Tatil cenneti AMASRA

+ Yorum Gönder
Tatil Mekanları ve Türkiye Tatil Yerleri Bölümünden Tatil cenneti AMASRA ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    BuzdanYILDIZ
    Üye
    Reklam

    Tatil cenneti AMASRA

    Reklam



    Tatil cenneti AMASRA

    Forum Alev
    Amasra,yı Tanıyalım

    Amasra - Kraliçenin Kenti Amasra'nın ilk adı Sesamos. Ünlü coğrafyacı Strabon'a göre Sesamos'u İskitler'in bir kolu olan Amazonlar kurmuşlardı. İlk dönem kaynaklarında Sesamos'un ne anlama geldiğine rastlanmaz. Amasralılar bu adın her bahar Boztepe yamaçlarını örten yabani susam çiçeklerinden doğmuş olabileceğini anlatırlar. Kent 300 yıl kadar Fenike egemenliğinde kalmıştır. Sesamos o devirlerde, canlı bir pazar yeri ve işlek bir iskeleydi. MÖ 9. yüzyılda Fenike Karadeniz kolonilerini terk edince kent İyonlar'ın egemenliğine girdi. Bugünkü Amasra'yı İskender'in baldızı İranlı Kraliçe Amastris kurdu. Başından bir kaç evlilik geçen Amastris, son kocası Denys tembellik hastalığına tutulup, şişmanlıktan kımıldayamaz hale gelince yönetime el koydu. Sesamos'a çekilip buranın imarını başlıca amaç edindi. Amastris'in ölümünden sonra kent Pontus yönetimine geçti. Bu dönem Amasra'nın refah çağı olmuştur. Pontus'un Roma'ya yenilmesinden sonra Sesamos (Amastris veya Amasra), Marmaralı korsanlar tarafından yağma edildi. Daha sonra Romalılar kapsamlı bir imara giriştiler. Roma egemenliği 500 yıl kadar sürdü. Kent Roma'dan sonra Bizans yönetimine geçti. Ekim 1460 tarihinde Fatih kenti Osmanlı topraklarına kattı.
    (Necdet Sakaoğlu'nun 'Çeşm-i Cihan Amasra' adlı kitabından)




  2. 2
    BuzdanYILDIZ
    Üye

    --->: tatil cenneti AMASRA

    Reklam



    Murat Tokay'ın makalesi Can Şivet' in Amasra anlatımı



    Hayat bir yorgunluktur derdi babam mısrasını sıklıkla söyler olmuştum. Her gün yorgun argın işten eve kendimi zor atıyordum. Gündelik telaşeler, şehrin gürültüsü, patırtısı, trafiği hem bedenimi, hem de ruhumu yormuştu. Bir yıllık çalışmanın sonunda tatili hakkettiğimi düşünmeye başlamıştım. Ve kararı verdim. Karadeniz;i gezecek hem yeni yerler görecek hem de dinlenecektim. Gideceğim yer de Amasra olacaktı. Niçin, neden Amasra sorularının cevabını bilmiyordum. 1 Ağustos Perşembe günü Bartın;a doğru yola koyulduk. 6 saatlik bir yolculuğun sonunda Bartın;daydık. Bir süre Bartın;da gezdikten sonra Amasra;ya hareket ettik.

    Amasra;nın Bartın;a uzaklığı sadece 16 kilometre. Bartın;dan Amasra;ya her yarım saatte minibüs kalkıyor. Amasra;dan İstanbul, Ankara, izmir gibi büyükşehirlere direk otobüs seferleri de mevcut.

    Bartından çıkıştan bir süre sonra tırmanmaya başlıyorsunuz, Yollar yılan gibi kıvrılıyor. Şaşkın şaşkın çevreyi gözlüyorum. Yeşilin her tonunu görmek mümkün. Bir renk oynaşı içinde Amasra;ya doğru inişe başlıyoruz. Sol tarafta ünlü Filyos koyu sağda birbirine sırt vermiş iki limandan oluşan Amasra.

    Bakacak adı verilen yerde durup şehri bu tepeden izliyoruz. Rivayet edilir ki Fatih Sultan Mehmet o günkü adıyla Amostris olan Amasra;yı fethetmeye geldiğinde (1460) tam bu noktada durmuş ve aşağıya baktıktan sonra şaşkınlıkla hocasına şöyle seslenmiş Lala çeşmi cihan bura mı ola? Yani dünyanın gözü burası mı? Gerçekten de aşağıdan iki mavi göz size bakar gibidir.

    Amasra;ya ulaştığımızda öğle vaktiydi. Cuma namazı için Kaleiçi;ndeki Fatih Camiine gitmek istedim. Amasra;ya gelmeden önce 1460;dan beri bu camide hatiplerin minbere kılıçla çıktıklarını okumuştum. Ne yazık ki namazı bu camide kılamadım. Cami üç yıldır restore halindeymiş.

    Amasra 7000 nüfuslu şirin bir ilçe. Tam bir tatil beldesi. Öyle çılgın eğlenceleri, kulak parçalayan müzik yayını yapan cafeleri yok. Beldede sahil yolunda canlı yayın yapan iki çay bahçesi var. Saat 12;den sonra müzik yayını kesiliyor. Ağustos böceklerinin şarkısını dinliyorsunuz. Amasra;da ev pansiyonculuğu yaygın.Cüzi rakamlarla bu evlerde kalabilirsiniz. Yatak kapasitesi bine ulaşan 7 tane otel de mevcut.

    Hayat burada durmuş adeta. Büyükşehirlerin koşturmacasından, trafiğinden eser yok. İnsanlar yavaş hareket ediyor, yüzler gülüyor. Şehrin nüfusu temmuz ve ağustosta 25-30 bine kadar çıkıyor. Daha çok yerli turistler tercih ediyor Amasra;yı. Yerli turistler içinde de gurbetçiler çoğunlukta. Hafta sonu bu nüfus daha da artıyor. Ankara;dan, Karabük;ten, Zonguldak;tan günü birlik turlarla Amasra;ya gelen insanlar kirlenmemiş denizin, güneşin ve kumun keyfini çıkarıyor

    Belediye Başkanı Ali Yıldırım'ın anlattıklarına göre Bodrum;un, Çeşme;nin, Marmarisin adı yokken Amasra gözde bir tatil merkeziymiş. 1940;lardan itibaren büyük şehirlerde yaşayan bürokratların, gelip dinlendiği bir beldeymiş Amasra. Başkan Yıldırım ;1940;larda turizm Ege;de yokken Amasra'da ev pansiyonculuğu vardı; diyor.

    Amasra sadece deniz ve doğa demek değil aynı zamanda tarihtir. Geçmişi üç bin yıl öncesine dayanıyor. Belde tarihte askeri açıdan oldukça önem arzetmiş. 13. yüzyılda Cenevizliler döneminde ticari canlılığın merkezi olmuş Amasra kalesi, Cenevizli;lerden kalma bir kilise, surlar, tarihi hamam hala ayakta. Kalenin dört bir köşesini kullanarak Amasra;nın manzaralarını farklı perspektiflerden görebilirsiniz. Bir çok yerde evler surların üzerine yerleşmiş.

    Tatilin ikinci günü bizi yağmur karşıladı. Öğleye kadar yağan yağmurun ardından Amasra;ya en hakim tepelerden birisi Boztepe;ye çıkıyorum. Toprak ve bitkilerin kokusu başımı döndürüyor. Halkın ağlayan ağaç dediği bir ağaç bu tepenin sağ tarafında yer alıyor. Ağlayan ağacın hemen altında bir kafeterya bulunuyor. Kafeteryaya oturup çayımı yudumlarken karşıdaki Tavşan adasını seyrediyorum.

    Gün batımını izlemek üzere Sahil yolundaki Cafe Kumsal;a oturup çayımı yudumluyorum. Güneş yavaş yavaş çekiliyor. Kale surlarının ışıkları denizde raksediyor. Müzik setinden Zeki Müren;in sesi yayılıyor.Akşam oldu hüzünlendim ben yine. Dalıp gidiyorum. Bardaklar boşalıyor, doluyor.

    Amasra;ya gelip de uğranmadan gidilmeyecek olan yerlerin başında gelen Çekiciler çarsına giriyorum.Gece geç saatlere kadar açık olan çarşıda geleneksel ağaç işleri satışa sunuluyor. Çarşının uzunluğu 100 metre civarında ve bir şerit halinde. Tahta kaşıklar, masaj aletleri, peçetelik, tespih, anahtarlık, kalemlik, rahle... Akla gelecek her türlü tahta süs eşyası mevcut. Fiyatlar 1 milyonla 60 milyon arasında değişiyor.

    Tahta işçiliği yörenin de geçim kaynaklarından. Amasra;ya 6 kilometre uzaklıkta bulunan Ahatlar köyü geçimini bu işten sağlıyor. Çoluk çocuk evin altındaki atölyede tahta kaşık, anahtarlık yapıp bu çarşıya satıyor. Bir çok ile de gönderiliyor tahta işlemelerinden. Hatta yurtdışına ihraç edenler bile varmış.







  3. 3
    MUR_Cİ
    Yeni Üye
    ......:::RESİMLERİNİ DE BEKLİORUSS:::







  4. 4
    bedbin
    Üye
    resim olsa daha cazip olurdu yaa..

  5. 5
    yıldızçiçeği
    Usta Üye
    Amasra resimleri

    amasra resimleri 0.jpg

    amasra resimleri.jpg


  6. 6
    sagocu_kız
    Bayan Üye
    Amasra...
    Bilgiler ve resimler için teşekkürler...

  7. 7
    se7en
    Usta Üye
    süper bir yer çok da güzel manzaraları var :)

  8. 8
    amasra
    Emekli
    Amasra Otel ve Pansiyon FiyatlarıAmasra Otel ve Pansiyon Fiyatları tşk

+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi