Ermenİler Tarafindan Yapilan Katlİam Belgelerİ (1914-1921)

Anketimiz: Ermeniler bu kadar haktan sonra, sizce ne istiyorlar.?

Katılımcı sayısı
41. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Türkiyeyi bölmek istiyorlar..

    30 73.17%
  • Trkiyenin önünü kesmek istiyorlar..

    12 29.27%
  • Batının yölendirmesiyle hareket ediyorlar..

    14 34.15%
  • Bu konuda haklılar

    1 2.44%
  • Türkiye yeterince kendi arşivlerini tanıtamiyor..

    11 26.83%
  • Suç, Bizim medyada.. yeterince bu konular yazılmiyor..

    10 24.39%
Birden fazla seçeneğe oy verilebilir.
+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Sohbet Forumları ve Yudumla Anket Bölümü Bölümünden Ermenİler Tarafindan Yapilan Katlİam Belgelerİ (1914-1921) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    mesentr78
    Yeni Üye
    Reklam

    --->: Ermenİler Tarafindan Yapilan Katlİam Belgelerİ (1914-1921)

    Reklam



    Forumdaki arkadaşlarında merak ettikleri bölümleri okuması gerekiyor en azından.Maaşallah ansiklopedi kadar döküman toplamışsın.Emeğine sağlık...Maalesef bizim toplumda okumama alışkanlığı var.hadi benim gözler bozuk.klavyede zor yazıyorum ama gençler neden duyarsız bilmem.tekrar teşekkürler kardeş.
    ForumAlev --->: Ermenİler Tarafindan Yapilan Katlİam Belgelerİ (1914-1921)

  2. 14
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Ermenİlerİn Şark Cephesİnde MÜslÜmanlar Aleyhİne Faalİyetlerİ (1918-23)



    Ermeni mezaliminde alakalı olmasına mebni tutuklanan Aronoğlu Kiragos hakkında tahkikat yapılmasının...

    · Ermenilerin cebel topu ve mitralyoz kullandıkları, bunların nerede imal edildiğinin tahkiki için ada...

    · Ermenilerin Kafkasya dahilindeki faaliyetleri ve Oltu'ya taarruzlarınının başarısızlıklarına dair 15...

    · Oltu havalisinde Ermenilerle İslamlar arasında vuka gelen hadiselere dair Namervan Kaymakamlığı'ndan...

    · Kafkasya'daki Ermeni Cumhuriyeti'nin Aras valisi ile Arpaçay garbındaki nüfuz ve hakimiyetinin derec...

    · Kafkasya'da, başlarında ingiliz zabitleri olduğu halde Osmanlı hududuna yığınak yaparak sükûn ve asa...

    · Ermeniler'in tecavüzü ve İngilizlerin muâveneti hakkında yapılacak tahkikat sonucuna göre İngiltere

    · İngilizlere iltihak eden Ermeni süvarilerinin İmadiye Aşairi'ni hezimete uğratıp bir kısmını teslime...

    · İngilizler'in Ermeniler'le birlikte Geliguyan'a yaptıkları tecavüz hakkında bilgi verilmesine dâir K...

    · Paris Sulh Konferansı'nda Yunan Başvekili Venizelos ile Ermeni Murahhası arasında alınan karar üzeri...

    · Elviye-i Selase dahilinde Ermeni ve Rumların bölgedeki Müslüman ahaliyi yoketme gayesiyle giriştikle...

    · Nasturi ve Ermenilerden mürekkep İngiliz kuvvetleriyle Barzan ve Zibar aşiretleri arasında çatışma ç...

    · Ermeni komitecilere İngiliz zabitlerinin kumanda ettiği ve Ermeni harekatına karşı gerekli tedbirler...

    · Ermeni zulmünden dolayı Kafkas sınırından kaçan İslamların Osmanlı hududu dahiline geldikleri.

    · Osmanlı Devleti'nin mütareke akdine mecbur olduğu ve dahildeki gaileleri teskinle uğraştığı bir sıra...

    · Ermeni mezaliminden kaçarak hudud civarındaki karakol kumandanlarına müracaat eden İslam ahalisinin

    · Nahcivan ve Şahtahtı havalisinde Ermenilerin yaptığı mezalim

    · Elviye-i Selase ve civarındaki Ermeni mezaliminin safhaları ve kolordu kumandanlığınca sınır haricin...

    · Rus Piyade Alayı'nın Iğdır civarında Ermenilerden asker temini ile İslamları katletmekte olduğu, Kaf...

    · Pasinler ve Erzurum'daki silah ve cephanenin Elviye-i Selase'ye sevkedildiği ve demiryollarında Erme...

    · İngilizlerle Rum ve Ermeniler'in ahval ve hareketi hakkında Rum ve Ermenilerin yaptığı mezalimler

    · İngiliz ve Ermenilerin Guyan'a tecavüz ederek ahaliyi katlettiği ve çoğunun hicret etmesine sebebiye...

    · Ermeni mezaliminden kaçan Karslıların Trabzon merkezinde maişet zorluğuna sebeb olduğu için Ermenile...

    · Yunanlıların işgal ettikleri yerlerde kuvvetlerini arttırdıkları, Kafkasya'da Ermenilerin Müslüman a...







  3. 15
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Erzurum 2.Ermeni-Rus Kale Topcu Alay Komutanı Yarbay Tverdohlebof' un Anıları 1917 - 1918


    Avrupa ve Rusya kamuoyunca da bilinen, şu anda devam eden

    savaşa kadarki eski Türk-Ermeni düşmanlığı meselesi, muhtemelen

    şimdiki göründüğü yerden çok farklı bir yerdedir.

    Ermenilerin Türklere karşı nefretleri eskiden beri bilinmektedir.
    Ermeniler daima kendilerinin mazlum ve ezilen bir millet olduklarını
    iddia etmişlerdir. Her zaman kendilerini hiç suçları yokken sürgün
    edilmiş, dinleri ve kültürlerinden dolayı ağır işkencelere maruz kalmış
    bir millet olarak sunmayı başarmışlardır.

    Ermenilerle aynı ortamlarda birlikte yaşamış ve ilişki kurmuş
    olan Ruslar, onların medeniyet seviyeleri ve yetenekleri hakkında
    tamamen farklı düşüncelere sahiptirler. Ermenileri oldukça yeteneksiz,
    asalak, açgözlü, ancak başka bir milletin sırtından geçinebilen bir
    millet saymak mümkündür. Sıradan Rus halkının yargısı daha basittir.
    Rus askerlerinden pek çok kez şu cümleyi işitmişimdir. – “Ermeniler iyi
    insanlar, Türkler bunları biraz kesmişler, ama iyi kesememişler;
    topunu kesmeleri lazımmış.”
    Rus askeri birliklerindeki Ermeni askerler, en aşağılık, en adi
    sınıftan sayılmışlardır. Bunlar, her zaman geri hizmetlerde görev
    yapmak için gayret göstermişler, cepheden kaçınmışlardır. Ermeni
    askerler arasında, savaşın başlarında yaygın şekildeki kitlesel firar ve
    savaştan kaçmak için çok fazla miktarda kendi kendini yaralama
    olayları bu düşünceyi doğrulamaya yeterlidir.
    Türk birlikleri Erzurum’a girinceye kadar geçen son iki ayda
    gördüklerim ve duydukların Ermenilerle ilgili her türlü tahmin ve
    tasavvur sınırlarını fazlasıyla aşmıştır.
    Erzurum’un 1916 yılında Rus birlikleri tarafından alınmasından
    sonra Ermenilerin ve askeri bir birlikte bulunmayan Ermenilerin, şehre
    ve civarına girmelerine müsaade edilmemiştir. Düşünülerek yapılan bu
    düzenleme, Erzurum’un, 1 nci Kolordu Komutanı General Kalkin’in emirkomutasında bulunduğu süre zarfında uygulanmıştır.
    İhtilalden sonra tüm engeller kalkınca, Ermeniler, Erzurum ve
    çevresine geniş dalgalar hâlinde saldırmışlardır.
    Saldırılarla eş zamanlı olarak istilacıların şehirde ve köylerde
    ailelere yönelik bireysel yağmalamaları da başlamıştır. Rus birliklerinin
    ve Rusların varlığı, Ermenilere, cinayet işleme imkânı tanımıyordu.
    Katliam ve yağma, gizlice ve ihtiyatlı bir şekilde yapılıyordu.
    1917 yılı ilkbaharında çoğunluğu Ermeni askerlerinden oluşan
    Erzurum İhtilal İcra Komitesi, halkın elindeki silahları bulup el koymak
    maksadıyla Erzurum’da geniş kapsamlı bir arama faaliyeti düzenlemişti.
    Arama faaliyetleri düzenli bir şekilde organize edilemeyince aramalar,
    gemi azıya almış asker yığınının halkı yağmalamasına dönüşmüştü.
    Ermeni askerleri muharebede zulmetmeye ve işkence yapmaya özellikle
    çaba sarf etmişlerdir.
    Bir gün atla Erzurum’da dolaşırken, bir sokakta yaklaşık 70
    yaşlarında hayli yaşlı iki ihtiyarı bir yere götürmekte olan bir asker
    grubuna rastladım. Askerlerin başında, elinde demir çubuk tutan
    Ermeni bir asker vardı. Yollar derin çukurlar ve çamurla kaplıydı.
    Ağırlıklı olarak Ermeni askerlerden oluşan kalabalık, bu zavallı
    ihtiyarları yol boyunca sokağın bir tarafından diğer tarafına çamurların
    içerisinde yaka paça sürüklüyordu. İhtiyarlar çamura batıyorlar, tekrar
    ayağa kalkıyorlar, onları tekrar sürüklüyorlar ve eziyet ediyorlardı.
    İhtiyarlara sahip çıkmak için, bu insanlara insanca muamele
    etmeleri konusunda kalabalığı ikna etmeye çalıştım. Elinde demir sopa
    olan asker öfkeyle üzerime yürüdü ve avaz avaz bağırmaya başladı;
    “Siz onlara arka çıkıyorsunuz öyle mi? Onlar bizi kesiyor, sizse onlara
    arka çıkıyorsunuz.” dedi. Kalabalık da üzerime yürümeye başladı. O
    sıralarda Rus askerlerinin disiplini o derece bozulmuştu ki, kendi
    subaylarını döver hatta öldürür hâle gelmişlerdi. Durum kötüleşmişti.
    6
    Bir subay komutasındaki devriye kolunun gözükmesiyle durum birden
    değişti. Ermeni askerler, bir anda ortadan kayboldular. Rus askerleri de
    ihtiyarları herhangi bir şey yapmadan beraberlerinde götürdüler.
    Rus ordusunun cepheden çekilmeye başlamasıyla birlikte, cephe
    gerisinden keyfi olarak ayrılan başka milletlere mensup askerlerden
    oluşan birlikler gelmeden önce, cephede kalan Ermenilerin, Türklere
    yönelik katliam yapmaları tehlikesi ortaya çıkmıştı.
    Ermeni aydınları böyle bir şeye asla müsaade edilmeyeceğine dair
    teminat veriyorlardı, Herkesi, Ermeniler ve Türkler arasında iyi
    komşuluk ilişkileri tesis edilmesine yönelik tedbirler alındığına
    inandırmaya çalışıyorlardı.
    Gerçekten de başlangıçta bunun böyle olacağı düşünülebilirdi.
    İhtilal sonrasında Rus askerlerinin koğuş ve depo olarak kullandıkları
    camiler temizlenmiş ve işgaline son verilmişti. Türklerden ve
    Ermenilerden karma bir polis teşkilatı oluşturulmuştu. Ermeniler,
    katiller ve yağmacılar için divan-ı harp kurulmasını ve ölüm cezasının
    yürürlüğe konulmasını yüksek sesle talep ediyorlardı.
    Tüm bunların sadece hile ve aldatmadan ibaret olduğu ortaya
    çıkmıştı. Polis teşkilatına dahil olan Türkler, bu işten çok kısa sürede
    ayrıldılar. Zira gece devriyelerine giden Türk polislerin akıbetlerinden
    bilgi alınmamaya başlamıştı. Hatta çalıştırılmak için şehir dışına
    götürülen Türklerden de haber alınamaz olmuştu. En sonunda teşkil
    edilmesi başarılan divan-ı harp, kendilerini de idam ederler
    korkusuyla, kimseyi yargılamıyor ve idam etmiyordu.
    Tek tük olan yağma, katliam ve soygunlar çoğalmaya başladı.
    Eski takvime göre Ocak ayının sonunda yani Şubat ayının başında,
    şehrin ileri gelen Türk sakinlerinden Hacı Bekir Efendi, geceleyin
    yağmacı Ermeni askerleri tarafından kendi evinde öldürüldü. Bunun
    üzerine Ordu Komutanı General Odişelidze1, askeri birlik
    komutanlarına katilin üç gün içinde bulunmasını emretti.
    Ordu komutanı sert ifadelerle; Ermeni askeri birlik komutanlarını
    askerlerin ve genel anlamda Ermenilerin rezaletlerinden dolayıkınadı.

    Ermeniler tarafından sivil halka uygulanan yağma ve şiddet sebebiyle
    gücendiğini söyledi. Yol temizleme bahanesiyle Türklerin çalıştırılmaya
    götürülmesine ve bu insanların pek çoğunun geri getirilmemesine
    duyduğu öfkeyi belirtti. Ermenilerin, eğer zapt edilen Ermenistan
    topraklarının gerçek sahipleriyseler, o zaman Ermeni halkının onurunu
    düşünerek, bir millet olarak kanun çerçevesinde davranmalarını ve
    ayak takımı tarafından yapılan barbarlık ve vahşete izin verilmemesini
    ifade etti. Aydın kesimin bunu yapmakla yükümlü olduğuna işaret etti.
    Ermenilerin bu toprakların sahibi olup olmayacağının, Birinci Dünya
    Savaşı’nın sona ermesinin ardından uluslararası kongrenin bu
    toprakları verip vermeyeceğinin bilinmediği bu dönemde, onların daha
    ziyade hukuk kuralları çerçevesinde davranmalarını ve vahşete izin
    vermemelerini anlattı.
    Ermeni birlik komutanları, askeri birlik temsilcileri, oldukça
    hassasiyet göstererek bütün halkın onurunun Ermeni ayak takımından
    az sayıdaki uğursuzun yaptıklarıyla ilişkilendirilemeyeceğini, bu ayak
    takımının Türklerden eski zorbalıklarının intikamını almaya
    çalıştıklarını, fakat aydın kesimin tüm gücüyle buna müsaade
    etmemeye gayret gösterdiğini içeren itirazlarını dile getirdiler. En
    sonunda kendileri de, Ermeniler arasında, başıboş Ermenilerin kanun
    dışı hareketleriyle kararlı ve kapsamlı mücadele yöntemlerini
    uygulamaya geçirme kararlarını dile getirdiler.
    Bundan bir süre sonra Ermenilerin Türklere yaptıkları Erzincan
    katliamına dair haberler geldi. Bu vahşetin ayrıntılarını ordu
    komutanım General Odişelidze’den öğrendim.
    Bu olay şöyle gerçekleşmiş. Katliam bir doktor ve müteahhit
    tarafından organize edilmiş. Yani her hâlükârda ayak takımından birisi
    tarafından yönetilmemiş. Bu katliamı düzenleyenlerin soyadlarını tam
    olarak hatırlayamadığımdan onların isimlerini yazamıyorum. 800’den
    fazla silahsız sivil öldürülmüş. Öldürülenler kendilerini korumak için
    karşı koyarlarken yalnızca bir Ermeni ölmüş. İnsanları koyun gibi
    kesmişler. Tutsak edip ölüme mahkum ettikleri insanlara kendi
    elleriyle büyük çukurlar açtırmışlar. Bu çukurların başına insanları
    gruplar hâlinde götürmüşler ve hayvan boğazlar gibi kestikten sonra
    çukurlara doldurmuşlar. Çukur başındaki bir Ermeni arsız arsız
    çukurdaki cesetleri sayarak “Burası 80 kişi mi oldu? Bir on kişi daha
    alır! Bir on daha kes!” deyince, on kişi daha kesip çukura atmışlar ve
    üstünü toprakla kapatmışlar.
    Bu Ermeni müteahhit, sırf eğlence olsun diye bir binadan
    Türklerin teker teker çıkmalarını emretmiş. Dışarı çıkanların kafalarını
    keserek, böylece yaklaşık 80 kadar insanı katletmiş
    .


    ( Gnkur.ATASE başkanlığı yayınından alıntıdır.)



    Katkılarından dolayı, Ertuğrul teğmen'e teşekkuelerimi yolliyorum..








  4. 16
    AGMEHMET
    Özel Üye


    Yazıyı okuyunca bu olaylara benzer olaylar nezaman oldu dıye çok geçmişe gitmenize gerek yok...!

    1889-1909 yılları arasındaki on yılda, ermeniler, büyük bölümü Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da; yirmi altısı'da 1895 yılında olmak üzere, 32 isyan ve olay çıkardılar.

    1895 Ekim'indeki Trabzon isyanında hadiseler aşama aşama çığrından çıktı. Zamanın Trabzon Valisi, tedbirsizlik ve bölgedeki devlet güçlerinin zayıflığı sebebiyle, bir türlü önü alınamayan olayları defalarca istanbulda'ki hükümete bildirdi; yardım talep etti. istanbul'dan her defasında,

    "Durumu idare-i maslahat ediniz." telgrafını aldı.

    Hareket kontrol edilemez duruma gelince de, bunalmış olan vali gözünü karartıp, şu telgrafı İstanbu'a çekti:

    "İDARE GİTTİ, MASLAHAT ELİMİZDE KALDI."

    1896 Temmuz'undaki İstanbul Osmanlı Bankası baskını, Ermenilerin Sultan Ahmet'te toplanarak Galata'ya yürüyüşe geçmeleri ile başladı.

    Rusya ve Avrupanın şımartmasıyla bir zamanlar Osmanlının gözde tebaası Ermeniler, Osmanlının başkentinde kabadayılık taslayarak; hakaretler, küstahlıklar, taşkın hal ve haraketlerle Eminönü'ne ulaştıklarında bir jandarma subayı daha fazla dayanamayıp şahsen müdahalede bulundu. Çoğu silahlı olan gruptan açılan ateşle subayı öldürdüler. Bunların önüne herhangi bir emniyet gücü çıkamadığı gibi, halkta bu hezeyanı, haraketleri, ürkek bir şekilde uzaktan izledi. Bu başı boş kitle Galataya gelince buradaki Osmanlı Bankası'na saldırarak binanın altını üstüne getirmeye koyuldular. onlar bu işi yaparken,

    Tophane ruhtımında ekmek paralarını kazanmaya çalışan hamal, çimacı ve kayıkçılardan oluşan Türklerin tepesi atınca sopalarla çıldırmış haldeki Ermenilerin arasına daldılar, kan gövdeyi götürdü...

    Ertesi gün, ne kadar Avrupa devleti varsa hepsinin büyük elçileri sarayda II. Abdülhamit'in huzurundaydı. Ağızlarında alevler çıkar, bir gün önceki olaylarla ilgili akıl almaz şeyleri saydılar, döktüler. Abdülhamit sakindi "Beni takip etsinler" dedi. Bir odanın önünde durup kapısını açarak, onlara içerideki silahları gösterip: "Bu silahları ermeni yurttaşlarım kullandılar. Benim memleketimde bu silahları üreten fabrika yok" dedi. sonra onları başka bir odaya götürüp içeride istif edilmiş sopaları gösterip: "Bunlarıda Türk vatandaşlarım kullandı. Bu odunlar benim memleketimin ormanlarına aittir," dedi, arkasına dönüp gitti...


    Bu yazı;
    Emekli Tüm General Osman PAMUKOĞLU paşanın "EY VATAN" kitabından alıntı yapılarak yazılmıştır...

  5. 17
    izzettin47
    Yeni Üye
    Bu konuyu dikkatle izliyorum, allah razı olsun

  6. 18
    AGMEHMET
    Özel Üye
    ERMENİ SORUNU - İDDİALAR ve GERÇEKLER

    Asılsız Ermeni iddialarına karşı, ülkemizin tezleri konusunda daha fazla bilgi edinmeleri için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkçe, Fransızca, Almanca ve İngilizce olarak hazırlanan " ERMENİ SORUNU - İDDİALAR ve GERÇEKLER " isimli CD'nin içeriği zip'li şekilde konmuştur indirmek için TIKLAYINIZ... (438.402 KB zip dosya)


    arşivin devamı gelecek..

  7. 19
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Bir Hukukçu arkadaşın yolladığı yazı


    Ermeni Soykırımı iftirasının acısını yüreğinde taşıyan bir hukukçuyum.
    Türkiye, Ermenilere toprak ve tazminat talebi yolunu açacak çok vahim bir
    hatanın eşiğindedir. Bu konu, Sn. İlter Türkmen dışında kimse tarafından ele
    alınmadı ve Türk Halkı aydınlatılmadı, anlamak mümkün değil.

    "Dışişleri Bakanlığınca, Ermeni Soykırımı iddialarına karşı Uluslararası
    yargıya başvurmaya hazırlanıldığı, hatta buna CHP'nin de destek verdiği"

    haber edilmektedir.
    (Milliyet Gazetesi 15.11.2006)

    Oysa Türkiye,Uluslararası yargıya (Uluslararası Tahkim veya Adalet Divanı) başvurursa,
    Ermenistan'a, Türkiye'den tazminat, mülklerin iadesi ve toprak talebinde
    bulunma yolu açılmış olur.

    1-
    9.12.1948 tarihli BM Soykırım Sözleşmesi, 13.maddesi gereğince 12.01.1951
    tarihinde yürürlüğe girmiştir ve
    1951 tarihinden sonraki olaylara
    uygulanabilmektedir.
    Dolayısıyla Ermeniler, hâlihazırda Türkiye'den toprak,
    malların iadesi ve tazminat talebinde bulunamazlar.
    Bu durum Türkiye için
    hukuki bir teminattır.


    Türkiye'nin, 1915 yılına ait olayların esası hakkında karar talep edebilmesi
    için, bu hukuki teminattan vazgeçmesi ve BM Soykırım Sözleşmesi hükümlerinin
    geriye dönük uygulanabileceğini kabul etmesi gerekmektedir. Bu halde,
    Ermenistan'a, Türkiye'den toprak, mülklerinin iadesi ve tazminat isteme yolu
    açılmış olacaktır.

    Oysaki Ermeniler, BM Soykırım Sözleşmesinin geriye dönük uygulanması için
    bugüne kadar çeşitli girişimlerde bulunmuşlar, sonuç alamamışlardır.

    2- Türkiye'nin Uluslararası Yargıya başvurması, hukuken bir
    "Menfi Tespit
    Davasıdır."
    Türkiye,
    olmayan bir durumun olmadığını ispatlamak zorunda
    kalacaktır.
    İspat yükü, iddia sahibi olan Türkiye'dedir. İddiasını kesin
    olarak ispatlayamazsa, "Soykırım olduğu varsayılacaktır. "

    3- Türkiye, Uluslararası Yargıya başvurursa,
    suçlu olmadığını ispatlamaya
    çalışacak ve olumlu karar bekleyecektir.
    Tıpkı, 31 Temmuz 1959 tarihinde
    AB'ne üye olmak için başvurduğumuz ve 47 senedir olumlu karar beklediğimiz
    gibi.

    Bu durum, muğlâk ve haysiyet kırıcı bir çözüm yoludur, kabul edilemez.

    4- Pek çok devletin, Türkiye'nin gıyabında hüküm verdiği ve infaz ettiği
    malûmunuzdur. Niyet, talep ve karar bellidir. Türkiye'yi sanık sandalyesine
    oturtup yargılamayı başarabilselerdi, bunu bugüne kadar yapacaklarından
    zerre kadar kuşku duyulmamalıdır.

    5- Kaldı ki, 1. Dünya Savaşından sonra İstanbul işgal altında iken,
    Ermeni
    propagandalarını haklı çıkarmak amacıyla haksız soruşturmalar ve
    yargılamalar yapılmış, idam kararları bile verilmiş
    , 144 Türk İngilizler
    tarafından Malta Adasına sürülmüştür.

    Sonuçta, "soykırım diye bir şey olmadığı için", soykırım yaptığımıza ilişkin
    bir tespit veya mahkeme kararı elde edememişlerdir.

    SONUÇ;

    Ben, Türk Halkının içinden gelmekle gurur duyan bir hukukçu olarak, Ermeni
    Sorununda
    Uluslararası yargıya başvurmanın vahim bir tarihî bir hata olacağı
    hususunu,
    kamuoyunun bilgilenmesi ümidiyle ve önemle, bilgi ve
    değerlendirmelerinize sunarım.


  8. 20
    mavi_06
    Yeni Üye
    kaynak yokmu kaynak.kaynakla alıntılarınızı destekleyin bence

  9. 21
    AGMEHMET
    Özel Üye

    --->: Ermenİler Tarafindan Yapilan Katlİam Belgelerİ (1914-1921)

    Reklam



    Alıntı mavi_06 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kaynak yokmu kaynak.kaynakla alıntılarınızı destekleyin bence

    Zahmet edip linklere tıklasanız, hepsi birar belge ve kaynak..

  10. 22
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Zevci askerde ve ber-hayat bulunan Ermeni kadınlarının ihtidalarının kabulü câiz olamaz''·şeklinde

    ·
    Urfa'daki muhasım devletler teb'asından mahbuslar hariç diğerlerinin Kayseri ve Niğde'ye sevkleri iç...

    · Mahall-i âhardan iskân için gelmiş olan Ermeniler'in ihtidalarının kabulüne dair Emniyet-i Umûmiye M...

    · İhtida eden Ermeniler'in kendilerine verilen yeni nüfus tezkereleriyle serbestçe dolaştıkları anlaşı...

    · Edirne'deki Ermeniler'in sevk edildikleri yerlerde bırakılmaları, ihtida hadisesine meydan verilmeme...

    · Ereğli'de sevkiyâtın gecikmesinden dolayı kalan Ermeniler'in siyaset açısından ihtidalarının kabülün...

    · Ermeniler'e ait ihtida muamelesinin hiç olmamış gibi sayılmasına dâir Emniyet-i Umûmiye Müd'ıriyeti'...

    · Edirne Ermenileri'nin topluca ihtidalarının kabulü muamelesinin tashihiyle İzmit'ten iade edilecek T...

    · Ermeni katogikos ve patriğinin beratlarının gönderildiği ve patrikhâne nizamnâmesinin takvîm-i vekây...

    · "Ermeni mühtedi ve mühtediyelerinin yekdiğeriyle izdivaçlarında mahzûr yoktur" şeklinde, Emniyet-i U...

    · İhtidaları kabul olunan Ermeniler'in tezâkir-i Osmaniyeleri'nin arkasına kasaba ve mahalle isimleri

    · İhtidâ eden Ermeniler'in yeni nüfus teskereleriyle dikkat çekmeksizin seyahat edebildiklerinden bahi...

    · İhtidâ etmiş olan iki Katolik Ermeninin tekrar katolik ayinine katılmalarından dolayı tutuklandıklar...

    · Ermenilerden hristiyan kalmak isteyenlerin tesettüre zorlanmamaları, Kütahya'ya gitmek isteyenlere m...

    · İhtida ettikten sonra zabitan ile evlenen Ermeni kadınların, İstanbul'dan başka yerlere gitmelerine

    · Vücutça muhtac-ı muavenet zabitandan, Ermeni kızlarıyla nikâh akd ettirilenlerin ailelerinin kendile...

    · Müslümanlarla evlenmiş olan Ermeni kız ve kadınlarından eski dinlerine ve ebeveynleri yanına dönmek

    · Bazı islâm aileleri nezdine himayeten alınmış olan Ermeni çocuklarıyla mühtediyelerinin ailelerine v...

    · Ermenilerden yirmi yaşını doldurmayan erkek ve kadınların ihtidalarının dikkate alınmaması; yirmi ya...

    · Kudüs'de bulunan Mar Yakub Ermeni manastırının ıslahı için sabık patrik Ormanyan riyasetinde bir hey...

    · Bulgaristan teb'asından oldukları iddiasıyla tahliyesi talep olunan Edirne'de mevkuf Ermenilerin, Os...

    · Muş'un Şinik karyeli Ermeni kızı İrgü küçük olduğundan ihtidasının mümkün olmaması sebebiyle pederin...

    · Kiğı'da ihtida ederek Ayşe adını alan Ermeni kadının Ermeniler tarafından tehdit edildiği için tekra...

    · İhtida ederek Kızılin nahiyesi müdürü ile evlenen Ermeni kızının ihtidasında herhangi bir işkence ve...

    · Gürün'ün Karahisar köyü ahalisinden Ermeni kızı İranuhi, kendi rızası ile ihtiada etmişse de, 15 yaş...

    · Önce ihtida edip sonra eski dinine dönmek isteyen Amasya ahalisinden Ermeni Lusiya Kazazyan'a nufus

    · Amerika'ya hicret etmiş Ermeni, Kürt, Arnavut vs. Osmanlı tebeasının geri dönüş isteklerine devletin...

    · Sabıkası ve mahkumiyeti nedeniyle Bitlis'te ikamete mecbur edilen Fuad adlı şahsın Ermeni fesadcılar...

    · Ereğli'den Kayseri'deki Ermenilere gönderilen sandıklarda kaçak silah yakalanıp, ilgililer hakkında

    · Dersaadet'te gayri kanuni silahların teslimine dair karara, Rum ve Ermenilerin hemen hiç riayet etme...

    · Bitlisli bazı Ermenilerin fakirliklerinden dolayı hükümet tarafından memleketlerine gönderilmeleri t...

    · On üç yaşında İslam'ı kabul ettiğini beyan eden Ermeni asıllı Aznif bint-i Vartan hakkında, resmi ih...

    · Önceleri erbab-ı fesaddan olup İstanbul'a gelerek Müslüman olacağını söyleyen Erzurumlu Ermeni Katol...

    · Hasköy'de tuğla fabrikasında çalışmak üzere Dersaadet'e gelmelerine izin istenen Ermeniler Dersaadet...

    · İzmit Ortaköy Mektebi Muallimlerinden Mihran ile Ohannes'in Ermenistan'ın muhafazası konusunda tesis...

  11. 23
    KAPLAN
    Usta Üye
    Ana maçaları Bızlerı Bölmek!

    Bakın Bır ermenı öşünce mılyonlar yuruyor 15 şehit ölünce televızyonlarda donsoz oynatıyorlar !

    Bızın onumuzu kesıp bolmek ıstıyorlar

    İç savas çıkartmak Tek amaçları!

    Bırde Bızım Arsıvımızı dogru yayınlayamamızdan kaynaklanıyor!

    bu kaynakları ATV,KANALD gıbı Turkıyryr ozel kanallarda yayınlarsan bısey kazanamayız !

    BBC,CNN,,,, Gibi.. Unlu Avrupa kanalllarında Vermelıyız..

    Konu için tşkler...

  12. 24
    abuzum
    Üye
    bence hepsin amaclıyorlar
    belgeler cok önemli gercekten
    cok tesekkür ettim abi

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi