Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
Biyografi ve Yazarlar ve Şairler Bölümünden Nalan Kazazoğlu (Şiirleri) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Reklam

    Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

    Reklam



    Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

    Forum Alev
    Abes
    Sırtüstü yatarım yatağıma,
    Kolum yastığın altında..
    Gelen geçen uğrar düşüncelerime

    Rüya usul usul yaklaşır
    Gelir konar parmağımın ucuna
    Dalarım düşlere uzunca sonra..

    Daracık yollar genişler burda
    Yürürüm dalgalarda, uçarım damlarda
    Dörtnala şahlanan atta ya da salıncakta..

    Beyaz düşler karanlığı yenemeyip kabuslar geldiğinde,
    Ya kaçan kapıyı kovalarım
    Ya terlikle giderim işe..
    Düşüp düşüp sıçrarım
    Çıkamam tutsak kalırım biyerde..

    Sabah hiç olmaz
    Gözüme güneş doğmaz..
    Sevdiklerim hasta, üzgün yaşamın gölgesinde,
    Solurken bağırırım belki de
    Kaybolup giderler sabah geldiğinde..

    Salkımsaçak kalkarım
    Uyuşmuş kolumu açarım..
    Uzun sürmez gerçeği anlarım.
    İzlerini taşıyacağım boynubükük düşlerimi yastığıma asarım

    Nalan Kazazoğlu


    Afrika
    Kara memeli tombul çok çocuklu kadınlar,
    Eşyalarını kafaüstü taşırlar
    Kara bedenleri süs boya
    Kara kulak burunları delik deşik takı..

    Timsah avında kara derili güçlü kara adamlar
    Kara bebelerle sinekler yapış yapış..
    Salgın...
    Açlık...

    Nedir bu insanların baça çıkabildiği
    Sadece sarı humma olmalı....

    Nalan Kazazoğlu


    Anahtar
    İkindi güneşinde tutuştu bulutlar..
    Doruğu alevli dağlar..
    Gece nihayet gelince,
    Yıldızların pırıltılı yorganını üstüme örttüm..
    Kilit üstüne kilit vurdum düşüncelerime,
    Yüreğimdeki ırmaklara anahtarı savurdum..
    Bekliyorum,
    Şafaktan önce uykumu...

    Nalan Kazazoğlu




  2. 2
    AGMEHMET
    Özel Üye

    --->: Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

    Reklam



    Anılar
    Yüzünde akşamların ince kederi,
    Süzüyor ufukta biryerleri..
    Duvardaki sararmış resme bakıyor,
    Dolu gözleri...
    Seneler gözyaşlarıyla kayıyor yanaklarından,
    Issız ihtiyarın pas tutmuş sessizliğinde,
    Silinen hatıralarından....

    Nalan Kazazoğlu


    Antalya
    Penceremi rüzgarlar okşar
    Buralarda turunç kokar
    Düşer ellerim dizlerime,
    Sanki dağdaki kar...

    Yazmıştım adını heryere..
    Vurdu götürdü dalgalar senden ne varsa yüreğimde..
    Başkası geldi yerine
    İzin kalmadı ne gök, ne kubbede...

    Kanatlanır yüreğim
    Beyaz kağıtlara konar..
    Bardağım doldu taştı
    Neyse ki renk renk umutlarım var..

    Duygularım artık yalınayak
    Bir nefes tütün,
    Son kez şerefine bu bardak..
    Anlamı kalmayan yüzün karşıda öylece durur..
    Bundan böyle seni yalnızca sigaramın dumanı bulur..

    Nalan Kazazoğlu




    Aslan Babam
    Yığın yığın bulutlar başıma toplanır
    Hırçın fırtınanın kollarında
    Dövüyorum eski tuşları
    Şarkılar, şiirler,
    Denizler, güneşler..
    Hepsi yasta...

    Efendi,
    Tertemiz,
    Nüktedan..
    Gideli çok oldu muhterem Babam..
    Çok hakkını yediler
    Sakın affetme aslan Babam..

    Karardı yüzü güneşin
    Parlamıyor gözbebekleri,
    Çoktan kapattı perdelerini..

    Fırtına damlası olsam,
    Atsam içimdekileri,
    Damlasam kara bulutlardan..

    Girsek de yaza,
    Yıkılır dünyalar üstüme..
    Destanlar büyür habire içimde,
    Gözlerim yaşarmadan hiç bakamam resmine...

    Nalan Kazazoğlu








  3. 3
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Ay
    Düş gören ışıklı kent,
    Başka dünyaların büyüsü..
    Gece iyice serinledi,
    Yelkeni aç rüzgar elverişli..
    Başım dönüyor,
    Tuhafım tepeden tırnağa,
    İşte yüzüyor şehla gözlü ay...

    Nalan Kazazoğlu


    Ay Işığında Yaşar
    Akar mısralar ayın ışığından,
    Yol alır pembe ırmaklar yüreğimin ortasından....

    Birbirini ıslatan köpükleri kovalayan,
    Ayın kirpiklerinden ışıkları toplayan,
    O yaramaz çocuk yıllanmış bedenimde yaşayan.....

    Nalan Kazazoğlu



    Ayrık Otu
    Aynını tekrarlar
    Bitime kadar
    Ömür sürer bazıları,
    Dört yapraklı yoncayı arar gizliden,
    Aykırı ayrık otları,
    Ayak uyduramaz,
    Sıkılırlar gidişten..

    Nalan Kazazoğlu





    Bakiye
    Yaşam yüceleştirilirse gitmeden
    Zamanın kumları üzerinden
    Ayak izleri gelir geriden..

    Koca dünyada daima kalacak toprağa,
    Onuruyla girenler..
    Ölümsüzdürler...

    Nalan Kazazoğlu




    Basar Hüzünler
    Pas vermem sokak seslerine,
    Konuşurum aslında kendimle..
    Gürültülü notalar gezmede
    Yazıyorum kendimce...

    Yönü belirsiz gelir garip dizeler,
    Elimde solar taze güller
    Basar beni al hüzünler..
    Biri diğerine benzer...

    Nalan Kazazoğlu



    Batık
    Kendinden bıkkın güzde,
    Uyuşuk teselliler..
    Geçmiş, gelecek,
    Tümden masal..
    Bekle ki,
    Bulut geçsin..
    Güneş buluttan çıksın..
    Bekle ki,
    Kımıldasın durgun sudaki batık..
    Şansını zorlayıp bir avuntu bulsun...

    Nalan Kazazoğlu










  4. 4
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Bebe
    Bir bebe,
    Ağladı beşiğinde soluksuz..
    Eritti güneşi alevsiz..
    Gözlerinde ılık yaş oldu,
    Siyah tül giydi
    Günden oldu ufuk....

    Nalan Kazazoğlu



    Beni
    Işığın yırttığı gökyüzü,
    içimde denizi arayan nehir
    deniz gök eskimez...
    Alın ipek böceklerini
    masallar çıkışında bekleyin beni..
    Bulutlarla yanakyanağa büyümüş,
    büyümüş de adam olamamış,
    Ola ola ben olmuş beni...

    Nalan Kazazoğlu



    Benim Şehrim
    Dolaştım eski sokaklarında,
    İki arada bir derede bu şehirde
    Kilit vurdum kalemime..

    Hüzün ağaçlardan döküldü
    Kızıl tüller giymiş akşam güneşi..
    Çatıların ardı ikindi...

    Nalan Kazazoğlu



    Bilenler bilir
    Bahçede kuruyan çiçekleri,
    tavanda oynaşan eski gölgeleri,
    Tutamayız..
    El sallarız titrekçe..

    Gitti Anneannem,
    Bilenler bilir....
    anlatılmaz..

    Koynunda uyuyan binlerce kişiyle,
    kendinden yaratılmış şehirde,
    Unutulmayan öyküler,
    yeniden yaşanacaklar başka biçimde...

    Akşamla sabah,
    Gerçekle düş,
    Doğumla ölüm..

    Öyle kalabalık tüm şehrin altı
    Sevdaları gül kokulu güzelim anıları..

    Kapanan mahmur gözlerde
    gönüllerde
    Anneannem
    Diğerleri
    Sıraselviler arasında saatin durgunluğa akışında...

    Ansızın uçuşuyor rüzgarda kuşlar
    Bakıyorum tepeden
    Mevsimler geçiveriyor selvilerden..

    Üşür müsün acaba o kapının ardında?
    Çok çok özlediğimi söyle ne olur babama..

    Zamansız yoldaki toprağın üstünde
    yel esince sürüklenen o öyküleri
    Bilenler bilir....
    anlatılmaz....

    Nalan Kazazoğlu


  5. 5
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Bir Çırpıda
    Kara gözlü notalar,
    Kurdelalı sol anahtarı..
    Sırtımda taşıdığım susmanın ağırlığı....

    Hüznün çatal diliyle
    Bir çırpıda yazabilsem gündüz gözü
    İçimdeki kızıl sarmaşıklı güzü...

    Nalan Kazazoğlu


    Bozkır
    Kuraklık yeşili tüketti,
    Budadıkça keskinleşti çalıların dikeni
    Dört kapısı bozkır yüreğim
    Yüreğim bozkıra zincirli
    Daha duracak mısınız gökler
    Nerde yağmurlarınız......

    Nalan Kazazoğlu





    Buralar virane
    sözcüklerini bende bileme,
    ne uzun sürecek kimbilir
    bugün bende...

    garip bir başdönmesi gökte
    tutundu iğde ağacının gölgesine..

    şiirse...
    ağır yaralı içimde..
    sakın gelme...
    buralar virane...

    Nalan Kazazoğlu



    Cemre
    Sürme çekiyor gün güneşin gözlerine,
    Gün geceye gebe..
    İlk cemre suya düştü
    Sonuncusu nereye...
    Seyir defterime rotamı çizdim..
    Acıları damıtıp
    Dosdoğru yaşamı kafaya dikmeye...

    Nalan Kazazoğlu

    Çalı
    Kiminin yüreğinde güller
    Kiminin çalı biter..
    Yine yağmur var
    Yine rüzgar
    Çok güneş istiyorum düşlerime
    Asılsın sarılar kalemimden
    Ta yüreğime kadar...

    Nalan Kazazoğlu

  6. 6
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Çatlak
    Zamanın küresinde ince bir çatlak..
    Keskin ayazlı gece rüzgarı,
    Öyle bakma;
    Gözlerini kısarak..
    Küre yakında çatladı çatlayacak....

    Nalan Kazazoğlu




    Çığlık
    Kaçtıkça uykularım yazıyorum
    Güneşin battığı yerde
    Aynı ağırlık omuzlarımda
    Damarlarımda anılar
    Bir diken batar
    Yanar yazarken avuçlarım
    Bir ipliği ötekine
    Beyazı karaya düğümlerim
    Çöz çözebilirsen
    Ben boyuna düğümlerim..

    Nalan Kazazoğlu




    Çürük
    Düşlerimi çürük iplere dizip duruyorum
    Sonrasında da aklıma bakıp,
    aklıma şaşıyorum......

    Nalan Kazazoğlu


    Dağlar
    Enginde ev bulan kekik dağlarının masalları güzeldir
    Dorukta uçanların düşleri,
    Öfkeli fırtınaların hikayeleri,
    Dönemeçli hırslı tipileri..

    Bunları dinler dağlara göz diken,
    Rakımsız
    Benim gibileri...

    Nalan Kazazoğlu


    Deli Rüzgarlar
    Su yumuşaklığında rüyaların pembe yününü ördü,
    Çılgının biri geldi görünmeden,
    Baştan sona söktü...

    Çözdü gözlerinin bağını
    Deli rüzgarlara eyerledi kısrağını...

    Nalan Kazazoğlu



    Dem
    oyunun en heyecanlı yerinde gelir...
    ölüm soğuk soğuk bazen....
    yıldızlar karanlığa serilir.....
    yırtıp yüreğimi geçer zaman.....

    sesler duyulmaz olur,
    camlara asılı durur....
    ölenden çok ölünür...
    beklenmez, hep ani vurur.....

    ömrün günbatımı,
    vazgeçmek bedenden....
    hepsi de erkenden....
    son gerçek dem......

    Nalan Kazazoğlu


    Derbeder gençliğim...
    bir yıldız dağın ötesinde...
    bu bedende yaşayan gençliğim nerde......?
    can kırıkları içimde...
    ruhum girdi kafese...
    yolu yok uzaklar aklımda...
    neler oluyor bana...?

    dizimin dibinden kalktı gemiler....
    düşlerimi bırakıp acılarla geri geldiler....

    bu şiiri toprağa gömeceğim...
    değince yağmur; açacak...
    nehir olup taşacak...
    fırtınalara kulak asmayacak....

    kafamdakileri cebime koymadım....
    hem yabancı hem burdayım...
    ona buna boşa dağıttım
    derbeder gençliğimi bozdurup bozdurup harcadım.....

    Nalan Kazazoğlu



  7. 7
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Diken
    Bir gül attın pencerenden
    Bir gemi,
    Yelken açtı dizelerimden..
    Kükredi açık denizler..
    Ayın ışığını içerken..
    Son şarkıları da dağıttım rüzgarlara,
    Seneler sonra,
    Saçlarımıza aklar düşerken...

    Nalan Kazazoğlu



    Dişli
    Güneş gözünü yumunca;
    heryer loş...
    Nasılsa bekleyecekti kırılana dek dişli..

    Astı hamağını iki yıldıza
    Ufacık dünyanın sahte ışıkları üstüne...

    Nalan Kazazoğlu




    Doğuda
    Çoktan yön verdim gemime
    Özlem denilen sinsi büyü güvertede
    Uçup gidiyor bedenim
    Doğumun,
    Doğunun ta kendisine.
    Ateşin tam yüreğine diktim gözlerimi
    İnatçı yüzünü getirdi oynak alevi
    Hava kadar ince yaşam
    Yerden göğe haksız bazen
    İçimde yağmur yağıyor
    Üstüme varma
    Başka çağlarla yüklü ruhum
    Kalbim doğuda..

    Nalan Kazazoğlu




    Dört Mevsim
    Güneş boyun eğmiş dağlara,
    Çizmiş gökkuşağını boydanboya..

    Dört mevsimin ortasında,
    Yaşamın gerçekdışı çocukları yüreğimde at koşturur
    Şamandıra gibi yalnız dağ çiçeği kar fırtınasındaysa...

    Nalan Kazazoğlu



    Duvar-II
    Hayallerde gidip gelmelerim,
    Bırakıp ihanet edip nasıl giderim...

    Gönlüm saraylarda,
    Dikenli tellerle çevrili,
    Başımda hala kavak yelleri....

    Koca bir duvar yüreğim..
    Örülmüş anılar,
    Harçlanmış acılar..
    Tırmanırsan kanar, kırılır, acırsın...

    Aşarsan,
    Utanır gider bulutlar gökyüzümden,
    İçimde deli bir ışık yanar dilim çözülürken,
    İncecik bir ay doğar vuruşları arasından yüreğimden....

    Nalan Kazazoğlu



    Duvar
    Tesadüfen bulunduğumuz mekanlarda, anlaşamıyoruz;
    farklı, farklı....
    Birarada olmak güçlük,eziyet..
    Dura kalka giden insanlar;
    türlü, türlü...
    Sağır, dilsiz mi olaydım;
    duvar, duvar.....

    Nalan Kazazoğlu

  8. 8
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Düştü Gölgelerim
    Görürüm dünyayı gitgide koyu,
    Değmedi gözüme bir fiske uyku,
    Saat sabahın üçü oldu...
    Yaş değdi, gözlerim parçalı bulutlu...
    Yüreğim balık; karaya vurdu....

    Düştü yine yüreğime gölgelerim,
    Dalgalandı zavallı düşüncelerim....

    Başıboş dolaştım hüzün kokan şiir labirentlerinde..
    Hasret şiirleri seni sordu,
    Esmer şiirleri gölgeler soldurdu,
    Şiirlerin koynu hüzün doldu...

    Düştü yine yüreğime gölgelerim,
    Dalgalandı zavallı düşüncelerim...

    Gölgelerim sonunda beni boğdu,
    Aklım yüreğime sordu
    Bu gölgelerle huzurlu olunur mu?
    Duramadım, uyandırdım gurbete derin uykudaki telefonu....

    Nalan Kazazoğlu



    Efkarlı Kervanlar
    Ağıradım geçiyor yüreğimdeki çöllerden,
    Uzun uzun efkar yüklü kervanlar
    Benim de develerin de gönlü kırık...

    Kum denizine son ışık yavaşça dalıyor,
    Sayfalar dolusu kum rüzgarla savruluyor
    Bitmek üzere yolculuk...

    Nalan Kazazoğlu



    El-Arish
    Akşam koşaradım denizden geliyor
    Alaca karanlıkta iğneyle kuyu kazıyorum
    Bana söz geçmiyor, dönüp duruyorum..

    Sırra kadem bassam,
    Bavula anıları yük etmesem,
    Ardıma bakmadan çekip gitsem...

    Demiri alıp köprüleri atıp
    Düşlerime tutunup yola çıkıyorum
    Her sabah bi limanda uyanmak istiyorum
    Bu nasıl sevdadır bilemiyorum..

    Kendi yolumda bir denizde yüzüp
    Kendimi Arish'te buluyorum
    Rotalar rüzgarla değişiyor
    Hasret şarkılarını rüzgarlar taşıyor
    Kimler, neler beni bekliyor göremiyorum....

    Nalan Kazazoğlu


    Elde Var Bir
    Gel-git akıllıyım elimde olmadan,
    Cinnetimi tutmalıyım kimselere bulaşmadan,
    Lafın gelişini dua ile bulmadan..

    İz düşülmüş yüreğime şiir
    Yine elde var bir..

    Köşe bucak dolandım,
    En çok varlığımı sorguladım..
    Güneş nerdeyse ben ordaydım..

    İz düşülmüş yüreğime şiir
    Yine elde var bir...

    Acınası aynalarda hayalgücü bulup,
    Gecelerce hindi gibi düşünüp,
    Yüreğimdeki izlere döndüm..
    Sonun belirsizliğinden korkup...

    İz düşülmüş yüreğime şiir...
    Yine elde var bir..

    Boşa çarptı durdu zavallı yüreğim..
    Girmeden kışa yoruldum,
    Bunca yaşa geldim,
    Ne kestim sesini ruhumun,
    Ne de hayatımı ellerimle yoğurdum..

    Varsın olsun,
    İz düşülmüş yüreğime şiir..
    Yine elde var bir....

    Nalan Kazazoğlu



  9. 9
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Elim Yüreğimde
    Geçtiğim yollarda düşlerim kaldı,
    Deniz içimde hırçın, çalkantılı..
    Neyse ki, şiir gerçeğe ayak bağı..
    Aklımı ufukların ardı aldı...

    Ufalanır gider seneler hınzır yaşamda,
    Asılır köhne hayat paçama..
    Kalabalık yalnızlıklardaki mihenk taşına..
    Ömrünün sürgünündeki bana...

    Sürer gider mücadele,
    Girer inceden hüzne..
    Sallanıyorum hayatın beşiğinde,
    Hep elim yüreğimde...

    Nalan Kazazoğlu


    Esintiye Kapılır Deli Yüreğim
    Önüne rüzgarı katar..
    Dibi kurumuş ağaçta kalan yapraklar
    Sarılar, allar...

    Deli yüreğim kanatlanır..
    Esintiye kapılır..
    Dönüp dolaşıp kurumuş ağacın hazan dalına takılır..

    Nalan Kazazoğlu



    Eski Satıyorum
    Kış bana yetmedi zamanı tutamadım,
    Aradım o güneşli sahili bulamadım,
    Dinlerken rüzgarı yalnızlığıma sığamadım...

    Beyazı sesime verdim
    Çok kalmadı sabaha dedim..
    Bekledim de bekledim..
    Şimdi, eski zamanları, rüzgarın anılarını satıyorum..

    Nalan Kazazoğlu



    Evelallah
    Allah'ım,
    Sağlığımı
    Aklımı
    Tam tut..
    Bir çimdikte şans bırak
    Gerisini ben hallederim evelallah..

    Nalan Kazazoğlu



    Filarmoni
    Ağzımda eskimiş bira tadı,
    Yine ayaz Berlin akşamı...
    Dinlerken yürek deviren filarmonide kemanları,
    Yanıbaşımda oturan boylu boyunca sıla rüzgarı...

    Nalan Kazazoğlu


    Gece Kapıları
    Gecenin geçinde oturdu sıcakça toprağa
    Verdi sırtını ağaçlara..
    En güzel gece masallarıyla döküldü yıldızlar etrafına..
    Geçti gece kapılarından ateş altındaki kalbi,
    Yol ayrımlarına...

    Nalan Kazazoğlu


    Geceyi takipteyim....
    geçirdim tırnaklarımı kağıtlara....
    uykuların doğusunda....
    dokurum tezgahlarda rüyalar...
    daha sabaha çok var....

    Nalan Kazazoğlu




  10. 10
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Geç Kaldım Yarına
    yaşamın rengi değişmiş...
    eksik hayatların tutsağı dünya....
    cümleler paldır küldür devrilmiş...
    geç kaldım yarına...
    ömürler hiçe sayılıyor....
    hiç hep pusuda.....
    hayatım kendi üstünde yürüyor......
    yüreğime basa basa......

    Nalan Kazazoğlu



    Geveze
    Konuşup durur geveze,
    Ben; kırk yıldır dinlemede...
    İçimin sesini gevşek dokumuşlar her nedense....

    Nalan Kazazoğlu




    Giysi
    Kokusunu duymak için araladım kapısını gizemli denizin,
    Renklerini gördüm ilkin adam olmaz düşlerimin..

    Mavili sözcüklerinde sessizliğimin,
    Dipte solmuş ıslak geçmişin
    Şiir gibi biçilmiş bu giysinin alnına ellerimi değdirdim...

    Nalan Kazazoğlu



    Gölge
    Islak kokulu toprak
    Koluma değen yaprak
    Aynı denizle gök

    Deniz durur gökte
    Göğün yüzü denizde
    Takıldı gölgeme
    Yürüdü geldi benimle
    Benim gözüm güneşte
    Sırtımda sımsıcak..

    Nalan Kazazoğlu


    Gölgelik
    Sıcak dalgalarla ateşte bendeki serin gölgelik..
    Birbirine benzeyen hüzünlerle,
    İçimdeki fırtınada yenilmiş
    Karaya vurmuş
    Teknemi onarıyorum..
    Duvarlarımın ardında yeni yolculuklara..

    Nalan Kazazoğlu




    Hayallerim
    Dolaştım dişlerime kenetli dizelerle,
    Yıldızlar sığmadı ellerime...

    Kuşlar uçtu gitti, koca ağaç devrilince içimde..
    Süreklilik tutsağında delirdi çevreye saçılan hayallerim
    Hayallerimi ellerime doladım...

    Nalan Kazazoğlu



    Her Yaş Ölmeye Erkendir
    Gönlü zengin kiminin
    Kiminde kabarık cüzdan
    Anasını sattılar bu dünyanın...

    Hazırlıksız yakalandık,
    Zamanlara tutsak düştük..

    Yazılmamış şiirin çocuksu dizelerinde,
    Zaman zamanı kovaladı,
    Yıllar su gibi aktı geçti,
    Geçmiş bugünü yakaladı..

    Deli deli yağdı yağmur
    Ardından toprak kokusu

    Gökyüzü uzaklaşıyor adım, adım
    Bir yıldız kaydı
    Çıkardı attı bir ömrü..

    Mahsendeki ihtiyar şişe..
    Yıldız serp geceye..
    Soluğumu ensende hisset..
    Başla yeniden,
    Yaşama şükret..
    Her yaş ölmeye erkendir...

    Nalan Kazazoğlu


  11. 11
    AGMEHMET
    Özel Üye

    --->: Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

    Reklam



    Hilâl
    Güneş soyununca alevden gömleğini...
    Çıkagelir serseri şair müsveddesi...
    Hilâl havada asılı,
    O hilâle asar şapkasını...
    Gider peşisıra mısraların ardından,
    Tutar çekiştirir kıyılarından...
    Yazar dizi dizi inceden hüznü..
    Serer geceye simsiyah örtüsünü...

    Nalan Kazazoğlu



    Hüzünlü Keyiflerim
    Mavi gri yüreğimde, yanık tenli, ateş gözlü keyiflerim..
    Masamın üzerinde,
    Düşlerimin klavuzu yarı açılmış şiirlerim..
    Dizelerin hurda ayrıntıları,
    Huysuz sivri kıvılcımlar..
    Boğazımda iri bir balık kılçığı...

    Nalan Kazazoğlu


    İhtiyar Serüvenci
    Ak tekneler ördekbaşı yeşilde
    Güneş koca bir top
    Sıradağların doruklarına bakarken tutkuydu gözünü kamaştıran
    Bölük pörçük yaşamı fırtınanın eşiğinde
    Düş kırıklıkları dolu çırpınan yüreği
    Rüzgarları bağladı özlemlerine
    Kaygılarına döndü hantal gövdesiyle
    Serseri ihtiyar serüvenci...

    Nalan Kazazoğlu



    İstanbul Dönüşü
    Menzil taşlarını sayıyorum
    E-5'te yoldayım
    Delidolu şehirden uzaklaşırken
    O bildik ağrılı isyanlardayım...

    Nalan Kazazoğlu



    Kap-kara
    Karışsa da düşlerim geceninkiyle,
    Basmasa da ayaklarım yere..

    Zamanı tutamamanın ağrısıyla,
    İçimde dalgalar kırılır
    Bakınca aynadaki görüntüye..

    Versem de dünyayı ateşe,
    Bir inatçı nokta ateşler ortasında..
    O benim işte,
    Kara-msar, kap-kara nokta...

    Nalan Kazazoğlu

  12. 12
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Kartal
    İçten gelen boşvericilikle boşverebilseydim
    Veremedim...
    O basit sohbeti duyunca inanamadım...
    Gülümsemeye çalıştım
    Beceremedim..
    Yüzüm garip..

    Adam mı edeceksin?
    Gülümsemek zorunda mısın?
    Kızdım kendime..

    Vakit tüketen geyik muhabbetlerinden,
    Müsamere benzeri topluluklardan
    Uzak kal...

    Ayakları çukurda
    Anılarını yazan ihtiyarlara,
    Hatta,
    Mahkumlara, sürgünlere
    Saygı duydum birden..

    Bihassa,
    Kartallar gibi yapayalnız
    Ama üreterek yaşayanlara....

    Nalan Kazazoğlu




    Kendimden yol alıyorum
    O koyu iz yüreğimde,
    Dalgalı denizlerdeyim yaşamın içinde...
    Zirvemde hiç gitmez duman,
    Başım karlı her mevsimde...

    İçimdeki sesi boğup
    Başımı denizlere sokup
    Son bulmaz masalları dinlerim
    Elimi toprağın eline koyup....

    Bırak yosunlar başımdan açsın..
    Balıklar göğsümde zıplayan yüreğimden kaçsın..
    Güneşi kucağında taşıyan sular,
    Köpüklerini başıma saçsın....

    Hayallerime düşmez bir ufak ışık,
    Daha çok kendimden yol alıp
    Değiştirsem şu yüreğimi koparıp
    Kocaman yüreğimin her yanı yırtık, kırık.....

    Nalan Kazazoğlu

    Kendime kaçıyorum
    Garip bir tad bırakıyor,
    Beyinden yüreğe,
    Başıbozuk bu akşam...

    Hemen kendime kaçıyorum
    Yola gelmez kıvır kıvır kır saçlarım
    Sessizlikle konuşuyor..
    Gölgeler dinleyici...

    Rüzgarı fazla,
    Yanlızlıgı daha fazla seviyorum..

    Hayal yoksulu olmayan
    Başına buyruk bir yaşamı
    En fazla...

    Nalan Kazazoğlu


+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi