten baska dostu yok

    Yardım almaya alısanlar, Emır almaya da alısırlar
    Alıstılar beyım alıstılar
    Üç bes kurus ıçın
    Dalınız, kökünüz dedıler, açtılar
    Kıyınız, kösenız dedıler, ortalıga saçtılar
    Gururumu köprü ettıler, geçtıler
    Ölçtüler, bıçtıler
    Sah damarımı kestıler beyım kestıler
    Serefe dıyerek haysıyetımı ıçtıler
    Bızler gölgemızle oynasırken
    Onlar daglarımızda poyraz olup estıler
    Bız bu hallere düsecek adam mıydık

    Hürrıyetın tarıfını unuttuk
    Çanakkale'yı, sakarya'yı unuttuk
    Unuttuk ecdadı, mazıyı unuttuk
    Muhtaç oldugumuz kudret, damardakı asıl kanı unuttuk
    Unuttukça musıbetlere gark olduk
    Unuttuk beyım unuttuk
    Sankı bu vatanı bedava bulduk
    Bız bu hallere düsecek adam mıydık

    Hey gıdı asırlar hey, ses versenız
    Yüreklerı o günlere çevırsenız
    Hey gıdı üç kıta, yedı denız
    Hey gıdı uçsuz bucaksız vatan
    Vatan ıçın can veren
    Sımdı elın vatanında yatan
    Mezarsızlarımız, sahıpsızlerımız
    Garıplerımız
    Yanı azız sehıtlerımız
    Özür dılerız özür dılerız, özür dılerız
    Velhasıl

    Bulamazsın - Mustafa Yıldızdoğan
    Bir beni anlarsın da Ararsın da bulmazsın Yokluğumla alevlenir Yanarsın da bulmazsın Gelir o an aklın başa Yalın ayak koşa koşa Dağa taşa uçan kuşa Sorarsın da bulamazsın Ölüm ömür ardı dersin Koca dünya dardı dersin Bir Mustafa vardı dersin Ararsın da bulmazsın

    Dede - Mustafa Yıldızdoğan
    Günü bayram eyledik
    Mani türkü söyledik
    Her yerde farklı curcuna
    Dede biz böyle miydik

    Çalan kaçtı Amerika
    Arayan yok harika
    Memur, işçi, emekliler
    Kemerleri tam sıka

    Gelen vurdu, giden vurdu
    Öküz çift çift doğurdu
    Yüzsüzde yüz kızarır mı
    Hep Silifke yoğurdu

    Aydın aydın olaydı
    İş o zaman kolaydı
    Halktan kopuk bu aydınlar
    Dede hiç olmasaydı

    Birisi bir söz atıyor
    Tamam bomba patlıyor
    Kırkı da farklı kırk telden
    Halk gülmekten çatlıyor

    Gelen vurdu, giden vurdu
    Öküz çift çift doğurdu
    Yüzsüzde yüz kızarır mı
    Hep Silifke yoğurdu

    Ata girmek tek çare
    Atta türlü bahane
    Biz koştukça at terliyor
    Dede işimiz nane

    Dede gitme kalsan biraz
    Senin için bu türkü
    Artık o devir değişti
    Bu asırda gör TÜRK'ü

    Gelen vurdu, giden vurdu
    Öküz çift çift doğurdu
    Yüzsüzde yüz kızarır mı

    Dile Gel Anadolum - Mustafa Yıldızdoğan
    Neden dağlar karlı, bulutlar kara Dile gel hey Anadolum dile gel Bu mikrop saçan binlerce yara Dile gel hey Anadolum dile gel Kaldır Mevlana'yı, Hacı Bektaş'ı şahlandır zeybeği coştur dadaşı Tüm sütçü imam et şanlı Maraş'ı Dile gel hey Anadolum dile gel

    Doğuyoruz Ufuklardan - Mustafa Yıldızdoğan
    Göründü kuyunun dibi
    Engel değil boran tipi
    Hepimiz bir güneş gibi
    Doğuyoruz ufuklardan

    Hilesi yok iş erlikte
    Gönüller seferberlikte
    Liderimizle birlikte


    Doğuyoruz ufuklardan



    Hep Silifke yoğurdu.

    Bız bu hale düsecek adam mıydık


    Senı çok sevıyorum

    Seni istiyorum seni hep seni

    Öyle bir yarıştayız şansı yok yorulanın





  2. 2
    MaviAdam
    Özel Üye

    --->: Mustafa Yıldızdogan Tüm Şarkı Sözleri

    Reklam



    Düğün - Mustafa Yıldızdoğan
    Ahali ahali,
    Düğün var ahali
    Onu da kaybettik,
    Vah Ali ah Ali.

    Davulla zurnayla
    Şerbetler kurnayla
    Düğün düğün olmaz
    Kenarda durmayla

    Ay yıldız bayrağım
    Çatıda naz eder
    Kız anası ağlar
    Nene ikaz eder.

    Davulla zurnayla
    Şerbetler kurnayla
    Düğün düğün olmaz
    Kenarda durmayla

    Halaya hala ya,
    Buyurun halaya
    Emmi dayı tamam
    Teyzeden halaya.

    Davulla zurnayla
    Şerbetler kurnayla
    Düğün düğün olmaz


    Gidenler Dönmüyor Geri - Mustafa Yıldızdoğan
    Canım tutuşuyor içim yanıyor Ayrılık ne zormuş, çekemiyorum Hasret can ucunda, sinem kanıyor Hayal girdabından, çıkamıyorum Gidenler dönmüyor geri Sevdan bir ateş çemberi O gittiğin günden beri Gör ne haldeyim Geceler yalnızlık, geceler tasa Nereye bakarsam, bürünür yasa Canıma razıyım, günah olmasa Yüreğimden seni sökemiyorum Gidenler dönmüyor geri Sevdan bir ateş çemberi O gittiğin günden beri Gör ne haldeyim

    Helal Etmem - Mustafa Yıldızdoğan
    Sonu yoktu da bu aşkın, niye başladın
    Çile kazanında canlı canlı haşladın
    Gönüllü gönülsüz gittin, beni boşladın
    Helal etmem hakkımı ben, öbür tarafta

    Bu gönülün hesabını, nasıl verirsin
    Nasıl sevdim seni bilsen, inan erirsin
    Bunu bilsen, zaten şimdi döner gelirsin


    İnsanlar - Mustafa Yıldızdoğan
    KIMLER GELDI GECTI, DUNYA DENEN HANDAN INSANLAR KALICI BIR ESER GERIDE TEK KALAN ZENGIN NE GOTURDU O SERVETTEN MALDAN FAKIRDEN FARKI NE YALAN HEPSI YALAN INSANLAR INSANLAR EMANET BU DUNYA BEDENDE CAN BILE INSANLAR NE VARKI SEVGIYLE YASASAK EL ELE BIR YANDA ISRAFLAR BIR YANDA SEFALET BIR BEBEK OLUYOR ACLIKTAN MERHAMET INSANLAR INSANLAR

    Karam - Mustafa Yıldızdoğan
    Uzanmisken gönül güle Hazan girer koyar hile Doyasiya hayal bile Kuramadim karam karam Agustosun kari miyim Çile keder dagi miyim Derman iken agi miyim Bilemedim karam karam Vatan vatan dedim durdum Vatan için sehit oldum Zindanlari ben doldurdum Bilemedim karam karam

    Ne Mutlu Türküm Diyene - Mustafa Yıldızdoğan
    Toprak bedenimi sarsa Bayrak gönlümdeki yarsa Selam Edirne�den Kars�a Adım adım yürüyene Yesevi'den başlayan yol Hacı Bektaş Yunus kol kol Hepsinde bir beraber ol Gönül sözü dinleyene Çağlar açtım,çağlar dürdüm Yirmi dört boy hayat sürdüm Dünyaya adalet ördüm Medeniyet dinleyene Üç kıtada ayak izim Üç kıtada dilim sözüm Türk�üm Türk�üm diye sazım Avaz avaz söyleyene Ne Mutlu Türküm Diyene

    Paylaşamam - Mustafa Yıldızdoğan
    Bakışlarında bir şeyler gizli
    Sanki canımda can parçam gibi
    Kıskanıyorum baktığın yeri
    O gözler yalnız bana bakmalı
    Paylaşamam...paylaşamam...
    Seni asla paylaşamam
    Sensizliğe alışırım
    Ama seni paylaşamam
    Gönül dağıma girmeyin sakın
    Vurun öldürün bir kurşun sıkın
    Her neyim varsa alın ve yakın
    Yeterki onu bana bırakın
    Paylaşamam...paylaşamam
    Seni asla paylaşamam
    Sensizliğe alışırım

    Saçların - Mustafa Yıldızdoğan
    Söküp atılmıyor bende mi kusur? Doğarken kök salmış öze saçların Bir kara sevda ki ya büyü ya sır Sığmıyor kaleme, söze saçların Örgüde bir başka, düzde bir başka Gizlendiği zaman nazda bir başka Omuzda bir başka yüzde bir başka Kirpik olmuş inmiş, göze saçların İpekten sırmadan, tel tel yaratmış Telini bir ömre bedel yaratmış Sanki vasfi için özel yaratmış Dört mevsim bir başka taze saçların

    Sen O Yandan - Mustafa Yıldızdoğan
    Gönül bahçesine reyhalar katak
    Sen o yandan ben bu yandan sevdiğim
    Uzat ellerini güneşi tutak
    Sen o yandan ben bu yandan sevdiğim

    Meydani Merih'de yayla yaylayak
    Türküler söyleyip coşup çağlayak
    Yıldızları yıldızlara bağlayak


    Sevmeyen Bilmez - Mustafa Yıldızdoğan
    Sevda ne demektir? Gonul sehrini Bir tatli bakisa satmayan bilmez Yalniz gecelerin zalim kahrini Hayale sarilip yatmayan bilmez Diyemem kac sene sayamam kac ay Unutmak mi? unut demesi kolay Bagrimdaki sanci nasil bir olay Yari ele gelin gitmeyen bilmez

    Şehitler Ölmez - Mustafa Yıldızdoğan
    Önce vatan millet Sonra ana ve yar Bu yolda savrulan Birileri var Ezan dinmez diyen Bayrak inmez diyen Şehit ölmez diyen Birileri var Şehitler ölmez Bayrakla dertleşen Toprakla birleşen Can verip devleşen Birileri var Ezan dinmez diyen Bayrak inmez diyen Şehit ölmez diyen Birileri var Şehitler ölmez Şehitler ölmez

    Türkiyem - Mustafa Yıldızdoğan
    Baş koymuşum Türkiyemin yoluna
    Düzlüğüne yokuşuna ölürüm
    Asırlardır kır atımı suladım
    Irmağının akışına ölürüm

    Sevdalıyım yangın yeri bu sinem
    Doksan yıldır çile çekmiş hep ninem
    Pınarlardan su doldurur Eminem
    Mavi boncuk takışına olurum

    Düğünüm, derneğim, halayım, barım,
    Toprağım, ekmeğim, namusum, arım
    Kilimlerde çizgi çizgi efkarım,
    Heybelerin nakışına ölürüm

    Türküm Türkiyem - Mustafa Yıldızdoğan
    Türküler söyleyin hem inadına
    Gurbet hasret olsun az yanık olsun
    Köroğlu yüreği Veysel adına
    Türküler ayakta halk tanık olsun

    Türküm can damarım ruhum hediyem
    Bayrağım ve sazım Türküm Türkiye'm

    Düğünüm de davul zurnadır coşar
    O sevinci alır gurbete koşar
    Gidip dönmeyenle bir ömür yaşar
    Varsın gözler bulut bulanık olsun

    Türküm can damarım ruhum hediyem
    Bayrağım ve sazım Türküm Türkiye'm

    Sığmayan coşkudur asra yıla
    Ninemin ninnisi yüreğe cila
    Bir uzun havada önünde sıla
    Yeter ki gönüller uyanık olsun

    Türküm can damarım ruhum hediyem

    Bayrağım ve sazım Türküm Türkiyem

    Unutmadım - Mustafa Yıldızdoğan
    Nasıl çıkarsın aklımdan Ruhumdasın unutmadım Feryadımda, eyvahımda Ahımdasın unutmadım Şiirimsin türküm sensin Telaşımsın derdim sensin Gözlerimden dökülensin Yaşımdasın unutmadım Sevdan uykuya salmaz ki Geceye derdim sığmaz ki Uykular unutturmaz ki Düşümdesin unutmadım









  3. 3
    MaviAdam
    Özel Üye
    Üşüyorum - Mustafa Yıldızdoğan
    Izdırabımın sırrı
    Kördüğüm bilmecede
    Hatıralar tutuşur
    Alevden bir gecede
    Üşüyorum

    Kan sızar yüreğimden
    Halimi bilmez fertler
    Kambur üstüne kambur
    Sırtımda yüklü dertler
    Taşıyorum

    Zayıf tutsak bedenim
    Kurtulurken tuzaktan
    İşte ölüm meleğim
    El ediyor uzaktan


    Ya Sen Gel - Mustafa Yıldızdoğan
    Fırtına kopuyor içimde bilsen Yağmurum sen olsan Gözümden insen Ey benim yoldaşım, gönül yüreğim Uykusuz gecemin ihlamı bir sen Ya sen gel yanıma, ya da ben varayım Derdine derman yaranı sarayım Ey benim güneşim, ışığım, yıldızım Seninle olayım sende kalayım Çaresiz kalmışım bağlı bileğim Kahretsin sen yoksun, nasıl güleyim Ey benim hevesim, arzum, dileğim Yaşamak seninle, öl de öleyim

    Yalnızım - Mustafa Yıldızdoğan
    Ne karşımda duran olur
    Ne peşimde yoran olur
    Ne halimi soran olur
    Kapım hasret vurulmaya

    Yalnızım yapa yalnız
    Yalnızım yapa yalnız

    Gönül artık son gişede
    Ne fatma’da ne ayşe’de
    Unutuldum bir köşede
    Sorulmaya sorulmaya

    Yalnızım yapa yalnız


    Yananı Gör - Mustafa Yıldızdoğan
    Yananı gör yananı gör Gör halimi yananı gör Ateş ne ki su söndürür Gir içime yananı gör Yana dursun yana dursun Söylen ona yana dursun Belki bir gün uğrar yolum Yönü yoldan yana dursun O da yansın o da yansın Ben yanmışken o da yansın Güvendiğim tüm dağlardan Ben çekildim o dayansın

    Yandı Yürekler Yandı - Mustafa Yıldızdoğan
    Kurtlar puslu havada
    Toplandı ankarada
    Giden heybetli çınar
    Milyonlarsa arkada

    Yandı yurekler yandı
    Yagan kar ıle sonmez
    Mılyonlar bır agızdan
    Dıyor basbuglar olmez
    Başbuglar ölmez

    Vatan mıllet aşkına
    Gecen cılelı omur
    Yatak yorganda degıl
    Cınar ayakta olur

    Yandı yurekler yandı
    Yagan kar ıle sonmez
    Mılyonlar bır agızdan
    Dıyor basbuglar olmez
    Başbuglar ölmez

    Neyler kerkukte turkmen
    Turkıstan neyler onsuz
    Sabır ver yuce mevlam
    Kaldık bassız ve kolsuz

    Yandı yurekler yandı
    Yagan kar ıle sonmez
    Mılyonlar bır agızdan
    Dıyor basbuglar olmez
    Başbuglar ölmez

    Yar Mı Derim - Mustafa Yıldızdoğan
    Bu gönüle giren çıkmaz Yuva yapan yuva yıkmaz Bizde vefasız yar olmaz Vefasıza yar mı derim Gel dediğinde gelmeli İyi kötü gün bilmeli Candan öte de sevmeli Vefasıza yar mı derim Ben mecnunum leylam dır o Ruhum gönlüm aynam dır o Sevincime laylam dır o Vefasıza yar mı derim Gel dediğinde gelmeli İyi kötü gün bilmeli Candan öte de sevmeli Vefasıza yar mı derim Hayattır bu olur kışı Çatmamalı hilal kaşı Yiğide yiğit yoldaşı Vefasıza yar mı derim Gel dediğinde gelmeli İyi kötü gün bilmeli Candan öte de sevmeli Vefasıza yar mı derim

    Zindan - Mustafa Yıldızdoğan
    Gözlerim bağlanarak elim kelepçelendi
    Karanlık perde perde ruhumda şekillendi

    Demir şıkırtıları
    Ve nöbetçinin sesi bir kaçak yakalandı hazırlansın hücresi
    5 numaralı hücre zamanın buz tuttuğu
    Asırlara eşdeğerde saniyenin aktığı

    Buraya mazlum düşmez o halde suçlusun sen
    Adalet yanılmaz ki beyhude ne söylesen

    Gün ışığına hasret rengi solmuş bir deri
    Zaman zaman ey zaman 1 ileri 3 geri
    Ekmeğim taştan katı
    Kırık çanakta su ölümü hatırlatır zindanların uykusu

    Konuş konuşamazsın ağlama gülmek yasak
    Bir yasak ki sormayın yaşamak ölmek yasak

    Ve birgün olmaz olur demir kapı açılır
    Hürriyettin kokusu üzerine saçılır
    Derler eğlen gül oyna bedenin azat oldu nereden bilecekler

    Ruhum zindanda kaldı
    Yalnızım yapa yalnız Koşuyorum









+ Yorum Gönder
mustafa yıldızdoğan dağlar sözleri,  mustafa yıldızdoğan ah o saçların sözleri,  mustafa yıldızdoğan ah o sacların şarkı sözü
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi