AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

    Reklam



    AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

    Forum Alev
    MEVSİM HAZAN / DİLDE HÜZÜN



    Günün soluğu balkon
    Engin mavi çiçekler
    Sararmış göğün yüzü
    Kırlangıçlar tavafta

    Son bulutlar da aktı
    Soğudu işte güneş
    Boşluğa düştü sesi
    Yorgun çıngırakların

    Özgürlüğün arabası sırçadan
    Koşar dörtnal zayıf atı
    Korkusunu kırbaçlarken
    Sürücüsü durmadan

    Gün bitti mevsim hazan yapraklar
    Taze ceviz satar surda bir şopar
    Ey yazıcı uyuma ateş altında dünya

    Kan ağlar yüreğin gece sabaha değin
    İnsanlar ne yapar ya çocuklar ya kadınlar
    Gün bitti mevsim hazan dilde hüzün





  2. 2
    aSsude
    Usta Üye

    --->: AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

    Reklam



    BEBEK


    Seni bir orman ışığı gibi hatırlıyorum
    Gölgeli serin kucağına düşüyor yapraklarım
    Seni dalların karanlığından süzüyorum

    Irmağın sarmalına direnen kırık bebek
    Beni savruk bıyığımla hatırla
    Atıp atıp bağrına bas yalnızlığımı

    Tenha bir eylül yakamozu gözlerin
    Yorgunum çalınmışım kırgınım
    Yine de sevinci savunuyorum

    Terk ettim silahımı yitirilmiş coşkular gibi
    Şimdi penceresinde kırmızı sardunyalar açan
    Beyaz badanalı bir köy evidir sevdam









  3. 3
    aSsude
    Usta Üye
    AŞKTIR BU DERDİN DERMANI


    Sevgiden sellerin sesidir senden gelen
    Dağ delen susuşumu duysan tanıyacaksın
    Seni kavgaların içi gibi sıcak buldumsa
    Saf dışında kalmak nedir anlayacaksın

    Düşlerimde yüzü kaldı küçük hayvanlara özgü
    Yüreğimde közü ılıtır içerim
    Aşktır bu derdin dermanı aşktır bu dağların kızı
    Sarar durur dört yanımı yunus gibi bir sızı

    Hüzünlü bir denizde yıkıyorum gözlerini
    Sesini düşlemiyorum kimi zaman teller kopuk
    Tanrının tanrılığını bir kenara bırakıp
    Öznel güzelliklerimi kendim yaratıyorum

    Küçük kavgalarda yenilmelerle yıkılmıyorum
    Küçük yeniklerin büyük savaşına duruyor gücüm
    Yüreğimi dağlayıp dağlayıp çoğalıyorum
    Varlığımı sonsuz sevgilere adıyorum adsız sevgilere









  4. 4
    aSsude
    Usta Üye
    YAPRAK


    Karanlık sıvışıyor
    Korkunun denizleri saydam değil
    Uyanıyor düşlerinden ırmaklar
    Suda hüzünlü bir yaprak
    Okşuyor saçlarını duygusallığın
    Bir çiçeğin maviliği
    Doyuruyor ergenliğimi

    Karanlığı bir çam dalı başlatıyor
    Önce ormanlar vardır
    Dalgın çocukların sevdalarında
    Rüzgarlar mı taşır hala
    Eski çağlar baltasını
    Gecenin bahçelerinde
    Irmak kımıldıyor
    Suda sevdalı bir yaprak
    Ölümün tarihini yazıyor
    Ve ırmak
    Dağıtıyor yalnızlığı
    Akarak
    Kırmızı ve yeşil
    Kendini bir yumruk gibi savuran
    Suda çılgın bir yaprak
    Coşku bir göçmen kuş çiziyor
    Mavi defterine tutsak zamanların
    Kırlarla
    Dağlarla
    Sevdalarla
    Yaşanan
    Nerdeyse gökkuşağı kadar kahraman
    Suda ölü bir yaprak



  5. 5
    aSsude
    Usta Üye
    GÜN OLUR


    Gün olur
    Ölür içindeki kıvılcım
    Duyarsın yitişin sızısını
    Kimliksiz bir kız ikiz doğurur
    Dil yalnızlığı yoğurur
    Biçimde

    Kim bilir kim bulur
    Asker postallarımın izini
    Alır götürür tarzı nevin vapuru
    Çocukluğumun firuze denizini
    Bekler hâlâ salacak iskelesi
    O sesi

    Hecelerken geleceğin yangınını
    Bakarsın deler kuzeyli kadınlar
    Bu ürkek ülkenin karanlığını
    Kırık acemi sözcüklerden
    Anlarsın bir çığlık gibi
    Sönmüş ateş

    Çağır sağır kayalardan
    Üzengisini sürüyen yağız atlıyı
    Ayakları kan
    Bak gümüş ışığında yalabir
    Soluğu tükenmiş tanrısı
    Umutsuzluğun



  6. 6
    aSsude
    Usta Üye
    BU ŞİİR HİÇ YAZILMADI


    Sevdalar yoğurduk ellerimizle
    Kavgalara uyandık
    Daha çocuktuk

    Bencil ve acımasızdı dünya
    Ak lalelerin ışığı soldu
    Yıkıldı çalındı kirlendi
    Acı ve gözyaşıyla sulandı
    Saksıdaki küskün çiçek
    Önce balıklarımız öldü
    Coşkular sevinçler inançlar
    Direniyordu hâlâ suların ışıltısı
    Sonra arkadaşlarımız
    Ama umudumuz ölmedi

    Ey ırmakları ağu akıtan dünya
    Seni yapraksız ağaçlar adına
    Dehlizlerde yanan
    Düşlerini çığlar bölen
    Depremlere çöplüklere gömülenler adına
    Ve gökyüzü ve çocuklar ve toprak
    Kadın çığlıkları ve masum denizler
    Ve ölü kuşlar adına lanetliyorum




  7. 7
    aSsude
    Usta Üye
    AL BU ŞİİRİ YAK


    Tirse gözlü bir çingene elleri nergis
    Kuş evleri dar geliyor güvercinlere

    Yüzünde bıçak yarası dişinde yaldız
    Çillerini satıyor çocuk elleri

    Çipil ışık dallarında karga tüneği
    Köşede küçük ayaklı kızlar kösgeri

    Ak benekler konuyor kirpiklerine
    Elinde kırık kopuk sevgilerin gergefi

    Ört perdeleri açsın çiçeğim vakti bahardır
    Zincirli hamam kubbesi sütunları mermer

    Kaş koymuş kaf üstüne simin varak işler
    Su sızmaz arasından çak camı cama koyver

    Kan damlamış kar üstüne inci gülüşünden
    Çöz zemheri aynalara sedef düğmeleri

    Baş kaldırarak koş çıplak ayak
    Sen bir yana savrul sevdan bir yana

    Sarhoş gecenin yollarına yağmur çiselerken
    Beynim geme gelmez yüreğim dörtnal

    Uçsun kelebekler daldan dala gün ağarırken
    Tef vuruyor fır dönerek çalparanı çal

    Derde dermandır efendim al bu şiiri yak
    Üç hazan beklet ayazda şerbetlere kat



  8. 8
    aSsude
    Usta Üye
    GÖNLÜM YANGIN ERTESİ


    --Cemal Süreya için-

    Yine avlusundayız
    Güvercin göklerinin
    Mor ayazlar avlusu
    Günlerden pazartesi

    Mahmur sevda yorgunu
    Çıkmıyor sabahlara
    Ey cinayet vurgunu
    O dalgın gülümseyiş

    Masalarda çizilmiş
    Bir resim terkisinde
    Söylenmemiş acılar
    Hiç yaşanmamış gibi

    Hem tende duymak teni
    Canı candan saymamak
    Vermek her isteyene
    Tabaktaki bozukluk

    Nerde bardaklar nerde
    Nerde sevgi pınarı
    Alazı vurdu geçti
    Yaktı cemalin narı



  9. 9
    aSsude
    Usta Üye
    FOTOĞRAF


    Dallarına türküler sinmiş meşe
    Döktü yapraklarını döktü hüzünle
    Ses oldu karıştı toprağa
    Ses oldu tohum oldu umut oldu

    Evvel bahar açıldı çiçeklerle
    Yağmur oldu yağdı seslerimiz
    Irmak oldu ağdı toprağa
    Ağdı toprağa tenlerimiz

    O çiçekler o çimenler
    Öğrenir mi seherleyin kuzulardan kuşlardan
    Söyler mi her bahar türkümüzü
    -Ak kuğular da sökün etmiş yurdumdan-

    Baş ucunda semah tutmuş turnalar
    Üzerinde türlü türlü çimenler
    Papatyalar gelincikler allı yeşilli
    -Kaç kuzulu ceylan yad avcı geldi-

    Koca meşe dayamış da başını
    Orfeusun dizine dalıp gider
    Çiçekler çimenlere çimenler rüzgârlara
    Bizim türkülerimizi söyler




  10. 10
    aSsude
    Usta Üye
    MASAL MAVİSİ


    Kalabalık kıpırtılar içinde
    Gizli saklı karanlıklar içinde
    Koparılmış bir gül yaprağı gibi
    Yüreciği titremeler içinde

    Sonsuzluğun sınırında duruyor
    Çiçekler takınmış reyhan kokunmuş
    Hayatın devingen beşiğinde uyur gibi
    Gülücüğü ışıltılar içinde

    Akşamın hançeri hüzne boyanmış
    Acımasız rahim sevecen mezar
    Ölüme bir nokta düşürmek için
    Bağrında inciler duruyor gibi




  11. 11
    aSsude
    Usta Üye

    --->: AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

    Reklam



    SON DEĞİL


    Yatıyor boylu boyunca
    Ne yanıyor ateşler içinde başı
    Ne buz kesiyor ayakları
    Yürümüyor damarlarında kanı
    Canı yanmıyor
    Uyanmıyor -ne kadar uyandırmak isteseniz-
    Yarı aralık gözleri görmüyor
    Sarmış kara bir kefen gibi
    Karanlık her yanını

    Ağır
    Suskun
    Sağır

    Gülmüyor ağlamıyor
    Sevinmiyor üzülmüyor
    Bağırmıyor
    Ne sevgi ne nefret
    Ne korku ne acı ne umut ne karamsarlık
    Onu ilgilendirmiyor artık

    Sessiz
    Tepkisiz
    Ölü

    Ölüm sonu değildir hayatın
    Hayat sürüyor
    Hayat gözyaşlarında
    Hayat gülüşlerinde
    Çocukların



  12. 12
    aSsude
    Usta Üye
    KIRGIN



    Tam güle uyanıyordum
    Kent büyüdü
    Sen sabahı soluyordun dünya güzeli
    Taş kapılardan geçtik serin avlulardan
    Yaprak örttü gülüşünü ay dürüldü

    Gözleri bağlı dönüyordu bostan dolabı
    Tenha sulardı yürüyen
    Ab ve hayat
    Tohum toprağı zorluyordu
    Köz ateşi
    Gül yangını en firaklı menevişi
    Elimde bir avuç kül
    Meğer kuş büyütmüş koynunda seher

    Tam güle uyanıyordum
    Küstümsuyu hilâl oldu eridi
    Ormanın elleri vardı tırnakları gül
    Kan kuşandı dal güne ulandı
    Onmaz umut kırgını gülüşüne

    Şarkılarla yürüdüğüm ıssız patika
    Serçeler üveyikler sürüngen sesim
    Ay uluyor aynası gizemlere gömülü
    Ve şaşıyor çocuk ay yürüdükçe
    Gün içinde taşıyor sürgününü
    Yum gözlerini güzelim sür gününü
    Güz trenleri işte hüzne tarihçe

    Tam güle uyanıyordum ellerim cam kırığı
    Seher mi vurdu seni ninni bebeğim ninni
    Al beni apar beni erguvan yağmurlara




+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi